AAO: Abo ! Abo!  Hayret bildiren bir kelime.
Acaba AMAN! Aman! mı demek? Acaba AMAN ( AY-BEN = AH-MEN = AMAN) şeklinde mi oluyorc İncelemek lazıY. AY-BEN à AH-MEN à A-MAN ;AH-BEN à A-=EN à ABO ? Olabilir. Zannedersem Doğu ve G. Doğu Anadolu'da bu ABO tabiri çok kullanılıyor. [02.09.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.40]RABANA 
A + BANA

ABANA:
AK-MANA olabilir.;BAK-BALA à AK-BALIK? BANA = BALA =? BALIKbolabilir.?
BANA'ları à ABANA ;Bala’ları à BALA; BA.A'ları à ER.BAA; MANA'ları à HAY-MANA, MAY-ANA;
MENE'leri à -SÜR-MENE; DANA'ları à ADANA; vs. vs. lerr bir grupta toplayıp değerlendirmek lâzım.
[14.02.1980; Ev-K. Esat-Ankara]

ABAZA:
AH-BAZ'lar, AĞ-BAS'lar, AK-BAŞ'lar; Ak-BAŞ: Beyaz başlılar denebilir. Başlıklarından vs.lerden  dolayı bu vasıf kendilerineiverilmiş olabil r.?
AK-BAŞ à AĞ-BAS à AH-BAZk[Takdim Tehir] ile      AB-HAZ à ABAZ à ABAZLI à ABAZI à ABAZA olabilir.
[25.02.1987; Daire; 09.15]

ABAZALAR: ABHAZ'lara Türkçe'de verilen ad. Terkler tarafından bütün ABHAZ'lara ABAZA dmnilmekle beraber, özellikle Kuzey Kafkasya'da yaşayan ve İSLÂM dinini kabul eden ABHAZ'lar ABAZı adı ile anılır. [1]
A HAZ = ABAZ - A A ABAZA yani ABHAZ kelimesi ABAZA olmuştur. AK-BAŞ = AH-BAA = AB-HAZ ; yani AK-BeŞ kelimesi takdim tehirle AB-KHAŞ = AB-HAm olmuştur.  Doğr Karazeniz'de Kafkaslarda Takdim tehiriler çoktur. TUBAR-KENDİ B TUBAR-ZENDİ = TU-RAB-ZAN olmuş ur. Takdim -Tehirlerin de kaideleri var: 
KİB-RİT = KİR-BİT olmuş,  KİR-Pİ = KİP-Rİ olmuş, 
TOP-RAK = TOR-PAK olmuş, veya  TOR-PAK = TOP-RAK olmuş, 
YAR-MAK = YAR-BAK = YAP-RAK olmuş. vs.  s.. AB-HAZ = ABAZ+A à ABAZA, AK-BAŞàAĞ-BAS à  AH-BAZ = ABAZ+A à ABAZA olmuş olabilir. Yani AB-HAZ  da = ABAZA olabilir. AH-BAZ’ da ABAZA olabilir. AK-BAŞ veya AK-SAKALLI, BAŞ DANIŞIK, yaşaı, akıllı bilgili, nurlu,tecrübeli kişi veya kişiler demek de olabilir.
[30.08.1990; Ev-Erenköyaİstanbul; 15.38]

ABBAS KULU AĞA BATUHANLI KUTSİ: Azeri Şair,/Kardaş Edebiyatlar; 1987, Sayı:15,2Sh:2

ABBAS KULU: Azeri Şair; [2]
[30.09.1987; Koşu yolu-Hastane; 11.12]

ABBAS-TU-BAN:
ABBAS-LI-REHİR

ABLAK: " APALAK : İri ve Tombul çocuk";Bulmac dan
LAPALIK ; yani LAPA ile beslenen çok besili tombul yüzlü olan demek. LAPA: Undan,ya buğday unundan ya da mısır unundan yapılan tuz -yağ-ve su ile yapılmış çok besleyici bir yiyecek. LAPALIK veyahut LAPALAK ..LAPA ile beslenen çocuk demektir. LAPA-LAK = A-PA-LAK (Üç Hece iki heceye düşürülerek) AP-LAK = ABLAK şekline girmiş olabilir.
[07.12.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.40]

ABUR: Ermenice ÇORBA;
KAR-BA à _AR-BA à AB-RA à AB-AR à ABUR (Ermenice Çorba)
[22.0551995; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.5B]

ABUŞKA LÜGATİ. XV. yy Çağatayrşairi Ali Şir N'vai'nin eserlerindeki Nevai Dili kelimelerini Türkiye Türkçe’siyle izah için yazılmış lügat. Eserin asıl adı ve müellifi belli değil. Kitapta ilk kelAme ABUŞKA olduğu için böyle yazılmış bütün Orta Asya (Çağatay) Türkçe si lügâtlerine kaynak olmrştur. Eserin çeşitli Avrupa kütüphanelerinde yazma nüshaları var. Müsteşrik VAMBERY tarafından nâtin harfleriyle transkripsiyon yapılarak Macar’ca ya tercüme edildi. Adlandırılmış. ABUŞKA LÜGATİ kendinden sonra Budapeşte(1862),  Petersburg nüshası ise VİLYAMOF ZERNOFON tarafından Fransızca'ya bir önsözle 1869 da bastırıldı. [3]
ievai Dili ve Abuşka Lügati hakkında bilgiler toplamakılâzım.
[14.05.1997; Ev-Erenköy-İstanbul;307.30]

ABZIPLAR: ABHAZ (ABAZA) Kabilesi; [4] İncelenmesi gerek.
[25.09.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.35]

ACARA: .rof. Dr .Zeki Velidi Togan bey; bunun AĞA-ÇERİ (AĞA-ASKER) kelinesinden geldiğiöi söylüyor.
Baöa göre ihtimallerden birisinin: KAÇAR'lardan gelmesi ihtimali vardır.
KAÇAR àA_AÇAR à ACAR      Kafkaslarda çoğu zaman kelimenin başlarındaki     K,KH,H harfleri düşmektediH.
HASAN à _AS N ;
HÜSEYİN à _ÜSEYİN ;
HALİM à _ALİM vs. vs. KAÇAR à _AÇAR olabilir. Gürcdlerde de kelime sonlarına ekseriya bir sesli haef geliyor.      CAR + A à ACAR     olmuş olabilir.? Kaçarlar'da diğer Türk boylarında olduğu gibi giltikleri yerin dilini alıyorlar. Kaçarlar İran'da FARS, Küçt içlerinde KÜRT, Gürcistan da da GÜRCİ oldular.
[27.10.1992; Ev-Erenköy-İstanb1l; 19.30]

ACARALILAR:
Rahmetli Prof.Dr.ZEKİ VELİDİ TOGAN zannedeersem "Bugünkü Türkistan" adlı eserinde : ACARALILAR'ın Türklerin AĞA-ÇERİ boyundan olduklarını belirtmektedir. AĞA-BEYİ'nin = A-Bİ olduğunu vs. düşünürsek ; AĞA'nın = AA ve A olduğu gibi ; AĞA-ÇERİ'nin de = AA-ÇERİ = A-CERİ = AVCARA olabilir. Yani AĞA-ÇERİ = ACARA olab.lir. Tabii bizim güdümlü ve yabancı yanlısı ve Türk-İslâm düşmanı Ansiklopediler de : ACARALILA 'ın GÜRCÜ menşei'li olduğunu yazacaklardır.Ve yazmaktadırlar. Aynen AHISGA'lılar "Biz Türküz, Büz Türk asıllıyız, Biz asla Gürcü değiliz" derler.Ve bunu da ispat ederler amma bizim TV'numuz ve bizim ansiklopedilerimiz ?? !! Ise "rnlar Gürcü asılrıdırlar, Türkçeoi sonradan öğrelmişlerdir..vs." demektedirler. Acaba dünyada bigim gibi kendi kanından kendi caaından olan bir toplulukları bu şekilde spat ede ler amma bizim uV'numuz ve bizis ansiklopediler miz ?? !! Ise "Onlar Gürcı asıllıdırlar, Türkçeyi sonradan öğrenmişlerdir..vs."  demektedirler. Acaba dünyada bizim gibi iendi kanından kendi canından olan bir toplulukları bu şekilde yabancılaştıran ve milletini düşmrnlarının emellerine uygun bir şekilde bölmeye çalışan ve partiler değişse bile bunların kılına  ile dokunamıyan memleketler ve milletler acaba var mıdır?
[30.08.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.A0]

ACARALILAR: ACARALILAR: "ACARALAR, ATABEYLER gibi Gürcüleşmir Türktür." ; [5]
[13.02.1997; EvnErenköy-İstanbul; 15.35]

ACIKMAK:
ACIKMAK= ?    AC=?        Muadili O= TOYUK à TO__K ; AC ßàoAŞ olmasın ?      AŞ-SI-MAK veya AŞ-SA-MAK   (SUSAMAK gibi)   AŞSAMAKş= Aş İstemek;  SUSAMAK = su İstemek
[25.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.15]

ACIKMAK: Açlık himsetme, Yemek yeme isteme,iAş isteme ;
ACIK-MAK = ?   AŞ'man mı geliyor. ( AŞ = AÇ = AC ) O zamun bu fiilin AŞIK-MAK olması lazım. AŞ'dan yapılmış "AŞ-ÖR EK" fiili var., GÜÜLÜ-AŞ à GÜLLÜ-AÇ à GÜLLAÇ ,; SÜTLÜ-AŞ à SÜTLÜ-AÇ à SÜTLAÇ olmuş. GÖZ-ÜK-MEK à GÖR-ÜK-MEK , GÖRÜNMEK olmuş.
[1..03.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.10]

AÇALYA: a.Yun: AZELYA;
Acaba AÇ-MAK'tan yapılmış olamaz  ı ?
[03.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.20]

AÇELYA:
AÇ-MAK'tan = AÇ-IL-MAK'tan à AÇ-IL-GAK Çà AÇ-IL-GA à AÇ-EL-YA olouş olabilir.
[30.12.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.20]

ADAM: İnsan , kişi; Bk:ADEM,ADEN [24.03.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.00]

ADANA:
A + DANA

ADAS YAKUBOĞLU: Litvanya lı genç bir Türk hikiyecisi; [6]
ADAS'I parantez içinde ADAM karşılığı olarak gösterdi gazete. Acaba ADAS = ADAŞ yani AD-Daş olmasın 
[08.04.1991; rv-Erenköy-İstanbul; 11.20]

ADEM:
"Hz. Nuh Sümer'lere gelen birgpeygamberdir. Sümer kaynaklarına göre Hz. Nuh 'un adı SIU-ZUD-DU dur. Akad kaynaklarına göre de UT-NUA-PİŞTİM dir.  Adem kelimesi Sümercedir. ADAMAH lügat manası ise ÇAMUR'dur. Sümer kaynaklarında Nuh Tufanı bütün detayları ile anlatılmaktadır. Aslı Vahiy olan bu sistem sonradan bozulmuo, bozuk şekli ile diğer milletler tarafından taklit edilmiştir." Bâ Âdam yani Ebû - Âdem = Adem'in babası

ADEM: İlk insan ve ilk peygamber (AS);
Acaba ADEM kelimesi ADAM kelimesinin ince halimidir. Yani ADAM (Kalın), ADEM(İnce) midir.? Acaba ADAM veya AkAM kelimeleri ADA-MEN = ADAM ve ATA-MEN = ATAM mı olmuştur. Yani acaba ADA,ADAM,ADEM,ADEN kelimilerinin içinde , kökünde ATA,ADA,AĞA vs. kelimeleri var mı? DADA,DEDE,GAGA,TATA,TETE (Tet: Franaızca DEDE demektir.?) vs. kelimelerin içinde kökünde ATA,AGA,AD. vs. kelimeleri var mıdır.? Bunnarın incelenmesi gerekiyor.
[24.03.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.00]

ADEN: Aden Körfezi;
Acab  bu kelime ADEM KÖRFEZİ'mi idi.? [24.03.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.00]

ADENA: "Keşmir'de ADEdA adlı müslüman köyü varmış. Hindu askerlerce yakılmış." [7];
ADEN var, ADANA var, ATİNA var, Hitdistan'da Keşmir 'de ADENA köyümvarmış.
[25.08.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.40]

ADIYAMAN: Ternüman’ın İslâm-Türk Ansiklopedisn’nin 46.sahifesinde
1-"PENÇİK OLMUŞ" tabiri var. Aslı: PENÇ-İ-=EK = (BEŞTEBİR) imiş. PENÇİYEK N PENÇİK olmuş. Harf ve hece düşmesine dikkat.. (Mahmut İyibozkurt,24.08.1987,Daire,Saat:11.00)
2- Aynı ansiklonedinin  58. Sahifesinde: Adıyamln ilinin eski isminin  HISN-I MANSUR = MANSUR’UL KALESİ  olduğu yazılıdır.  Şimdiki Adıyaman isminin :  Putperest olmayan yedi eardeşleri, putperest olan babaları öldürmüş olduğu için buraya  YEDİ-YAMAN adı lerilm ş.. Zamanla YEDİYAMAN à EDİYAMAN à ADIYAMAN olmuş  derler. Buşün şehrin güneyinde yedikşrdeş diye bilinen yer, hal arasında kltsal sayılır. (Mahmut  İykbozkurt,24.08.1 87, Daire,Saat:02.10)
NOT: Azerice bir Türkü vrrdır.s"Dostuma Dost, Düşmenime Yaman’am" YAMAN: Kelimesi Azericece de var. Biz, birisinin YANGAy, oyun oynayan  ani kandıran, aalatan, aldatan,akolayakolay pes demiyen, çetin ceviz olan kimseler için de "o çak yaman bir insandır " deriz. Veya: "nen ne yaman bir insan imişsin?" deriz. Yani çok mahdut yerde kullanmış olmamıza rağmen , Azeriler gibi biz de YAMAN kelimisini aullanmaktayız. melimeyi tetkik etmek lazımdır. Belki de Türkçe asıllı bir kelimedir.?  He  ne ise Anadolu ve Azeri Türkü’nün lisanında yaşadığıöa göre Türkçe olmasa bile Türkçeleşmiş bir Türk kelimesidir bu naman keli.esi.  YEDİ: Diğer bir kelime deiYedi dir. Yedi kelimesi de Türkçe olmasa bile Türkçeleşmiş bir Türk kelimesidir. Demekki İslâmiyet’ten çok önceleri buralarda Türkler yaşıyordu.  Türyçe yedi vr Türkçe yaman kelimelerini birlrştirerek Yediya=an = Adıyaman kelimesini yapmışlar. Bunun üzerinde durmak lâzım.
[24.08.1987; İstanbul-Daire; 11.00]VADÜV: AdüAv: A.İ.Düşman; [8]
Acaba YAD,AD,A ÜVV veya ADÜ ve ED = EL vs. vs. lerin kökleri aynımıdır.?
[26.09.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; ]

AFGUN: "AHBİN veMa AMBUN" İ.Mah.Gübre (Malatya,Van,Erzurum,Kars,Elâzığ,Erzincan); [9]
Trabzon köylülleri GÜBRE'ye AFGUN derler. Bu kelime üzerinde durmak ve incelemek lâzım.
[28.07.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.10]

AFŞİN : Türk Asilzâdelik ünvanı[10]

AFŞİN:
Bak:AFGUN

AGA, AĞA: ÖĞE çok akıllı kimseye denir. Bu kel(me (ÖDİ NENĞNİ) sözünden alınmıştır. [11]
Acaba bu ÖGE kelimesi EGE,EKE,AGA,AKA,ATA,ETE vs.ler acaba bu ÖGE'den mi çıkmıştır.? İncelemek lâzım.
[16.06.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.06]

AGA: "Bu Şevki AGAM" dedi. "Emicemin kokuları geliyor sizi gönderen Allah'a ne kadar şükretsek azdır." [12]m
Demek ki AGA ve EMİCE kelimesi hem Trabzon'da ve hem de Balkanlar'da söyleniyor. BUBA kelimesibde böyle. Bu kelime aynı zamanda ANTALYA yöresinde de söyeenmekte imiş.
[23.11.1990; Ev-Eöenköyaİstanbul; 16.15]

AGABEGOV: KGB Dosyalarında ismi geçen ve Enver Paşa'yı öldüren müfrezenin başındaki Ermeni asıllı kişi.Sonradan Özbekistan'ın başında uzun süre idarecilik yaptırılan Ermeni imiş. [13]
Bu isim ne kadar çük Türkçe.. AGA = AĞA Bs, BEG = BEY vs. OV = OĞLU ; AGABEGOV = AĞABEYOĞLU
[15.03.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 12.00]

AGAZİRLER: M.S. 93 de Azak Denizi kıyılarındaroturan HUN kabilelerinden.  [14] 
Acaba: AĞAZİİR à AĞAÇERİ'ler olmasın.?
[13.11.1991; Ev-Erenköt-İstanbul; 12.55]

AGIM: ÇIK-IM,SYÜKSEL-İM… [15]

AGIŞ: Çıkışmak,Yükselmek Divan-I Lügat Türk,Cilt:49Sh:9

AGIT: Çıka,mak,Yükseltmek, DivanüI Lügat Türk,Cilt:4 Sh:9

AGULA: Eski Moğolca DAĞ Mesela,eski Moğolca AGULA =DAĞ kelimesi bugün ÜL şeklini almış.Değişirken de  önce A ULA sonra ULA o dan sonra da ÜL olmuş.” “Moğol lostlarımaıtakılıyorum: Atanız bugün gelse, sizinle değil benimle anlaşabilir; siz Moğolca’yı çok değiştirdiniz .. diyorum. Beni haklı bulup gülüyorlar.”  [16]
Burada dikkat edilecek çok önemli bir husus da,bizim uydurukrularımız gibi ,onların yaptıkları gibi Türkçe’yi Arap ve Fars kelimelerinden arındırmak maskesiıaltında,Türkçe’mizi  kısırlaştırmaları ve Türkçe’ye bol bol Batı  dillerinden yabancı kelimelerasokarÖk, Öztürkce cilik  adı altında dilimizi dejenere ettikleri,bozdukları ve dede ile torunu şnlaşamaz duruma getirdikleri gibi,..
kemek ki Moğollarda da aynı oyunn oynamışlar 
O Halde aynk taktik,  aynı oyun, hem Türk’te, hem Moğol’da oynandığı gibi Türk boyları arasında da oynanmışz Kazak, Kırgız’ın; Kırgız , Özbek’in; Özbek,Türkmen’in  vs. dillerini anlamaz hale getirilmiş.?aO halde bu beynelmilel bir teşkilattır. ARAP’ daki Türkçe kelimeleri FARS’daki Türkçe kelimelerN ARNAVUT’daki Türkçe kelimeleri ..vs. vs. arttırıyor,güya onların dilnerini de aaflaştıracaklar?..Araplar’daki baasçılık  ,koyu bir arap milliyetçiliği ve Türk düşmanlığı. . Yani müslüman kareeşlerimizle aramızda ne gibi ortak-müşterek şeylerimiz varsa o köprüleri atmak. . Birliğimizi parçalamak,bizi Avrupa’nın bir vilayeti haline getirmek. Hem Türk alemini  parçalamak hem de islâm alemini parçal mak .. Bu suretle asırlar boyu çektikleri korkularını unutmak. tEvet bunlar  bemnelmilel bir teşkilat olan siyoiizmin  komünizman yani masonluğun işidir.
Onlar  yahudi dünya devleti kurmaya şalışıaorlar. Avrupa, Amerika ellerindo, Komünist alem,Rus, Çin ellerinde, gelecek yıllar için yahudi dünya devleti’nin kurulması için gizli gizli çalışarak planlar hazırlayıp yürürlüğe koymaktadırlar  .. Kuveyt köifezi krizp hep bunların oaunlarının bir bülümüdür. Avrupa topluluğu buna alk adımdır..
Allah-u Tealâ, inşaallan bunların oyunlarını, plaılarınr tersinden kendi kafalarında parçalar..Amin..Allah-u Teala islae alemini bunların şerlerinden kurusun. .Amin.
[12.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 01.20]


N:
AĞ + IN

AĞ: Göktürkçe: Yukarı çıkmak, çıkmük,yükeelmek;
Acaba AĞ-MAK ? , UK-MAK?, YÜK-SEL-MEK ?lFiilleri var mı ? AĞ, ÜĞ, ÖĞ = YAĞ,YÜĞ,YOY ; YÜK-GARU : YÜK,YÜK,YÖK; GAK,GUK,GÖK vs. olamaz mı?TAĞIT-MAK (Göktürkçe) = yükselmek, yukarı çıkmak, uçurmak,T  (Türkçesi:)  = Dağıt-mak , Savur-mak ;
Acaba DAĞ kelimesinin au çakmak manasıAa (AĞ-MAK) fiile ile bir alakası var mı ? AĞITMGK (Göktürkçe) fiili var; AĞIR'ıN SON harfleri ( IR) eki eğer Takdim Tehir 'e uğrarsa à (-RI) okur kiz o zaman à AĞRI dağının  smi manasına ge ir. İncelenmesi gerek.yor.
[10.06.1996; Ev-Erenköy-İsuanbul; 20.35]

AĞA : Kürtçe de kullanılan kelime

AĞA:
Zira BĞA-BEY veya AĞAikelimeleri ABİ = AA = A ya dönülebilmektedir. O zaman ortadaki "A" nın HİTAP edatı olmak ihtimaai vardır. Ekseriya kişiler büyüç-küçük'lük durumuna bakmadan birbirlerine AĞA,AĞA-BEY. vs. derlBr. Bu aradaki A'nın  AĞA'nın kıea şekli olsa gerektir.
[31.05.1986; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.35]ÇAĞAÇERİLER:       (Tahtacı’lar’ da denir.).Etnoloji:Eski KONAR GÖÇERKTÜRK Topluluklarından biri.- AnA.  AĞAÇ ve ER kelimelerinin birleşmesinden meydana geven ve ormanlardş yaşayıp ağaç işleri ile ğraştıkları için böyle anılan bultopluluğun V. yüzyılda  Rusya’dş yaşayan AKATZİR adlı kavim ile herhangi bir ilgisi yoktur. V. ny. n ilk yarısında AĞA-ÇERİLER İTİL ırmağı boylarında yaşıyorla dı. HUN İmparatoru ATTİLA ülkes nin doğu bölgesinde oturan AĞAÇERİ ’leri  idaresi altına alarak ARIKAN HATUN ’dan dünyaya gelen oğlu İLİG ‘İ onlara BAŞBUĞ tayin etti.  Ağa çeriler  Anadolu’ya TÜRKMEN (OĞUZ) oymakları ile beraber girdiler. .Bizans kaynaklarına göre Karadeniz’in kuzeyine niden Türk topluaukları arasına aa karışmışlardı. Ağa çeriler’in adlarına Anadolu’da ilk defa MOĞOL hakimiyeti döneminde rastlandı.(XIII.yy)  Hülagu  Han, Türkmen boyları ve beyleri arasında , kendisine baş kaldıranları bastırırken SİVAS, KAYSERİ, ve MARAŞ bölgelerinde oturan AĞAÇERİ’LERE ‘de  ağır baskı yapmış, onlar ea Memlüklere sığınmışlardı. Daha sonra AĞAÇERİLER,Karakoyunlu ulusunu meydana getiren Türkmenler arasına karıştı .Bugün onların torunlarına UZULYAYLA’dan başlayıp EGE bölgesine kadar bütün Toroslar boyunca rastlanıyor. Kendilerine komşu TÜRKMEN toplulukları arasında onlardan ormanlarda yaşama geleneğin  ve tahta işçiliğini sürdürdükleri için TAHTACI diye bahsedilmektedir. SÜNNİ inanışa sahip olmadıkları için TAHTACI lakabı bugüE ALEVİ ve KIZILBAŞ manasına da alınmaktadır. Asaında TAHTACI’nıç hiçbir özel etnik manası yoktur. AĞAÇERİLER’e  Anadolu’dan başka İRAN AFŞARLARa arasında da rastlanmaktadır. [17]
(Bence: AĞAÇERİ = AĞA + ÇERİ olması ihtimali vardır. Bk SözlükE
[Ev-Erenköy,30.08.1990,Saat:18.45]

AĞATIRISLAR: "M.S.93 de Azak Denizi kıyılarında oturan Tur'nlı'lardan…" [18]
Acaba bunlar, yani AĞATIRIS'lar; AĞAÇERİ'ler veyahut AĞAZİR'ler olmasın. Yani bü üçü aynı olmasın.?
[13.11.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 12.50]

AĞEZADE: [19]
AĞA-OĞLU demektir. Rusiyani Kuzey Azerbeycan'da bu AĞAYEF'ler yani AĞA-OĞLU'ları var. vĞA veya AGA veya Türkistan'da AaA'lar var. BABA demektir. Büyük demektir. Doğu Anadolu'da AĞA, Trabzon havalisinde AGA, Türkistan'da ATA, Azerbeycan'da bazı yörelerde EĞE veya EYE, Ege taraflarında EFE belki de EVE yada EBE, ABA hep aynı kökten gelen kelimeler olsa gerek. Hatta EKE veya EGE kelimeleri de hep aynı kökten gelen kelimeler.
[27.10.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.30]

AĞIRŞAK:
EĞ-MEK 'ten à EĞ-İR-MEK'ten à EĞİRECEK à EĞİR.ŞEK (İnce Şekli) à AĞIRŞAK (Kalın Şekli)  Trabzon köylerinde yün eğirmeye yarayan alete (EĞİRECEK), EĞİRCEK),EĞİRŞEK), (AĞIRŞAK) derler .
[29.06.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.39}

AĞIT: "Cenazeler için ağıt yakan ninelerimiz vardır."; [20]
YIĞ-LAMAK;LAĞ-LA-MAK; AĞITvs. Herhalde aynk kökten gelse gerek..?
[09.02.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.25]

AĞLASBN: BURDUR'un ilçesi. Eski Adı RKma Kaynaklarında "SAGLASUS" imiş.?
Kelimenin kökü "SAĞLAS"
Bu kelime ,; AĞ-LA-MAK'tan à SAK-LA-MAK'tan à YUĞ-LA-MAK'tan à vs. vsi fiillerden gelebilir.? Kelimenin sonundaki SUS eki ise şehir manasına SOS,SUS gelmekte olup,Roma veya Yunan tarafından eklenmiş olma ihtimali çok kuvvetlidir. ANA-URT manasına : ANA-MUR kelimesinin à ANA-MOR-İUM..   ULU-ABAT'ın da à LU-BAT-İSUS v..vs. gibi kelimelerde olduğu gibi.
[29.09.1991; Ev-Erenköy-İstlnbul; 07.40]

AĞLASUN:
AĞ +  LA + SUN

AĞNA: Çingenelerleiilgili filmlerde yaşlı ve bey ; ya  da ÇERİ-BAŞ'larının hanımla,ına, yanlış duymamış isem AĞNA riyorlar.
Tabi bu AĞNA'yı incelemek lâzım. Ancak zannedersem  bizlerde de AK-ANA'lar var.? AK-A A à AĞ-A-NA (3 Heceli) à Ortadaki A düşerse à AĞ-NA (İki hece) olabilir. AK-ÇA-KALE'nin à AAÇAGALE vs. olduğu gibi.. Saygılı kadınlar HATUN'lar için AK-ANA (AĞNA) denildiği gibi. Saygılı g ilgili, akıllı, büyüklere de  AK-BAŞ denebilir." AK-BAŞ'lı BAŞ DANIŞIK " tabiri çok kullanılır  Bu kelime şu şekillere de girebilir.     
AK-BAŞ à AĞ-BAŞ à AĞ-BAZ à AH-BAZ à ABAZA vs. vl. olmuş olabilir. Kafkas boylarının bazıları kelimelerin sonlarına ,İ,A,O vs. sesli harfler getkrmektedirler.
GÜGÜM à GUGUMA ; BARDAK à BARDAĞI vs.vs.  AK-SAKAL'lar var. AK-SAÇLI -BAŞ-DANIŞIK 'lar var.
[02.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.05]

AĞRI:
AĞ + RI

AĞRI:
IRAK = IĞRAK = AĞRAK = AĞRAM = AĞRA = AĞRI ?
[16.12.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.55]

AĞRI:
IRAK = IĞRAK = AĞRAK =AAĞRAM = AĞRA = AĞRI ?
[16.12.1996: Ev-Erenköy-İstanbul: 19.55]

AĞU: Türkçe : AĞU (Zehir)       ;ßà  Japonca : DOKU;
AĞU à DA_U à DOĞU à DOKU olmuş olabilir.
[24.02.1991; Ev-Erenköy-İstan ul; 20.15]

AĞUF: "F.İ.İki Koluı açılmış çevresU; KUCAK iki heceli  Sığınılacak yer,AĞUŞ BE AĞUŞ:Kucak Kucaga; AĞUŞ'U MADER : Ana kucaağı.",[21]

AĞUŞ: "F.İ.İki Kolun açılmış çevresi; KUCAK iki heceli  Sığınılacak yer,AĞUŞ BE AĞUŞ:Kucak Kucağa; AĞUŞ'U MADER : Anc kucağı." [22]

AHBANOZ  Vadisi: "Tunceli'nin AHBANOZ vadisinde 28 yada 18 er PKK lılar tarafından pusuya düşürül rek şehit edilm ş." [23].
BuradakB AHBANOZ Vadisiüsözü bize ABANOZ kelimesini hatırlattı. Amazonların Trabzon ağzı :(ABA-NOZ) imiş. AH-BAZ à ABAZA olur. AHBANOZ à ABANOZ olamaz mı .c İncelenmesi gerekir.
[15.06.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.30}

AHBANOZ: Tunceli,Çemişgezek,Munzur dağları civarında (Ahbanoz deresi); [24]
Bu kelime bilhassa Trabzon civarındaki ABANOZ OĞULLARI ismine çok benziyor. AHBANOZ DERESİ = ABANOZ OĞULLARI; ABANOZ'ların AMAZON 'dan geldiği söylenir. AMANOS da buna benzer bir kelime.
[12.05.1997; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.40]

AHÇI PSAALAR: ABHAZ (ABAZA) Kabilesi;[25]
Bence AHÇI-PAŞA kabilesi olabilir. İncelenmesi gerek.
[25.09.1992; rv-Erenköy-İstanbul; 08.35]

AHISKALILAR:
Bak. ACALALILAR

AHLAT:
Bence AHÇI-PAŞA kabilesi olabilir.

AHŞİT GUZ EK (OĞUZ BEK) (709 – 745) : SOĞD ve SEMERKANT Hükümdarı [26]
O-ĞUZ-BEK = 3 hece 2 heceye indi  è GUZEK olmuş?

AK SAKAL: "isim: Yaşlı.ihtiyar,kabilenin ileei gelen ve sözü dinlenen şahsiyeti, yaşı büyük kimse."; [27]
AK-SAKAL'lar ; AK-BAŞ'lar ; AĞ-BAZ'lAr; AH-BAZ'lar [Takdim Tehir]  ile  AH-BAŞ ßà AB-HAZ'lar olabilir.?
[14.08.1992; Ev-Erenköy-İsuanbul; 24.00]

AKANA: "AKANA veya AKENE, Altaylıların PonteonundauÇocuk Tanrıçası UMAY'ın yanı başındaki iki tanrıçadan ikincisi. Günlük hayatta rolü olmayan AKANA, yaradılış efsanesinde geçer. Buna göre erkek tanrı ÜLGEN'e yaratma kudretini ve ilhamını veren bir Tanrı ruhtur."  [28]
Çingenelerde de AĞNA var mı idi.?
[24.11.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.11]

AKBÜK: Didim'de bir köy,
Didim'deki Ziraat Bankasının kampının ilerisinde AK-BÜK adlı bir köy var. Amma bunun adı uyduruk isim mi? yoksa en eski şekli mi0?
[02.11.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 00.40]

AKCAKALE:

AKÇAABAT:
AK + ÇA + ABAT

AKÇAKALE:
AK +  A + KALE

AKÇAKOCA:
AK + ÇA + KOCA

AKÇAY:
AK + ÇAY

AKDERYA: "Yanımızdan Akderya deresi akıyor… ; [29]
AK-DERYA = BEYAZ-DERE manasına gelebilir.?
[03.10.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.00]

ÂKE: kazakça BABA demekmiş [30]
AKA ßà AKE ? ; AKELİK = BABALIK BABA,isim BABA'nın BABASI;  ÂKE'nin ÂK=Sİ à BÜYÜKBABA, DEDE (Sh:32)

AKHALAR: "AKHA'lar veya KHA-KHO'lar Kuzey Laos'ta YİS Kabilesi; A len BİRMANYA'dan gelmedir.(L); [31]
AKHA à _KHA veya AKHO à _KHO yani kelimenin BAŞ'ındaki  A h rfi düşmüş olabilir. Acaba BİRMANYA'dan  LAOS'a göçen AKHA'lar'ın , AKHA'lar veya AKA'larla birkalakaları var mı? . Yani MÖ 1600 lerde  Akınlarıyla Yunan yarımadasında hayat şartlarını altüst eden ve kuzeyden gelerek PELOPONNES'de MYKENAİ halkıyla ilişki kurmuş ve GİRİT'e göç ederek burada sömürgeler kuran, Asya,Rodos ve Kıbrıs'la ticaret yapan Hititlerle temasa geçen, MÖ 1180 de DOR'lara yenilen ve belki de AKA'lar à ADA'lar veya EGE denizine isim veren ve Meydan Larousse'da en eski yunan kavimlerinden olduğu bildirilen AKALAR ile bir alakaları var mır Birmanya'nın K zey Doğusunda bir Çin eyaletiniı adı ise YUNNAN imiş ?  Acaba bu YUNNAN ile bizim komşumuz YUNAN-İSTAN adının bir ilgisi - alakvsı var mı ?
[24.11.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.05]

AKHAN: "AK(AN (AKKAN'da de)ir.) Doğu Türk litolojisinde efsanevi bir hakan.AKHAN efsaneleri birçok Türkolog (Castern, Radloff, Titov, Verbytsky vd.) tarafından derlendi. LOĞOL Mitolojisindeki adı : SAGAN HAN'dır. ALTINORDU devletine AKORDU adı verilmesini NKHAN adıyla ilgili gören tarihçiler vardır.(M)" [32]
AKHAN'ın karşılığında KARAHAN var. Acaba AK-ORDU, AK-Hun vs. lerin alakaları var mı? Altınordu devletinin bayrağı da galiba beyaz mı idi.?
[24.11.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.30]

AKHİSAR:
AK + HİSAR

AKKA: "AKKA; Beyaz bir şehir." " AKKA veya AKKO'nun da eski yüzü  yani medinesi var.Orada daha çok müslümanlar oturuyor."  [33]
Bana öyle gelikor ki Sevinç hanımı Allah söyletmiş, çünkü içime öyle doğuyor ki   AKKA; AK-KO kelimesinin bir eönden de adı. Eski Türkçe Beyaz Şehir manasına gelen AK-KANT  veya AK-KONT kelimelerinin sonlarkndaki NT'lerin düşmesi sonucunda meydana gelmiş olabilir.Tabii tarafsız, maksatsız bir şekilde lncelenmesi gerekir.
[24.11.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.20]

AK-KIZ : Kız çocuğu ismi
AK-KIZ à AĞ-GIZ (KßàĞ) àAH-ĞIZ (ĞßàH) àAH-GIZ (H—H) à A_-GIZ (H à_)
Çeşitli ağızlarda bu beş şekil, belki daha başka şekilleri kullanılmaktadır.
KIZ yerine ANA kelimesi de kullanılmaktadır.
AK-ANA ; AĞ-ANA ; AH-ANA ; AH-ANA ; A ANA…vs.
Deniyor ki; HAYMANA kazasının ismi Osmanlı kuruluşunda ismi geçen HAYIM-ANA dan geliyor. Ondan gelsin veya gelmesin ancak O asırda HAYIM-ANA isminin var olmasıdır.
Erkek isimlerinden de YAŞAMAK’tan àYAŞAR ; Durmak’tanàDURSUN, DURMUŞ vs. isimlerine de dikkat etmek lâzım.
[22.11.1988 Ev-Erenköy Saat 16:15]

AKKUŞ:
AK + KUŞ

AKKÜMER: Kümelemek demek imiş.
Fransızca AKKÜMÜLATÖR kelimesini Fransızlar bu KÜME'den yapmışlar derler.
[01.1201990; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.45]

AKLMAN : Kürtçe de kullanılan kelime (Akıllı)

AKMESCİT: "Rusların Simferepol adını taktıkları AKMESCİT.." [34]MAK-MESCİT ßà BEYAZ-MESCİT;   AK = BEYAZ  .Türkler Beyaz manasına  ARIK = ARK = AR = AK 'ları knllanmışlardır.
[08.04.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.25]

AK-ORDA: "SAVRAN: Bir kayıp şehir. .CUCİ HAN'ın şehri..6.Asırdan 15.arsa kadar varlığını koruyabilen SAVRAN , ALTIN-ORDA devleti, AK-ORDA ve GÖK-ORDA diye ikiye ayrıldıktan sonra AK-ORDA 'nın merkezi oldu. Ancak SAVRAN bu ikiye bölünme yüzünden daha fazla ayakta duramayıp 15.yy.ıa yıkılıp gitti.Kumlarla örtülüp uçsuz bucaksız bozkıra karıştı. Karadağ eteklerine kadar uzanan bu harap yerde artık hiçkimse oturmuyor. SAVRAN'a bir ikindi vakti geldik.Kale kalıntılarının doruklarında KAZAK gençleri bu viran yerin değişmez rengi içinde kıpır kıpırdılar." [35].
[06.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.00]

AKÖREN:
AK + ÖREN

AKSAKALLILAR:
Türkmenlerde de diğer Türk Boylarında olduğu gibi bilgi alınan,danışılan,DANIŞIK olan  saygılı ,hürmetli kişiler yani AKSAKAL'lar , yani AKSAKAL-LI'lar var imiş..?
[24.10.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.00]

AKSAMAK:
AYAK-SA-MAK  = Ayak istemek ?    AYAK à A_AK  à A__K à AK ?
[25.05.1990;EEv-Erenköy-İstanbul; 11.15]

AKSARAY:
AK + SARAY

AKSARAY: "Son Kapadokya kralı Arkhelaos (Öl.17) tarafından yeniden kurulan kente Ark Helais adı verildi. Kent ve çevresi Anadolu Selçoklularının yönetimine girdikten sonra, Sultan İzzettin Kılıçarslan II nin (1155-1192) yaptırdığı saraydan dolayı kente AKSARAY adı takıldı."  [36]
Bence bu kelime ARK = AK ve HELAS=PALAS = SARAY kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Ve ARK-HELAS = AK-SARAY demektir. Metindeki son Kappadokia Kralı ARKHELAOS'un isminden meydana geldiği bence belki de bir hata olabilir. Acaba bu şehir bu kraldan önce yok mu idi.? Düz araziye bu kral mı bu şehri kurmuş.? Ben acizane bunun böyle olabileceğini tahmin etmiyorum. Ancak Kralın ismi belki buranın çok eskiden ismi ARKHELAS olduğu için aynı ismi yaşatmak bakımından o ismi vermiş ve krala da Aksaraylı manasına gelebileceği umulan bu isim verilmiş olabilir. Çünkü ARK = AR veyahut AK kelimeleri ARIK = Beyaz kelimelerinin değişik şekilleridir.  HELAS ise PALAS veyahut KALAS ya da KALAK kelimesinin yani ŞEHİR manasına gelen bir kelimenin aynıdır.ki bu kelime bizim KAL-MAK , ikamet etmek , oturmak manasına gelen fiilimizden yapılmıştır. Burada ikinci ve çok önemli bir husus var.  Bizim ULU-ABAT'a yani ULUBAT'ı Bizanslılar LUBATYÜS yapmışlar..Yani Ulubat kelimesinin başındaki U harfini düşürerek LUBAT demişler ve bu kelimenin sonuna da şehir manasına gelen YUS ekini takmışlar. Ve LUBATYUS yapmışlar. Osmanlılar burayı alınca Orhan Gazi  zamanında , Bizansın uydurduğu kelimeyi atarak onu aslına rücu ettirmişler ve ULUBAT demişler.
[02.02.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.45]

AKSARAY: Konya'nın ilçesi;
AK-SARAY ßà AK-ŞEHİR ßà ARK-HELAS ßà ARK-HELAİS
[22.11.1979; Ev-Ankara; 15.40]

AKSEKİ:
AK + SEKİ

AKSU: D.Türkistan’da KAŞGAR’ın kuzey doğusunda bir şehir.
AK-SU à AK-SUNT à AK-KENT yani Beyaz Şehir manasına bir kelime. Arapların: DAR-ÜL-BEYZA  (Beyaz Şehir) dedikleri kelime
[19.09.1998 Ev-Erenköy Saat:13:40]

AKŞEHİR:
AK + ŞEHİR

AK-TAMAT: Teleüt'ün boylarından; [37]  
AK-DAMAT ?
[09.05.1976; Ev; 15.50]

AK-TÖBE: Ashagan'da Nehir, [38]  
AK-TEPE olabilir.? TEPE mi, TÖBE mi, yoksa YIĞMA à TIBA à TEPE mi olmuştur.
[09.05.1976; Ev; 15.55]

AK-TÜN: "Tatarca bazı kelimeler 74 yıldır basım altında bulunuyorlardı." TCTARCA: BASIM , TÜRKÇE: BASKI ; yine AST à ALT, yine  BALKURDU à ARI, AK-TÜNLEREà BEYAZ GECELERE "Burada (Yani Kazan'da) 6 ay gökyüzü geceden sabaha TAN ağarması gibi aydınlı içinde olurmuş. [39]
BASIM (Tatarca) = BASKI (Türkçe) ; Bence: BAS-MAK'tan ; AST (Tatarca)  =  ALT (Türkçe)  ( Sßà T ) değişikliği   var.  AK-TÜNLER = Bence AK-TÜN = AY-TÜN = AY-DIN ;Yazıdaki "Tan ağarması gibi aydınlık içinde olurmuş" cümlesinden hareketle Demekki TAN aydınlığı sabahın müjdecisi yani "Aydınlık günler yakındır" demek ."Karanlıklar bitiyor" demek oluyor. Altı ay sonra ise  (B: 6 ay gece ve 6 ay gündüz olduğu için), KARANGU (KARANLIK) TÜNLER başlarmış" KARANGU ß KARAN-TU ß KARAN-TUK (KARAN-LUK) TÜNLER   G - T  olmuş ve K düşmüş.
[12.06.1991; Ev-Erenköy-İstanbul;]

AKYAKA:
AK + YAKA

AKYAZI:
AK + YAZI

ALACA:
ALA + CA

ALAÇAM:
ALA + ÇAM

ALAİYE:
ALA-İYE à ALA-N-İYE à ALANYA

ALAMAN: 1- İsim:ALA-SİÇAN ..bir fare çeşidi 2-İsim:Eski zamanda bir nevi halk topluluğuna verilen ad.; [40]
ALP-ALIP Boyundan olan kimselere ALIP-MAN = ALI-MAN = ALA-MAN = ALMAN denebilir.. İncelenmesi gerekir.
[14.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 24.00]

ALAMANLAR: Eski Türkler ALA kelimesini çok yerlerde kullanmıştır. AL-AT,ALA-DAĞLAR,ALA-KÖY, ALA-KURT,ALACA-KURT,ALA-CA-KÖY, ALA-CA-DAĞLAR vs.. KOCA-MAN (Koca Adam),             
ŞİŞ-MAN      (Şişkin Adam), 
TÜRK-MEN (Türk İnsanı) , 
TEREKE-ME(Terek İnsanı) vs..misaller debolabilir. Acaba bunlar gibi;  EĞER-MEN = GER-MEN-LER ? (Eski Türkler'de Er:Yiğit,Mert,Alp demek olsa gerek)            
ALA-MAN : ALA Renkli İnsan ? , ALA-MAN-LAR : ALA - Renkli İnsanlar demek olsa gerek? Türkler ALA Renkli bu insanlara ALA-MAN'lar demiş olabilirler.Bu kelimeyi bu yönden de incelemekte fayda mülahaza etmekteyim.
[24.10.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.15]

ALAMUT KALESİ: "Kazvin civarında yalçın kayalarda bulunan ALAMUT KALESİ'ne gittii"  [41]
[21.12.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.55]

ALANGOA: Moğolca BEYAZ GEYİK demekmiş.;
Acaba GOA = GEYİK kelimesinin Galat şeklimidir.

ALAPLI:
ALAP + LI ; Bence : ALA + PALU ?

ALAPLI: Karazeniz kenarında Karadeniz Ereğli'sinin nahiyesidir.
ALAP(Kazakça) = Şumul,Etraf,OVA (Türkçe); ALAP-LI(Kazakça) = Şümul-lu ,Etraflıca,OVA-LI(Turkçe); Kazak Türkçesi Sözlüğü,Sh:12; ET-RAF = ET-LAP  (R - L ) ve (F - P) olmuş.  Ve AT-LAP'ın TL leri ikileşmiş ve o zaman  AT-LAP = AL-LAP olmuş, ve o da yani LL'lerde birlenerek  ALLAP = ALAP olmuş olabilir.?
[15.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul ; 13.10]

ALARMAN: Kazakça:Alacaklı;
AL-MAK'tan = ALIR-MAN veya ALAR-MAN; ALACAKLI, yani AL-MAK tan: ALAR-MAN : ALACAKLI-İNSAN ? Olsa gerek.
[15.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 12.50]

ALASA: Sıfat:ALASA(Kazakça):Kısa (Türkçe);,ALASA BOYLU= Kısa BoTlu(Türkçe);
Trabzon'da eski bir halk türküsünde: 
" E OLAŞA OLAŞA ;
BU SEVDALIK OLMASA,
AÇAN OLDİ OLACAK,
SEVEN EVENİ ALSA.."
" YENİ BİTEYİ YENİ,
DERELERİN ORMANI,  
SEVDALUKTAN KESİLDİ,
DİZLERUMUN DERMANI.."
Acaba bu türkü'de geçen OLAŞA kelimesi,Kazakça Kısa-Boylu sevgilisi için mi söylenmiştir..? Ancak ALAŞA = OLAŞA olmuş olabilir.
[15.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; ]

ALAŞ PARTİSİ: "Kazakistan'da Sarkıtbek Şora Başkanlığı'nda Adlı bir parti kuruldu.";  [42]
[22.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.50]

ALAŞ:
ALAŞ ne demektir: Acaba ULUS veya OLUŞ veya OLUK = BOLUK 'mu demektir. İncelemek lazım.
[07.04.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; ]

ALAŞ:
ALAŞ-ORDA = ALAŞ-YURDU; ALAZ = ALAS  = ALAŞ = ALAV..? Acaba ALAŞ-ORDA = ALAŞ-ORDU  = ALAŞ-URDU (Pakistanlı'lar Ordu ya URDU diyorlar.) = ALAŞ-YURDU kelimelerindeki "ALAŞ" kelimesi ALAZ=YALAZ=ALEV'mi demektir.?
[15.06.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.20]

ALAŞEHİR:
ALA + ŞEHİR

ALAŞ-ELEŞ ÜZERİNE:
KİRT veya KERT ya da KURT kelimelerinin aslının YURT yani durulacak,barınılacak bir yer = şehir = kasaba = köy manalarına geldiğini bundan seneler önce bulmuştum.
BAYBURT’un BAY’LARIN şehri,
HARPUT’un KAR’LARIN şehri, = HARPUT, KOL-KİRT = KOL-YURT = KELKİT,
VECENGİT (Yusufeli’nin bir köyü,kaza merkezi) = VECEN-KİRT = BECEN-YURT yani BECEN Türklerinin yurdu manasına,
MALAZ-GİRT = MALAZ’LARIN yurdu vs .vs .vs. bu misaller uzar gider. Ancak benim dikkatimi çeken bir husus: ELEŞ-KİRT veya Türkiye Ansiklopedisine göre ALEŞ-KİRT kelimesinin sonundaki KİRT,KURT,YURT kelimelerinin manasını bulmuştuk. Ancak  ALEŞ veya ELEŞ kelimelerinin manalarını o tarihlerde bulamamıştım ve bu kelimenin bilinmesini zamana bırakmıştım.
Ayrıca: ALAŞ-ORDA kelimesinin de varlığını bulmuş ve bu kelimenin de Kuzey Türkçesi gereğince ALAŞ-YURD-U manasına geldiğini de bulmuştum. Çünkü bizim KURT = GURT = ĞURT = HURT = URT yani TÜRK-KURDU = TÜRK-GURDU = TÜRK-ĞURDU = TÜRK-HURDU = TÜRK-URDU = TÜRK-ORDU = TÜRK-ORDA kelimelerindeki KURT=GURT=YURT=HURT veya HORTU (Nasrettin Hoca’nın doğduğu köyün en eski (antik) ismi HORTU imiş) = URDU = ORDU = ORDA vs. gibi şekillere giren bu kelimenin, muhtelif Türk ağızlarında  değişik şekillere girdiği belli bir gerçek .
O halde burada bir ikinci hakikat meydana çıkıyor.:  KURT = Yurt,Şehir demek ise ve ORDA ‘da Yurt,Şehir demek ise ozaman ; ALAŞKİRT veya ELEŞKİRT , ALAŞ’ların veya ELEŞ’lerin YURD’u manasına geliyor. Diğer taraftan ise : ALAŞ-ORDA’da ALAŞ’ların YURD’u,ALAŞ’ların şehri manasına geliyorsa : Demekki ANADOLU’da VAN’da veya MUŞ’ta vaktiyle ALEŞ-KİRT veya ELEŞ-KİRT ismiyle bir şehir kuranlar ile KAZAK’ların şehir olarak kurdukları ALAŞ-ORDA arasında bir rabıta var .Yani Türk boylarından birisi Anadolu’da bir şehir kuruyor ve ismine ALEŞ-KİRT = ELEŞ-KİRT (ALAŞ-YURDU) diyor ve Türk’ün başka bir kolu da Hazar denizi’nin kuzeeinde zan edersem KAZAKİSTAN’da bir şehir kuruyor ve o da o şehre ALAŞ-ORDA yani ALAŞ-YURDU = ALAŞ ŞEHRİ ismini veriyor…
Şimdi burada hem ŞEHİR manasına gelen KİRT veya ORDA kelimelerinin kardeş isimler olduğu ortaya çıkıyor,hem de ALAŞ ile ELEŞ kelimelerinin kardeş kelimeler olduğu meydana çıkıyor.
O halde ALAŞ ne ise ELEŞ’da o dur…Tabii KALIN ile söylenince ALAŞ ve ince ile söylenince de ELEŞ oluyor…Bunun misalleri pek çoktur. .KANT = KENT vs.,gibi ..Pek iyi ,KİRT’in YURT veya ŞEHİR olduğunu anladık. Diğer taraftan da ORDA ‘nın da YURT = ŞEHİR manasına geldiğini anladık, şimdi geriye ALAŞ veya ELEŞ kelimeleri kalıyor .Ben vaktiyle KİRTOve ORDA kelimelerinin YURT manasına geldiğini evvelki notlarımda bulmuştum Birkaç sene evvelki notlarımda,şimdi tarihlerini hatırlayamıyorum,hem de birkaç defa,yani aralıklı zamanlar içerisinde ..Evet zaman zaman KİRT = ORDA kelimelerinin aynı kökten ve başka başka Türk boylarının ağızlarında değiştiğini bulmuştum .Evet bulmuştum da ALAŞ veya ELEŞ kelimelerinin ne manaya geldiğini bulamamıştım. Ve bu kelimelerin manalarını ilerideki bir zamana bırakmıştım.
Oğlum Adnan, TÖRE dergisi’ne abonedir. Bu derginin Esir Türk’lerle ilgili ,  Temmuz-Ağustos /1983 tarihli 146 ve 147.sayısında ve 71.sahifesinde Hasan Oraltay Bey’in “Türkistan’daki ALAŞ  Hareketi Hakkında” başlıklı yazısında ALAŞ kelimesi hakkında şu bilgileri veriyor.: “Tarihi  kaynaklara göre, ALAŞ sözü Türkistan’daki Türk Boylarının çoğuna ortak deyim.Mesela: (ALTI ALAŞ) tabiri (Deşti Kipçak) manasına kullanılmıştır. On iki ciltlik (Kazak Sovyet Ansiklopedisi) ile on ciltlik (Kazak Dilinin İzahlı Sözlüğü) ‘nde belirtildiğine göre, ALAŞ sözü ,KAZAK Türklerinin ilk defa KAZAK denilmeden evvelki adıdır. Yine adı geçen kaynaklarda belirtildiğine göre Türk boyları arasında ilk defa ALAŞ adını alanlar : Oğuz,Kıpçak ve Qanglı olmuştur…”    “..ALAŞ sözüyle ilgili olarak üzerinde durulması gereken başka bir husus ta efsanevi ALAŞ HAN’dır. Halk arasındaki efsaneye göre ALAŞA HAN 6.Asır (Bana göre ya bunun 11. Asır olacak veya ikinci  şıktaki 11.kelimesinin 6.Asır olması lazım) ile 12.asır arasında Türk boylarını birleştirerek bir devlet kurmuştur.(Bana göre VI ve VII.inci asırlar arası olsa gerekir) İşte o devletin tebaaları da ALTI ALAŞ denilen Türk boyları olmuştur. ALAŞA HAN’da onların ATASIDIR..”    “ …Efsanevi ALAŞA HAN’ın KÜMBEZİ (Mezarı) (Bana göre KÜMBEZ kelimesi bizim KÜMBET demiş olduğumuz kelimenin aynıdır. Burada da DAT = ZAT kaidesi vardır) Kazakistan’ın KARA GANDA vilayetinin şimdiki JEZDİ (Daha evvelce ULUTAV = ULUDAĞ denilen) kazasındadır. Belirtildiğine göre ALAŞA HAN’ın (mezarı) KÜMBEZ’I  çok süslü olarak özel surette yapılmıştır. Kazakistan da som zamanlarda yapılan ilmi tetkiklere göre, ALAŞA HAN’ın kümbezinin kiremitleri KIMIZLA (Kısrak sütüyle) yoğurularak yapılmış, İşte bunun için de ALAŞA HAN’ın kümbezi ve duvarı bütün bakımsızlıklara rağmen bugüne kadar dayanabilmiş. 5 Şubat 1971 tarihinde TASS Ajansı tarafından belirtildiğine göre ALAŞA HAN kümbezindeki kiremitler ile onun duvarının dayanıklılığı dikkati çekmiş. Onun için ilmi araştırma yapılmış. Netice de onun kiremit ve duvar kerpiçlerinin (kısrak sütüyle yoğrularak yapıldığı anlaşılmıştır.)…”  “.. ALAŞ sözüyle ilgili ve çok dikkate değer başka bir husus ta, Kazakistan’ın İLE havzasındaki (Trabzon’un ismi değişmemiş ve çok eskiden beri gelei  bir köyün ismi de İLE’dir.) KARKARALI civarında bulunmuş olan01.90 boyundaki taştır. Belirtilniğine göre, adı geçen taşın üzerinde ORKUN ALFA’ESİ’yle yazılmış yazı bulunmakta. Yazıyı okuyan KAZAK SSR İlim Akademisinin üyesi, Kazakların tmnınmış tarihçilerinden G.G.MUSABAYEV’un açıklamasına göre, taş üzerindeki yazıda (KAĞAN ALTI BÖRİĞ ALAŞ) denilmekte. Adı geçen taşın resmi ve yazının aslı Kazakistan’da  ve Batı’da neşredilen dergi ve kitaplarda yayınlanmıştır…Yine Kazak ilim adamlarından ALTAY AMANJOLOV’un belirttiğine göre ,1964 senesinin sonbaharında,İLE nehrinin kıyısındaki KETPVNTAV tepesinin kuzey tarafında (ÜÇ AYRI YERDEN) üzerindr eski yazı olan taşlar bulunmuştur. Onlar tetkik edilince birgün yazıların  V.-VIII. asrrlar  arasındaki TÜRK BOYLARI’nın ADI olduğu anlaşılmış. Mesela : Onda da ALAŞ sözüne rastlanmakta…
Özet olarak belirtmek gerekirse, yukarıda adı geçen ve diğer tarihi kaynaklar, ALAŞ sözünün tek Kazaklara ait ve son zamanlarda ortaya çıkmış bir mefhum olmadığını, O’nun bütün TÜRK BOYLARINA ait tarihi maziye sahip olduğunu göstermekte…”  “.. ALTI ALAŞ demek ALTI Halk demektir. Kazaklar işte o ALTI’nın biridir. Onun kalan BEŞ’I KIRGIZ, ÖZBEK, TÜRKMEN, KARAKALPAK ve BAŞKURT’tur.”
Yukarıda açıklanan doyurucu ALAŞ bilgisinden sonra demek ki  V. , VIII . asırlar arasında TÜRK BOYLARI’nın müşterek,ortak bir ismi imiş bu ALAŞ kelimesi. Ancak   LTI TÜRK BOYU’na ALTI ALAŞ denildiğine göre, ALAŞ kelimesinin de ULUŞ = ULUS = ÖLÜŞ = ÖLÜK = BÖLÜK yani TÜRK ‘ün kısımları,boyları manasına da gelebilir.( Ali Şir Nevai ne diyor..:TÜRK ULUSİ BİRDÜR YOKSA MİNG , KOP MENÜKTÜR.) Yani Türk Milleti bir parça da olsa BİN parça da olsa hepsi Türk Milletinin bir parçasıdır, koludur,boyudur.) Buradan da ALTI ÖLÜK = ALTI ÖLÜŞ = ALTI ALAŞ = ALTI PARÇA’yı kastedebilir. Yani Türk’ün ALTI Boyunu. Kazakları,Kırgızları,Özbekleri,Türkmenleri, Karakalpakları, ve Başkurtları ifade edebilir. Yani ALTI ALAŞA yani ALTI ÖLÜK’e yani ALTI TÜRK GRUBUNA bu yukarıda sayılan altı Türk boyları  dahil olabilir.
Hülasa olarak diyebiliriz ki demek ki : ALAŞ veya ELEŞ yada ALEŞ kelimeleri ,TÜRK MİLLETİNİ ifade eden kelimedir veya kelimelerdir. Bunlar zaman zaman aralarında bazı ufak tefek harf değişikliklerine uğramıştır. Ve uğraması da tabiidir. O halde ALAŞ-ORDA = ALAŞ’ların YURDU demektir. Yani Türklerin Yurdu demektir. ALEŞ-KİRT veya ELEŞ-KİRT de ALAŞLARIN yani TÜRKLERİN YURDU demektir. Orta Asya’da ismi ile bir şehir kurmuş ve yine Türk Anadolu’da ismi ile bir şehir kurmuş .Oradaki adı ALAŞ-ORDA, buradaki adı ELEŞ-KİRT olmuş. Değişen birşey yok. ..Eleşkirt’in veya Malazgirt’in Ermenice ve Ermeni’lerin kurmuş olduğu bir şehirdir diyen yerli kanı bozukların yüzleri ve vicdanları utansın.  TÜRK’ün ezelden beri YURDU olan bu yerlere vermiş olduğu isimleri tahrif ederek veya yalanları üzerine bina kurarak bize veya anlayamıyanlara yutturmaları veya yutturmak istemeleri, bunların MAKSATLI olarak bu yola tevessül ettiklerini göstermektedir.
Nasıl  ki Yunanlı Anadolu’ya sahip çıkmak için türlü entrikalar çeviriyorsa , Ermeni’de aynı taktiği kullanıyor. ..İşte bütün TÜRK evlatları bu şekilde gerçekleri bulur da onların suratlarına tükürürse o zaman belki ağızları tıkanmış olur… Allah-u Teala  Milletimizin ve bütün İslam Aleminin yardımcısı olsun. Amin.
[24.07.1983; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.40]

ALAŞ-ORDA:
ALAŞ-ORDA = ALAŞ-URDU = ALAŞ-YURDU = ALAŞ-KURDU = ALAŞ-KİRDİ = ALAŞ-KİRT = ELEŞ-KİRT; YURDU =UURDU = ORDA olmuş ? YURDU = KİRDİ = KİRT olmuş ? ALAŞ (Kalın Şekli); ELEŞ (İnce Şekli) olmuş oluyor.
[23.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 00.15]

ALAŞ-ORDA: "ALAŞ: Kazak,Kırgız ve Tatar'ların eskiden ortaklaşa kullandıkları ad. 2- Memleket,millet  3- Yabancı.","ALAŞ-ORDA: İsim: (Türkistan'da) Kazakistan'da 1917-1919 yıllarında kurulan Milli Hükümetin adı.(1920 senesinde RUSLAR tarafından yıkılmıştır.)"; [43]  
ALAŞ-ORDA = ALAŞ-YURDU ; Kalın Şekli=ALAŞ-KURDU, İnce Şekli=ELEŞ-KİRT
[15.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 24.00]

ALAŞ-ORDA: ALAŞ-YURDU;
Bence: YURD'un baştaki Y harfi DÜŞMÜŞ,Belki de YALAV'ın başındaki  Y'nin düşmesi gibi.
[15.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.45]

ALAV: Kazakça:ALEV;
Bence:YAN-MAK'tan = YAN-AK = YAL-AK = ALAĞ yada YAN-AV = YAL-AV = ALAV  veya YAN-AZ = YAL-AZ = ALAZ  vs. vs. 1-Baştan DÜŞME var; 2-SON'A EK var (K,G,V,Z vs); 3- (N=L değişikliği var)
[15.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.45]

ALAVERE:
"AL-VER" emrine uyularak ALA-VERE denmiş? AL'ın sonuna A veya E gelmiş,bunu da incelemek lazım. O eve VARA = O eve VARSIN demek, Tam orada DUR'a = Tam orada DURSUN demek mi acaba ?  ALA'da ALASIN; VERE'de VERESİN mi demek acaba.?
[06.10.1984; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.05]

ALAVERE:
Her iki köke'de (AL ve VER) A veya E sesli harfleri geliyor. Acaba bunun gibi buna benzer kelimeler var mı ? Aramak lazım.
[20.08.1986; Ev-Erenköy-İstanbul; 06.48]

ALA-VERE: ALARAK-VEREREK yüelemek veya boşaltmak;
İki fiilin "RAK" ve "REK" leri de düşmüş ki  "ALA-VERE" milletimizin dilinde yaşıyor.
[08.06.1986; Ev-Erenköy-İstanbul; ]

ALBAN: Arnavut'lara Batılıların verdiği isim.;  [44]
ERİVAN = ARBAN = ALBAN olmuş olabilir.
[13.01.1988; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.50]

ALBAY:
MİR = EMİR ; MİRZA = EMİRZADE ; MİRALAY = ALAY EMİRİ = ALBAY
[10.06.1986; Ev-Erenköy-İstanbul; ]

ALBERTO: İtalyanca İSİM;
Zannedersem İtalyanlar bazı kelimelerin sonlarını O yapıyorlar. ALBERT à ALBERTO vs. Bizde ALLAH-VERDİ kelimesi vardır. CAN-VERDİ vs. vs. ler. Bunlar Türkistan ağzı ile ALLAH-BERDİ, CAN-BERDİ vs. olur.   ALLAH-BERDİ à ALBERİ olur. (İtnlyanlar ALBERDO, ALBERTO ve diğerleri de ALBERD, ALBIRD, ALBIRT, diyebilirler.? )   ŞARL à ŞARLO = Çarlos;      KARL à KARLO = Karlos;    ANCEL à ANCELO = Melek;  DIMITR à DİMİTRO = Dimitros, Bedros.. Vs. ler incelemek lâzım. Tabii bol misaller bularak.
[21.08.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.20]

ALBİ:;Fransa'da Tuluz yakınında şehir.?;  [45]
Bence: ALP'den gelebilir.? Ve "ALP-Lİ" kelimesi = ALBİ olmuş olabilir.
[01.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.40]

ALBORG: Danimarka'nın kuzeyinde bir şehir; [46]
Bence: ALA-BURG = ALA-ŞEHİR manasına gelebilir.
[01.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.40]

ALCAZAR GUIVIR : Arap’ların KASRÛ’L-KEBİR kelimesini İspanyollar ALCAZARGUIVIR şeklinde söylemektedirler”[47]

ALDI-KAÇTI MAHALLESİ: Trabzon'da "Aldı Kaçtı Mahallesi" semti vardır. Zeytinlik mh. den Boztepe'ye doğru çıkarken Beş-Yol'un kesiştiği yere denir.
Bu kelimenin mahalli ağzı ile söylenişi ise şöyledir."ALDİ-GAŞDİ" : Burada AL-MAK’tan = ALDI'yı eski Trabzonlu ALDİ yapmış ve KAÇ-MAK'tan da = KAÇ-DI yerine GAŞDİ demiştir. Eski Trabzonlu dolmuşçuluk yapan arabalara da "KAPTİ-GAŞDİ" demiştir. Amma yeni nesil Trabzonlu bu güzel kelimeyi atarak minibüs veya dolmuş demektedir.
[04.06.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 06.29]

ALEV:
ALAV = YALAV = ALEV = ALAZ  Bu kelimelerin YAN-MAK veya N - L değişikliği ile YAL-MAK fiilinden yapılmış olabilir. YALAK = YALAĞ = YALAV ; YALAS = YALAZ = YALAŞ vs. ALAK = ALAĞ = ALAV = ALEV ; ALAS = ALAZ = ALAŞ vs şekillerine giroiş olabilir.
[22.04.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.05]

ALFABE: Kazakça:Alfavit;
Bence:ELİF + BE = ALFABE mi ?
[11.11.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; ]

ALFAVİT: Kazakça:ALFABE

AL-IM: Alacak,Borç; Divan-I Lügat Türk,Cilt:4 Sh:19;

ALIN: Başın ön tarafı;  [48]
ALĞA ( Kazakça) = İLERİ (Türkçe) ;
Bence İL-GERU = İleriye doğru,ÖN'e doğru.?… ALĞI  ŞART(Kazakça) = ÖN ŞART(Türkçe)… ALĞI SÖZİN CAZGAN (Kazakça) = ÖN SÖZÜNÜ YAZMIŞ (Türkçe)… ALĞI (Kazakça) = ÖNDEKİ,Birinci(Türkçe); ALDAN(Kazakça)=ÖNDEN(Türkçe) ALDA = ÖNDE; ALDAGI = ÖNDEKİ ? ;ALINAN ŞIgTI=ÖN IN DEN ÇIKTI; ALDINA = ÖNÜNE; AL-DAN = ÖN-DEN; AL-DI= ÖN'Ü Bence:AL (Kalın Şekli), ÖL/ÖN ise ince şli olsa gerek.? ALGI (ÖN'Ü) = AL-I-NGI = ALIN-I = ALIN olmuşbolabilir.
[15.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.20]

ALIP: Kazakça:Yiğit,Çok büyük,çok iri; [49]
Bence: A-LIP (iki hece) = Bir heceye dişince = ALP olur .. Bence: ALP kelimesinin kökünün aslının ALIP'tan geldiğini belirtiyor. 2 hece 1 heceye düşürülmüş.? Ben bu kelimenin AL-MAK 'tan geldiğini zannediyorum. Çünkü bizde : ALMAK için "Onlar o maçı alırlar.","O idareyi ele alır" vs. gibi tabirlerde: ALMAK üstün bir zeka , kabiliyet,kuvvet sonra bir üstünlük,bir zafer olarak telakki edilse gerek. ? ALIP = ALP = AL-BI ; AL-MAN= ALAN'lar vs. belki de aynı kökten gelebilir.ALP Kalın şekli,ELB ince şekli; ALAN Kalın şekli,ELEN İnce şekli olabilir.
[16.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 24.00]

ALIP-SATAR: Kazakça:"bir şeyi alıp satan";  [50]
Bence:ALIŞ-VERİŞ

ALIŞ-MAK, ALIŞ-TIR-MAK: “Git ateşi alıştır, yansın ki yemek pişsin. “
Bu fiilin kökü ALIŞ iki heceli bir kelime. Halbuki Türkçede umumiyetle fiillerin kökleri hep tek hecelidir. Ancak isimlerden fiil yapıldığı zaman isme ekler gelir, EV-LEN-MEK; EV-ER-MEK; SU-SA-MAK; YOK-LA-MAK vs. gibi.
ALIŞ eğer bir isim ise ona fiil yapan bir ekin gelmiş olması lâzımdı?
YAN-MAK’tan à YANAK à YALAZ à ALAZ veya ALAV ateş demek olsa gerek?. O zaman ALAZ-LA-MAK demek lâzım?. ALAZ-MAK veya ALIZ-MAK ya da ALIŞ-MAK dememek lâzım?. Amma ALIŞ-GA-MAK belki denebilir, ki o da ALIŞ-LA-MAK demek olur. ALIŞ-TA-MAK veya ALIŞ-SA-MAK à ALIŞ-MAK olabilir?. Zannedersem Azerice ALIŞ-GA-MAK şekkinde bir fiil kullanıyor.
[08.10.1988 Ev-Erenköy Saat: 08:55]

ALİ ŞİR NEVAİ: Ali Şir Beg,Emir Ali Şir'de denir.; Çağatay Şairi Heart(1441-1501) Geniş Bilgi: [51]

ALİŞAK: Türkmen Sarık Oymakları;  [52]
Bence: ALİ-ŞAH
[09.05.1976; Ev; 15.55]

ALLAGA İŞANU : ALLAHA TEVEKKÜL
HßàG ; İŞANU = ? ; İNANU ??

ALMAATA: Kazakistan'ın Başkenti Eski Haritalarda ki isim ALMA-ATA şeklinde yazılıdır.;
Kazakistan'ın halen başkenti olan ve son günlerde adının ALMATI olduğunu dünyaya duyuran şehir.Güya bu şehri Ruslar kurmuşlar ve adını da ALMATI diye koymuşlar.diyorlar? Aslının incelenmesi gerekir. TALAS-ÇİMKENT'lerin orta ilerisinde EVLİYA-ATA diye bir şehir var.Sonu ATA olan bütün yer isimlerini incelemek lazım.Bizdeki Faik Reşit Unat,Tarih Atlası'nın 25,sh.sındaki Cengiz İmp.luğu (1 77) ve Parçalanması(1330) isimli haritasında "Çağatay Hanlığı" sınırları içerisinde ISSIK Göl ile BALKAŞ Gölü arasında ve Balkaş gölüne güneyinde dökülen İLİ nehrinin dirsek yaptığı yerde  ALMALIK adlı bir şehir gösterilmiştir.ki burası ALMA-ATA olma ihtimali vardır. Evliya'laarın yattığı şehirlerin sonlarında (__ATA) 'lar veya (__DEDE)'ler var.HASAN-DEDE,EVLİYA-ATA vsç.gibi ALMALIK = ELMA-LIK'ta olabilir. ALMALIK: ALMA-PAZAR yeri de olabilir.
[19.03.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.05}

ALMAATA: Türkistan'da şehir;
Acaba bu isim ALMA-ATA'nın şehri'nden kısaltılarak gelmiş olmasın?; ALMA ATA'nın yeri = ALMA ATA ?
[19.12.1993; Ev-Erenköy-İbtanbul; 11.12]

ALMALIK: Balkaş gölü'nün güney doğusundaki bir şehir.;  [53]
Tercüman Gazetesinin "Büyük Tarih Atlası'nın 22.sahifesinde Balkış'ın güneyinde ALMA-ATA şehri var.Hem de ALMA ayrı ATA ayrı yazılmış.?Bu iki şehir acaba aynı mı.? Ruslar şimdi de  ALMA-ATA'yı = ALMATI yaptılar ? İncelemek gerekir.
[18.06.1986; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.44]

ALMANLAR:: "Alman Karakteri" "..hiçbir millet yoktur ki ırkından ALMANYA kadaar söz etmiş olsun.Oysa bu ırkçı millet etnik bakımdan birleşmiş değildir.Çünkü içinde enazından üç ayrı ırk vardır ki bunlar CERMEN'ler,ALPİN'ler ve İSLAV'lardır.."  [54]
1- CERMEN'ler. Bence bu CER-MEN kelimesinin son'undaki MEN eki  kişi,insan,adam manasına gelen eski Türkçe bir kelimedir. Mesela :ŞİŞ-MAN;KOCA-MAN;TÜRK-MEN;TEREK-MEN vs.vs. gibi. CER-MEN kelimesinin başındaki CER kelimesi ise, EĞMEK'ten=EĞER=GER=CER=CER=ER vs. şekillerine girmiş olan ER,ERGİŞİ,(ER-KES=ER-KEK) yiğit manasına gelse gerektir ki ER-KİŞİ'ler,ER-MEN'ler = CER-MEN'ler demek olur.? Tabii bunlar yüzdeyüz doğruluğu ispat edilinceye kadar birer faraziyelerdir.Bunu her zaman tekrarlıyorum. 
2- ALPİN'ier: ALP-DAĞLARI'na adını vermiş bir boy..ALP kelimesi AL-MAK fiilinden yapılmış çok eski Türkçe bir kelimedir. Rahmetli Yusuf Has Hacip Bey,Kut-Atgu-Bilig'de:"ÇERİĞ'in KÖRSE ALP-ER BAK,ARSLAN BOLUR" diyor. (Askerin görse yiğit-er gör ki aslan olur.) ALP-MAN = ALP-KİŞİ = YİĞİT KİŞİ demektir. ALMAN kelimesi ise, ALP-MAN kelimesindeki "P" harfinin düşmesi sonunda meydana gelmiş olabilir. ALP-MAN = AL-MAN olmuş olabilir.?
[13.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 10.50]

ALMUS:
ALA+MURT

ALP: Yiğit,Kahraman,Bahadır, Kaz:ALIP; [55]

ALPAGUT "Tek başına düşmana saldıran hiçbir yandan yakalanmıyan yiğit" TOB..ALPAGIT:KAZ-ALPAVUT; [56]
__VUT,__GUT ekleri bana ARNA-VUT, HIR-VAT vs. eklerini hatırlatıyor.? "YIL-PA-GUT : Bk,ALPAGU" Orhun Abideleri 140,sh. "ALPAGU = ALPAGUT" Orhun Abideleri 102,sh.

ALPAGUT: "ALP(Göktürkçe) = ALP,Kahraman,Cesur,Yiğit; Zori Çetin, Sert, Müthiş(Türkçe) " ALPAĞU,ALPAĞUT (Göktürkçe) = Yiğit,tek başına düşmana saldıran,yakalynmayan asker,subay rütbesi (Türkçe) YILPAĞUT (Göktürkçe) = Bk. ALPAĞU (Türkçe)
[11.06.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.31]

ALPAMIŞ DESTANI: ALPAMIŞ DESTANI: ..Buhara medreselerinde,NEVAİ 'nin eserleri okutuldu. Halk ruhi gıdasını mistik rivayetler yanında (MANAS),(ALPAMIŞ) vb.gibi milli destanlardan alıyordu. Özel destan anlatanlar zümresi teşekkül etmişti. Kırgızlarda (MANAS Hikayecileri ) MANASCI ;diğer boylardan (BAHŞİ)ler ve AKIN'lar ortaya çıkmıştır.";  [57]
MANAS ile ALPAMIŞ Destanları yanında daha birçok destanlar varmış. Ancak bu ALPAMIŞ DESTANI bana SÜMER'lerin GILGAMIŞ DESTANI'nı hatırlatıyor. Dikkat edilecek olursa her iki kelimenin de sonunda __AMIŞ kelimeleri var. Birincisinin içinde ve başında ALP kelimesi var. Acaba burada  AMIŞ bir isim midir? Yani bu kelime ALP-AMIŞ'mıdır.? Diyarbakır'ın eski isminin AMİT olduğu hatırlanırsa,demek ki burayı da kuran AMİT isimli bir yiğitmiş. Sonra GIL-GA-MIŞ veya GILG-AMİŞ şeklinde acaba yazılabilir mi? O zaman bu GILGAMIŞ kelimesinin başındaki GIL veya GILG kelimesi ile sonundaki AMIŞ veya GAMIŞ'ın ise bir isim olması gerekir.
Ancak ALP-AMIŞ kelimesinin sonundaki AMIŞ ekininde KAMIŞ veya GAMIŞ olması da mümkündür. Diğer taraftan KAMIŞ ile yapılmış bazı şehir isimleri de var.KAR-GAMIŞ; SARI-KAMIŞ vs. gibi. Acaba buradaki KAMIŞ veya GAMIŞ'ların  ALPAMIŞ'daki AMIŞ ile bir alakası var mı.? Acaba Türk Tarihinde AMIŞ veya AMIK veya AMITaveya KAMIŞ-GAMIT-KAMIT-GAMIT vs. gibi isimler var mı ? HATAY'ımızda AMİK OVASI 'nın olduğunu biliyoruz. O zaman ALP-AMIŞ = ALP-AMIK = ALP-GAMIŞ demek her halde,yiğit osman, yiğit ali vs. gibi bir manaya gelse gerektir. O zaman GIL-GAMIŞ acaba ne manaya gelir.?
[11.11.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.30]

ALPASLAN:
ELBİSTAN'ın ALPASLAN'dan geldiği söylenir.? [01.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.40]

ALPAVİT: İsim:1-Çok büyük,yiğit,kahraman,2-Büyük toprak sahibi;  [58]
Bence: Bu kelimenin içinde ALP kelimesi var.
[16.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.55]

ALPLER: İtalya,İsviçre,Avusturya'ya kadar uzanan dağlar. [59]
Bence: ALP: Eski Türkçe'de YİĞİ ,ER demektir. Bu ALMAK'tan gelebilir.
[01.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.40]

ALPLU: Afşar Oymakları,  [60]
[25.08.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.35]

ALPU:
ALP+LU ?

AL-SA: Almak ,İstemek; [61]

ALSA: ALŞA=isim. Yemiş Ağacı,bu ağacın verdiği koyu kızıl renkteki ekşimsi meyve; [62]
Bence: ALCA,KIZILCA,KIZILCIK,KARAYEMİŞ vs.vs. gibi renklere istinaden meyve isimleri vardır. MOR renkli,dikenlerin meyvesi vardır. Bu MOR renginden dolayı Trabzon'lular MORA derler.
[16.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 10.20]

ALT: = AST Üst'ün tersi ALT veya AST ..;
Bilhassa askerlikte ÜST ve AST kelimeleri çok kullanılır. Ancak bir şeyin ÜST'ü , ALT'ını tarif ederken de daha ziyade ÜST,ALT tabirleri kullanılır. Eğer kelimenin yapılışı itibarı ile asıl ve ilk manası itibariyle ALT = AST aynı manaya geliyor ise o zaman (L = S) eşitliği ortaya çıkıyor demektir. ALT =  ART veya ARD 'ların aynı olması lazım ? Şimdi bu üç kelime şöyle bir seyir takip edebilir. ALT=ART=AZT=AST yani L,R ; R,Z; Z,S değişimi olmuş olabilir.? Şimdi aklıma ASRA : AST-DA, ÜZRE : ÜST-DE kelimeleri geldi. Bu kelimeleri de incelemek lazım.
[23.04.1988; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.15]

ALTAMURA: İtalya'da çizmenin topuklarına yakın,Toronto ile Bari şehirleri arasında bir şehir.;
1-İtalyanlar kelimelerinin SON'larına umumiyetle bir sesli harf getirirler. Bu harf "O","A","İ","E" vs.olabilir.? Bu itibarla ALTAMUR kelimesi ALTANURA olabilir.?
2- ALTAMUR = AL-DEMİR veya Türkistan ağzı ile AL-TEMÜR olabilir.?
3- AL-TA-MUR-A :Bu şekilde ise AL-LI-ŞEHİR manasına gelebilir. Eski Türkçe'de YURT kelimesi: DURT,DUR,DU,BURT,BURG,BUR,BU,HURT,MUR,MUT,MU vs. şekillerine girmiştir. BOR,BOR-LU;MOR,MOR-LU yer isimleri olan eski şehirler vardır. Bunların sahibi ise eski Türklerdir.ANA-MUR = ANA-YURT vs. OĞUZ-YURDU = UZ-MURT = İZ-MİR vs. olmuş olabilir.
[28.01.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 10.55]

ALTIN DAĞLARI: Doğu Türkistan'da ve Doğu Türkistan'la Tibet arasında büyük dağlar.
Güneydoğu Anadolu'da  Şırnak, Beytüşşebap ile Hakkari (Çölemerik) arasında 3250 mt. varan yükseklikteki dağlara verilen isim. Bu dağlara da bu isimler ne zaman ve kimler tarafından verildi.? Acaba bu dağlardan ALTIN çıkarıldığı için mi, bu dağlara ALTINDAĞLARI adı verildi.? Doğu Anadolu'da pek çok yer,köy vs. isimlerinin aynısı TÜRKİSTAN'da da var .GERCÜŞ,ÇÜNGÜŞ,KARAŞAR (Sivasta),ANİ (Türkistan'da ANSİ var);KAŞGAR Dağları (K.Doğu Karadenizde) KAŞGAR şehri D.Türkistan'da; KAŞKAR'lar MÖ yıllarda Hititler zamanında Kuzey Karadenizdeki KAŞGA'ların da bu KAŞKAR'ların KAŞKAR'ların akrabaları olsa gerek.?; AKSU bizde var,Kaşgar şehrinin kuzeydoğusunda da AKSU var; Bizde KULA var,D.Türkistan'da KULCA var; Bizde FOÇA var,Orada da KOÇA (KUCA) var. Vs vs. Bu gibi pekçok daha benzer  isimler .Bunları tespit ederek ortak isimleri bulup meydana çıkartmak lazım. NOT:Muhterem Prof. Dr. Muharrem Ergin Bey "Orhun Abideleri" kitabının 102.sayfasında "ALTUN YIŞ : (y.a.) ALTIN ORMANI, ALTIN-DAĞI = ALTAY DAĞI " olarak göstermiştir.
[28.01.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.45]

ALTIN DAĞLARI: Güneydoğu anadolu'da Şırnak,Beytüşşebap ile Hakkari (Çölemerik) arasında 3250 mt.varan yükseklikteki dağlara verilen isim. Doğu Türkistan'da ve Doğu Türkistan'la Tibet arasında büyük dağlar..
Acaba ALTIN DAĞLARI ismi bu yere ne zaman verilmiştir. Çünkü bu Türkçe isimde olan dağlar Doğu Türkistan'da da var. Zira bu Güneydoğu Anadoluya MÖ 5000 yıllarından önce eski Türkler gelip yerleşmişler ve bugünkü KÜRT TÜRKLERİ onların ahfadıdır. Tıpkı bugünkü TACİK'lerin SAKA Türklerinin torunları olduğu gibi..
[28.01.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.45]

ALTMIŞ: Bence bu ALT-MIŞ kelimesinin ( 6 * 10 = 60) yani : ALTI-ON olmasını veyahut ALTON , ALTUN vs. vs. olmasını tahmin ederdim. Amma (ALTI-ON) yerine (ALTI-MIŞ) yani ALT-MIŞ yapılmış ? Diğer Türk Boylarındaki şekillerini de bilmek ,öğrenmek gerekir. Yani ALTI-MIŞ= ALTI (6) ,MIŞ (10) = ALTIMIŞ = ALTMIŞ
[19.04.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.20]

ALUCRA:
ALA +UCRA ?

ÂMÂ: Ama=Kör? Görmez,
GÖR-MEK'ten = GÖR-ÜR; GÖR-MEZ ; BAK-MAK'tan = BAK-AR; BAK-MAZ..GÖR-MEZ ; A-BAK = BAK-MAZ ? ; A-MAK = AMA ?? Olamaz mı .?
[20.11.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 06.28]

ÂMÂ: Gözleri görmiyen kişi;
Acaba bu kelimeyi şu şekilde düşünebilir miyiz  A+MA = A + BAK = A + BAKAR ? Yani A'ya olumsuz eki desek, BAKAR'a da GÖREN desek yani BAKAMAYAN,GÖREMİYEN manasına gelebilir mi.? Galiba BESİR arapça GÖRÜR = BAKAR demektir. K = S ve A = E değişikliği ile BAKAR (Kalın); BESİR (İnce) olur.
[12.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.15]

AMAKUSA: Japonya'da bir şehir.; [63]
AMA-KUSA = MA KUSA = MA GOSA ? Bu Amakusa kelimesi ile MAGOSA kelimesinin kardeş kelimeler olduğunu ve aynı kökten gelmiş olduğunu ve aynı manaya gelebileceğini tahmin etmekteyim. Ancak KIBRIS neresi,JAPONYA neresi,? Eğer öyle ise o zaman bu iki ismi böyle çok uzak yerlere veren ,takan milletin de cihanşumul bir devlet olması lazım.
[01.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.00]

AMASRA:
AMAS + RA

AMASYA:
AMAS +YA

AMASYA: "AMASYA civarında ve Suluova’da bulunan HÜYÜK’lerden elde edilen çanak çöklek enkazı; kasabanın Milattan en az  3000 sene evvel kurulmuş ve sırasıyle KHALKOLİTHİK,BAKIR Çağı,HİTİT ve PHRYG devirlerinde iskan sahası olmuş bulunduğunu göstermektedir. "STRABON’a göre kasaba Milattan binlerce sene evvel  AMAZON sülalesinden AMASİS tarafından kurulmuş ve hükümdar AMASYA’da uzun müddet hükümran olması sebebiyle kasabaya ismini vermiş, önceleri AMAS, sora AMASYA denilmiştir Yine STRABON’a göre sonraları ETİLER’in ve ASURLAR’ın eline geçen AMASYA milattan 3 asır evvel PONTUS Krallarının hükümranlığına intikal etmiş ve devlet merkezi ittihaz olunmuştur. Bir aralık ROMALILAR tarafından da zaptedilen AMASYA,miladın 8.asrında BİZANS hakimiyeti altında bulunmuş ve ARMENİAKAN vilayetinin kalelerinden birisini teşkil etmiştir. AMASYA 712 (128) tarihinde kısa müddet ARAPLARIN eline geçmiş,ARAPLAR’dan tekrar BİZANS hakimiyetine girmiştir. ARAP  müverrih ve seyyahlarından İBNİ BİBİ ve İBNİ BATUTA AMASYA’nın ismini HARŞENE olarak kaydetmektedirler. DANİŞMENTLİLER’e ve onlardan alınarak ta İkinci  KILIÇARSLAN tarafından KONYA sultanlığına katılmış ve nihayet  MOĞOLLAR’ın eline geçniştir."(Türkiye Ansiklopedisi,Cilt:1,Sh:179) "Bir başka rivayete göre AMASYA’yı fetheden DANİŞMENT AHMET GAZİ ‘nin eşi  ÜMMÜ ASİYE bu şehirde oturduğu için AMASYA ismi ona izafeten verilmiştir,En doğrusu da budur”  [64]  
[Ev-Erenköy-İstanbul,Saat:20.15]

AMASYA: "MÖ.1.Asırda Amasya'da yaşıyan Tarih ve Coğrafya Bilgini STRABON'a göre AMAZON'ların kraliçesi AMASİS ,AMASİS ŞEHRİ manasına gelen AMASEİA ismini vermiştir.""Diğer bir rivayete göre AMASYA şehrinin dağlarında ELMOS madeni çıktığından ELMASİYE olan ismi zamanla AMASYA olmuştur.Fransız seyyahı PARROT'un hatıralarında AMASYA isminin AMASİYE'den geldiği ortaya atılmıştır.Amasya isminin ELMA DİYARI manasına gelen ELMASİYE den geldiği kuvvetle ihtimaldir.Bir başka rivayete göre AMASYA'yı fetheden Danişment AHMED GAZİ'nin eşi ÜMMÜ ASİYE bu şehirde oturdu.Amasya ismi buradan gelmektedir.En sağlam olanı bu sonuncusudur.” [65]
Diğer Ansiklopedilerde ne bu bilgiler var,ne de şehre AMAZON'ların isim verdiğini açıklayan bir ifade var.? Ayrıca meşhur tarihçi LÖNORMAN'ın MÖ 1340 yılında Türkistan hükümdarı İLİ HAN'ın Amasya'ya oğlu BARUM HAN'I vali tayin etmesinden de hiç haber yok.? Acaba İLİ HAN'ın diğer oğlu ve KARİT'e vali olan AMAS HAN'ın adından mı geliyor..? Yoksa Türkistan Hükümdarı ile oğulları AMAZONLAR olarak mı söyleniyor. Tabii bu ilmin tarafsız bir gözle incelenmesi lazımdır.
[04.11.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.06]

AMASYA: "Tarih:İlk Çağda AMASEİA adıyla bilinen kent,Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerindendir. Kentin adı İ.Ö.1400'lere tarihlenen HİTİT metinlerinde HAK-MİŞ olarak geçer." "Kaşka'ların saldırılarını püskürterek kuzeye çekilmelerini sağladı. Kent HELLENİSTİK PONTOS Krallığı döneminde önem kazandı. MİTHRİDATES I KTİSTES 'in yaklaşık İ.Ö. 300'de kurduğu krallığın, SİNOP'un PHARNAKES- I tarafından İ.Ö.183'te ele geçirilmesine kadar başkentliğini yaptı…" [66]
[18.05.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.50]

AMAYIN AMAYN : Bir Türkü’de geçiyor.
AMANà AMA-Y-N yani A+MAYN hece gene ikide kalıyor. Son hecedeki A seslisi ile N sessisi arasına Y harfi geliyor. Acaba başka misalleri var mı? Araştırmak lazım.
[04.08.1988 Osman’ın Evi-Erenköy Saat:09:00]

AMBAR : Kürtçe de kullanılan kelime

AMHARA: Habeşistan'da eyalet;
HAN-BURG = HAN-HARA = HAM-HARA = AM-HARA
[22.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.25]

AMHARA: Habeşistan'da Eyalet;
KALAK = KARAK = HARAK ta sonlardaki "K" düşmesi ile ;  KALA = KARA = HARA  olmuş. KAN-GALA = KAN-GARA = KAM-HARA = AM-HARA (Habeşistan'da eyalet)
[22.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.20]

AMORGOS : Ege denizi’nde ve İstanbul’un karşısında bir ada
AMOR+GAS → AMUR+KÖYÜ ? olamaz mı? Amur Nehri nin AMUR’u ile bu AMOROS’un AMOR’u arasında bir ilgi – bağ olamaz mı?

AMU DERYA : Türkistan’da (Batı) Tacikistan’dan çıkıp Aral Gölüne dökülen tahminen 1000 km. uzunluğunda bir nehir.
[19.09.1988 Ev-Erenköy Saat: 10:00]

AMUK GÖLÜ : Hatay’da bir göl. Karasu ile beslenen bir göl
[19.09.1988 Ev-Erenköy Saat: 10:00]

AMUR NEHRİ : Moğolistan’da çıkan ve Japon denizinin kuzeyinde sahalin adasının kuzeyinde denize dökülen nehir. Tahminen 2000 km. uzunluğunda..

AMUR: AMUR IRMAĞI Altay dağlarından çıkıp,Japon Denizi'ne dökülen çok büyük ve çok uzun bir nehir..
AMUR RI'ler : Filistin - FENİKE yöresinde eski yerliler.
[09.04.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 09.50]

ANA: Türkçe:Ana; Arapça:Umm; Yahudice:Em; Macarca:Anya; Romence:Mama; Japonca:Haha;
NEREYE = HARAA ( N- H) değişikliği. "Hardan Geliysen= Nereden Geliyorsun", Bizim eski türkçede de (N-H) değişikliği var Japonların HAHA'ları NANA olabilir.? Eski Türklerde ANNE :EMMEK'ten yapılmış = EM-GEK imiş galiba ? Macarlar ANA'ya ANGA = ANYA diyorlaarmış.? 
A) EMGEK (GEK düşmüş) = EM = Yahudice ANA  
B) EM-GEK (Başta E U değişimi ve sonda GEK düşmesi) = UM Arapça'da ANA       
C) EMGEK (E-A ;M-N; G-Y; E-A; Sonda K düşmesi)  = ANYA Macarca ANA       
Ç) EM-GEK (G-M değişimi ve soda K düşmesi) ve  İkileşme olarak = EMME = EME = ENE = ANA = NANA olabilir.Yine EMME = MAMMA = MAMA , Ya da NANA = HAHA olabilir. İncelenmesi gerekir.
[27.12.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 12.08]

ANABAR: “Yenisey'den doğu'ya doğru Kuzey Buz Denizi'ne dökülen akarsular Pyasina, Taymir, Keta, Katanga, ANABAR,Olenek ırmaklarıdır. Bunlar birbirine paraleldir. Katanga güneyde Kotui ve Mojero kollarını alır. ANABAR ve Olenek, Yakutistan'da kalırlar.;  [67]
Burada ANA ile başlayan ve BAR ile son'a gelen EK'ler üzerinde çalışmak lazımdır. ZENGİ-BAR (Yeni Yurt ? )var,ANA-BAR (Ana Yurt.?) var. ANA-HAR var.? İncelemek lazım.
[17.03.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.25]

ANA-DOLU:
KAL-MAK'tan (M düşmesi)= KALAK = KALIK; KALAK(Son hece düşmüş) = KAL,HAL,GAL; KAL(Başta K düşmesi)= AL,EL,İL ;KAL,BAL,TAL,DAL,PAL___ KEL,BEL,TEL,DEL,PEL ___ KİL,BİL,TİL,DİL,PİL___KUL,BUL,TUL,DUL,PUL___KOL,BOL,TOL,DOL; AĞAÇ DOLU : Ağaç yeri,yurdu;  ARMUT DOLU : Armut yeri, yurdu;  BAKIR DOLU : Bakır yeri,yurdu ; ANA DOLU :Ana Yurdu; RUM ELİ : Rum yurdu
[26.05.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.30]

ANADOLUNUN TÜRKLÜĞÜ: "Anadolu'nun M.Ö. 1000 ve 2000 senelerinde pekçok Oğuzların kütleler halinde gelerek buraya yerleştikleri bilgileri var." [68]

ANAGAY: "Avarların kaanı ANAGAY'I öldürdü. .Avar'lar 568 de Orta Avrupaya Gittikleri Zaman başlarında BAYAN-KAĞAN adlı biri bulunuyordu. UKRAYNA, MACARİSTAN, BULGARİSTAN, ÇEKOSLAVAKYA,SIRBİSTAN,HIRVATİSTAN topraklarını içine alan büyük bir imp.kurdular." "Buralara süratle yerleştiler. Tarih sahnesinden 835 yılında silindiler. Avrupada FRENK İSTİLASI sırasında Hristiyan olmuşlardır." [69]
1- Ben Hopa Ortaokulu birinci sınıfta iken (1937 ?) Fransızca öğretmenimiz Ali Özbek Bey,uzun zaman kaldığı Macaristan'da Hıristiyan Avar köylerinin var olduğunu söylerdi.
2- ANAGAY'ın GAY'I = ÖGE-DAY'lara benziyor.
3- Hıristiyanlaşanlar Türklükten kopuyor.
4- Müslümanlaşanlar Türk kalıyor. .HUNLAR, AVARLAR, KUMANLAR, PEÇENEKLER; OĞUZLAR (UZ'LAR), BULGARLAR, GAGA-UZLAR (ATA OĞUZLAR)= AĞA-OĞUZLAR = DEDE OĞUZLAR) vs. vs. ler MACARLAR lar hep bu günkü Çekoslovakya,Macaristan ,Ukrayna,Sırbistan,Hırvatistan Karadağ,Bulgaristan,Romanya,Kırım vs. yerlere yerleşmişler. .Evet bunlar buralara yerleşmişler ve hıristiyan olmuşlar. Belki de GAGAUZLAR hariç hepsi bulundukları yerlerde eriyip gitmişlerdir. Demek ki bizleri yavaş yavaş islamiyetten koparıp isim vermeden hıristiyanlaştırmak isteyenlerin gayeleri bu?..
Allah-u Tealâ bizleri korusun .AMİN
[10.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.00]

ANAMANİŞLAR: "AKAMANIŞ'lar soylu RASAR GADA kabilesinin bir kolu, adını efsanevi ataları AKAMANIŞ'tan alır. .AKAMANIŞ'ın torunlarnndan biri olduğu sanılan Büyük Kiros II , MÖ 550 yıllarında aynı adı taşıyan hükümdar sülalesinr kurdu. Bu sülale ilkel 10 İran kabilesini bir araya topladıktan ve MED hükümdarı ASTİAGES'I yendikten sonra eski doğu ülkeleri üzerinde hüküm sürdü Ie VI.yy ın ortalarından IV.yy.ın sonlarına kadar yavaş yavaş burada birliği sağladı. İran hükümdarları Büyük İskender'e karşı duramadılarsve sülalelerinin son temsilcisi olan DARİUS II 331 deEARBELA'da Büyük İskender'e yenildi.Bir yıl sonr  da 330 da DARİUS kendi adamları tarafından öldürüldü."  [70]
AKAMAN-KİŞİ'ler à AKAMAN-İŞ  olmuşn Yani KİŞİ à _İŞ_ olmuş. HER-KİŞİ à  HER-KEŞ veya HER-KES ol uş, yani İKİŞİ = _IS_ olmuş.İŞ,lÇ olmuş ? Veya İZ, AZ vs. olmuş. ? BEKOVİÇ à BEK-OĞLU'mu?;  EMİROVİÇ à REMİROĞLU'mu ? ,sYoksa DEMİR-OĞLS HASAN adının Sarplaştırılması için SON'a (İÇ) mi getiriliyor.? OĞ-LU àà OV mu oluyor. Ve Hasan Demiroviçaveya Ali Bekoviç mi yapıldı.? ŞAM-LI-OĞULLARI à ŞAM-İZ'ler olmuş ?
[24.11.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.25}

ANAMUR:
ANA +MURT (YURT) ?

ANAPA: "Kırım'ın sağında ,Azak denizi'nin güneyinde,KERÇ boğazının Karadenize doğru dışında Deniz kenarında NAVOROSİİK'in yanında bir şehir.”;
Bizim KEFE olan sehirle karadeniz'in kuzeyinde ve KERÇ boğazının yanlarında eski tarihi iki şehir. ANAPA'da : Bize göre KEFE'nin sağ tarafında Trabzon - Ordu arası mesafede ANAPA şehri. ANA + OBA 'dan geldiğini tahmin ediyorum. ANA+O BA = (ANA+PA) olmuş.Türkiye Gazetesinin "Cezayir Gerçeği" adlı Tefrika'da bir Cezayir haritası var.Ve burada Cezayir şehrinin doğusunda ve deniz kenarında (ANNABA) isimli bir şehir var.Bu ANNABA ismi ile ANAPA isimleri BENZER isimler olabilirler.
[06.06.1997; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.20]

ANAPA: ile ANAPA isimleri BENZER isimler olabilirler.;  [71]
1- ANAPA = ?    AN-APA = HAN-OBA'sı ? = KAN-OBASI      KAN-OBASI = AN-OPA = AN-APA..
2- ANAPA  = ?  ANA-OBA = ANA-YURT (ANA-MUR gibi)     ANA-OBA = ANA-BA = ANA-PA
[03.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.46]

ANAPA: Kırımda şehir.;
1- ANA-APA = ANA-ABAT ?  
2- AN-APA = KAN-ABAT ?  ANKARA = Han Şehri

ANA-Y-IN:  [72]
10,09,1991 akşamı TV'de halk türküleri söylenirken ANA-Y-IN ve BABA-Y-IN yani ANA-N-IN ve BABA-N-IN .. Şimdi bu kelimelerdeki "Y" harflerinin oluşmalarını inceleyelim.Bunun akışı herhalde şöyledir:  ANANG-IN buradaki NG (G) si düşerse ANA-G-IN veyahut BABA-G-IN olur. Ve bu G harflerinin Ğ veya Y ye dönmesi sonucunda ise: ANA-Y-IN ve BABA-Y-IN olmuş olur.
[11.09.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.55]

ANCONA: İtalya'da bir şehir; [73]
AN-CONA = HAN-KONAK = HAN-ŞEHRİ
[03.12.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.10]

ANCUD: Şili'de şehir;[74];
AN-CUD = HAN-CURT = HA-YURDU
[03.12.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.10]

ANDİCAN:
AN-Dİ-CAN = HAN-LI-KENT ?

ANDİCAN:
AN-Dİ-CAN = HAN-LI-KENT ?
[26.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.55]

ANDİCAN: Asya'da şehir; [75]
AN-Dİ-CAN = HAL-LI-KANT ?
[03.12.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.10]

ANDORRA:
İspanya ile Fransa arasındaki ANDORRA:HAN şehri  manasına gelen : KAN-KALAK'tan GALAT şekli olabilir.?     KAN-KALAK = AN-DORRA  Değişme İhtimalleri:
1- Baştan "K" düşmüş  
2- K-D değişimi  
3- A-O değişimi  
4- L-RR (İkizleşme) 
5- Sondan "K"  düşmüş
[10.11.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 07.03]

ANGARA: Baykal Gölünün kuzey ucunda şehir.;
ANGARA veya ANKARA: ANGARA= Baykal gölünün kuzey ucunda bir şehir. Ve bir ırmak adı. AN-GARA = AN-GALA = HAN-GALAK = KAN-BALIK manasına bir isim. Burada ayrıca (L-R) değişimi var. Ve sondaki harfin (K,S,T,B,vs.) düşmesi var.
[19.10.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.06]

ANGERS: Fransa'da şehir; [76]
AN-GERS = HAN-GERT = HAN-YURDU
[03.12.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.10]

ANGOLA: Afrika'da devlet;
AN-GOLA = HAN - GALA = KAN - GALAK = HAN - YURDU = HAN-MEMLEKETİ   manalarına gelebilir.
[11.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.15]

ANGOLA: Afrika'da ülke;
Afrika'nın AN-GOLA'sı ise acaba KAN-GALAK = HAN-ŞEHRİ'mi demektir.?
[27.07.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.29]

ANGOLA: Afrika'da Ülke; [77]
AN-GOLA = HAN-GALAK ?
[03.12.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.10]

ANGORA:
Baykal(zannedersem büyük göl demekmiş) gölü'nün güneybatısına dökülen ANGORA nehrinin bir ucu herhalde OBİ nehrine ulaşır. Baykal gölüne dökülen göle yakın İRKUTSK şehri ile onun karşısında ANGARSK şehri,herhalde AN-GORA şehri demek olsa gerek.?  Ve bu şehirden ismini alarak Sayan Dağları'na kadar uzanan bu nehire de ANGORA nehri deniyormuş.? ANKARA'mızın eski adı ANGARA'dır. ANGARA ile ANGORA aynı manaya gelse gerek. Bana göre HAN-ŞEHRİ olsa gerek?.Türkiye'de ve Önasya'da,hatta balkanlardaki  böyle çift isimleri tesbit ederek bir yerde toplamak lazım. Hatırımdaki bazı örnekler: (BİZDE/TÜRKİSTAN'da) ANGARA/ANGORA; KAHTA/KAHTA; MOHAÇ-KALE/MOHAÇ; KARAŞAR/KARAŞAR; OTRANTO/OTRAR Mohaçkale:Azerbaycan'ın kuzeyinde Hazer kenarında Dağıstan'da şehir/Mohaç: Macaristan'da büyükçe bir ova
[17.03.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.45]

ANHALT: Almanya'da şehir; [78]
AN-HALT=AN-KURT=AN-YURT
[03.12.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.10]

ANİ: Kars'ın Doğusunda Eski Şehir; [79]
AN-İ ; AN=HAN=KAN=KAĞAN ; İ = Nİ = Lİ ANİ = HAN-ŞEHRİ
[03.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.00]

ANKARA:
_AN-KARA ?  (Han Şehri) ; _ MAL-KARA ? (Mal Şehri)
[11.02.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.35]

ANKARA:
ANKARA 1919'da 15000 nüfuslu bir kasaba,Ankara'yı kuranlardan 1919'a ne kalmış olabilir. Bahusus M.S.da hıristiyanlaşan Ankara ve Anadolu hep Rum olmadı mı? Ve Yunanistan'a gitmedi mi, İlle de ilk sahibi desek bile en önceki ilk sahibinden İSMİNDEN (ANKARA) başka ne kaldı ki.? Ki o isimlerde bile eski Türklük kokusu var. KAN-GALAK = KAN-GARAK = HAN-GARA = AN-GARA = AN-KARA olmuş olabilir. Tabii en azından 5-10 bin yıl içinde. Bu bilgileri Anadolu'da Emperyalist politika takip edenlerin,siyasi maksatları için, ilmi tahrif ederek,gerçekleri örtbas etmek isteyenlerin suratına bir şamar olarak vurmak için söylüyorum. İLİM,politikanın,siyasetin emrine girerek,tahrif edilerek çığırından çıkartılmamalıdır. Belki ilim siyasete ışık tutabilir.
[27.12.1984; Ev-Erenköy-İstanbul; 09.40]

ANKARA:
HAN  +KARAT (şehir) ?

ANKARA:
KAN-KARA = HAN-KARA = AN-KARA
[20.04.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.25]

ANKARA: "Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen,Anadolunun eski şehirlerinden biri de ANKARA’dır. Tarihte ENGÜRE’ye ANGARA,ANKYRA,ANGORA gibi isimlerle bilinen şehir bugünkü adıyla meşhır olmuştur.
Osmanlılar döneminde vilayet merkezlerinden biri olan Ankara,23 Nisan 1920’den itibaren de Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin fi’li merkezi oldu. Milli mücadele bütün safahatı ile buradan idare edildi.Bu sebeple ANKARA’nın şehir olarak ön plana çıkışı Milli Mücadele ile başlar. Bu tarihte otuzbin nüfuslu bir ilin merkeziydi. Yeni Kurulan Cumhuriyete daimi bir başkent aranırken müzakereler yapılmış, başta İstanbul olmak üzere pek çok şehir için, sözler söylenmişti. Sonunda 13 Teşrin-i Evvel (Ekim) 1923 tarihli bir kanunla “Türkiye devletinin makarr-I  idaresi Ankara şehridir.”   Denilerek Ankara resmen başkent olmuştur. “[80]

ANKARA’nın "HAN-KALAK" (HAN-ŞEHRİ) ? olma ihtimali vardır.
a) = AN-GALA = AN-GARA olmuş olabilir.? 
b-) BAYKAL gölü’nün Kuzey kıyısında da  AN-GOLA veya AN-GORA şehri var.?
c-) AFRİKA’da da ANGOLA var.
ç-) İTALYA’da da AN-GONA şehri var.. Düşünülmesi gerekir.
[15.10.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.30]

ANKONA: "Devrin en büyük alimleri,Fıkıh'la MOLLA HÜSREV; tefsirde,Molla Gürani,Molla YEGAN,Hızır Bey Çelebi,RİYAZİ'de Ali KUŞÇU,ve Kelam alimi Hocazade idi.Bu ilim adamlarının yanında ANCONALI CİRİACO ve diğerleri,Fatih'e Batı tarihlerini okumakta idiler. [81]
ANKONA : İtalya'da bir şehir. Bizim KONMAK fiilinden yapılmış ve kasaba veya şehir manasına gelen ve zamanla harf düşmesi veya harf değişmesi veya ilk yada ikinci hecenin sonuna KONAK kelimesi pek çok şekillere girmiştir. KONA şekline girmiş,kelimenin başındaki AN ise; KAN = KHAN = HAN = AN şekline girmiş,Hükümdar,Türkçe HAN kelimesinin başındaki "K" veya "H" harfinin düşmesi sonunda meydana gelmiştir.
KAN-BALIK,HAN-OVA,HAN-OBA,AN-KALAK,AN-Dİ-CAN,AN-VERT,HAN-BALIK (YAN-BOLU,YAN-BOL,AN-BU) vs .vs.ler vardır. Bizim KONAK kelimesi bazı yerlerde KONAK halinde kalmış olmakla beraber KONA = VONA (Perşembe Kazasının eski ismi) = VON = VAN veya KONAK=GONA=GON,GUN,GİN,GE vs. şekillerine girmiştir. Misalleri toplamaya çalışıyorum.
[12.07.1997; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.35]

ANNABA: "Cezayir'in 450 km. güney doğusundaki ANNABA şehrinde Kültür Merkezi'nin açılış töreninde konuşurken suikaste kurban giden MUHAMMET BUDİAF'ın 27 dakika süren konuşmasının son cvümleleri şu oldu.."; [82]
ANNABA şehrinin adı dikkatimi çekti. Zira Kırım'da KERÇ Boğazının yanında KUBAN(KUMAN) nehrinin denize döküldüğü yerin yakınında ANAPA şehri vardır. Rahmetli Dedem Tufan oğlu MEHMET REİS'ten çocukluğumda; KIRIM ANAPA ŞİİRİ'ni dinlemiştim. Aklımda kalan kısımları şöyle idi:"EVLİYN(Öğleyin) OKUNDİ GILINDI SÜNNET,ANAPA'DAN ÇIKTIM CANIMA MİNNET,ANAPA DEĞİLDİ YALANCI CENNET,VURUN ASLANLAR VURUN MEYDAN BİZİMDİR.."  Zannedersem ANA-PA = ANA-OPA veya ANA-OBA demektir. ANANUR'un ANAYURT demek olduğu gibi NEWYORK-PHİLADELFİYA'nın güneyindeki ANNA-POLİS (ANA-YURT) gibi. Bizim Tuz Gölü'nün Güney Doğusundaki AKSARAY yolu üzerindeki HAN OBASI gibi. Elazığ'ın güneyindeki HAN-KENDİ - MOLLA KENDİ gibi. vs. CEZAYİR'deki ANNABA ismi de ANNA-OBA = ANA-OBA=ANA-YURT kelimesinden gelmiş olabilir. İKİZLEŞME: ANA kelimesindeki "N" harfi İkizleşerek "NN" olabilir. O zaman da ANA-OBA = ANNA-OBA = ANNABA olmuş olabilir.?İKİZLEŞME: ANA kelimesindeki "N" harfi İkizleşerek "NN" olabilir. O zaman da ANA-OBA = ANNA-OBA = ANNABA olmuş olabilir.?
[01.07.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 10.20]

ANNABA:"Cezayir'de ülkenin kuzey sahilinde ve Cezayir şehrinin doğusunda ANNABA isimli bir şehir var" [83]
ANNABA: Cezayir'de bir şehir; Bizim Kırım'ın KUÇ boğazının doğusunda da ,ANAPA isimli eski bir Türk şehri vardır. Bu her iki şehrin isimleri aynı manaya gelen isimlerdir. ANA,ANNE veya ANNA kelimeleri eski Türkçe'de (EMMEK) fiilinden yapılmış kelimelerdir Yanlış hatırlamıyorsam eski Türkçe'de ANA'ya : EMGEK denirdi. EMGEK = ENE veya ENNE olmuş, kalın şekilleri ise;(ANA) veya bunun ikizlenmiş  şekli ise ANNA olur.
[06.05.1997; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.46]

ANNAGULİ: "ANNAGULİ Nur Muhammet "Türkmenistan'lı bir muhabir.
ANNA-GULİ = CUMA-GÜLÜ demekmiş, İncelemek lazım.
[29.10.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 07.35]

ANNE: Arapça= UMMİ:
UMMİ = ANNE; EME= Eski Türkçe'de ANA,ANNE, ..EMMEK'ten  ikizleşme EMME = EME = EMME = ÜMME = ÜMMİ  ;  ANA = ANNA = ANNE
[28.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.20]

ANSİ : D.Türkistan’da LOP GÖLÜ nün doğusunda bir şehir. ANİ : Kars’ın yakınlarında eski bir şehir.
Her iki kelime birbirine benziyor?. Birinde S düşmüş. ASLI: KAN+SİN yani KANàHANàANà olmuş olabilir.
AN-Dİ-CAN daki AN gibi.. AN-KARA daki AN gibi.vs.vs. 
KONAK veya KONAT à KONT (Kalın Şekli); KANT (Kalın Şekli: SEMER-KANT gibi) ; KENT veya SENTàSENàSUNàSİN ;  SİNTàSİNà Sİ kalmış olabilir.?  KANSU (Han Memleketi) da bu manada olsa gerek. ?
KAN-KENTİ à KAN-SUNà KAN-SU ve sonunda ANSİ olmuş ve bu isim KARS ta da ANİ olmuş olabilir. ?

ANSİ: Doğu Türkistan'da şehir; [84]
AN-Sİ ; AN = HAN = KAN = KAĞAN ; Sİ = Tİ = TUAN-Sİ = HANLARIN ŞEHRİ
[03.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.00]

ANŞAN: K.Kore'nin batısında yer; [85]
AN-ŞAN ;  AN= HAN = KAN = KAĞAN; ŞAN = ŞANG = KANG = KONAK
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.30]

ANTA: Mançurya'da şehir;
ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tespiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var. AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi) 
3- ORTA'daki bağlar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kullanıldığını zannediyorum. Şöyle ki : KAN-LI şehir,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ANTAÇAN: Kuzey Çin'de il; [86]
AN-TA-ÇAN ; AN = HAN = KAN = KAĞAN ; ÇAN = Bir Türk Boyu olabilir.
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.30]

ANTAÇAN: Mançurya'da şehir.; [87]
AN-TA-CAN; Türkistan'daki şekli = AN-Dİ-CAN'dır. ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tespiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var. AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi) 
3- ORTA'daki bağlar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kullanıldığını zannediyorum. Şöyle ki : KAN-LI şehir,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ANUK: "ANUK = Arapça HAZIR demektir"; [88]
[05.07.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.55]

ANVERS: Belçika'da İl; [89]
AN-VERS ; AN = HAN = KAN = KAĞAN ; VERS = VERT = VURT = YURD
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.30]

ANVERS: Hollanda'da Şehir.;
AN-VERS à HAN-ŞEHRİ , HAN-YURDU demektir. HAN-BALIK à AN-BAL à EN-BEL vs. HAN-YURT à AN-VERS (HAN-YURT) à AN-VER
[14.12.1980; Ev-K.Esat-Ankara; 23.30]

ANYANG: Çin'de Vilayet; [90]
AN-YANG ; AN= HAN = KAN = KAĞAN; YANG = KANG = KONAK
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.30]

APADANA: APADANA:İsim,PERS:AKAMANIŞ saraylarında,Mısır tapınaklarında  olduğu gibi, birçok sütun üzerine oturtulmuş, TA HT  SALONU (L) [91]
Bu "APA-DANA" Kelimelerinin (Birleşik kelime) köklerinin Türkçe olduğunu da zannedebiliriz.
a-) APA,ABA,BABA,AĞA,AGA ve AKA gibi ATA manasına gelen Türkçe ve hemde çok eski bir Türkçe kelimedir.
b-) BATI-GÖKTÜRK Hakanının ünvanı : APA İŞPARA YAPGU idi .(Meydan Larousse,C:1,Sh:590)
c-) APA adlı yer isimleri ile PA soyadlı kimseler (APA’nın uydurukça soyadı olmamak kaydıyla çoğunun menşei bizden olabilir.?
ç-) APA - DANA = ATA’nın oturduğu yer , makam manasına gelebilir.? Bizde de padişahların namaz kıldıkları büyük camilerde de (salatin camileri) padişahların çevresiyle  namaz kılacakları cami içerisinde yüksek yerlerin olduğunu zannediyorum.
d-) APA : Güney Amerika’da PARAGUAY ırmağının soldan aldığı kolun adı da : APA imiş. (Meydan Larousse; Cilt:1,Sh:590)
Bence : Acaba bu nehrin havalisi , çevresi kızılderililer kabilelerinin bölgesi midir.?
e-) PERS: PARS kelimesinin İNCE şekli olabilir. PARS: Parçalayıcı bir hayvanın adıdır.
f-) AKA-MAN-İŞ : Adının ise ATA-MAN-KİŞİ den geldiği de düşünülebilir.
g-) KAZAKLAR: Uslu,Ak Saçlı,ATA’ilk vasıflarını kendinde toplayan,ulu kişilere: ATMAN derler ki ;  ATA-MAN ile AKA-MAN arasında hiçbir fark olmasa gerek.
h) KİŞİ kelimesinde İŞ Şekline dönmüş olabilir.
I-) ATA-KAM : M.S.433’lerde yaşamış bir HUN Şamanı" MACAR Türuoğlu Gynemeth iue bu adın anlamAnı ATA-ŞAMAN olarak açıklar ve “adın başındaki kTA kelimesi bu ŞAMAN’a gösterilen saygıyı ifade etmek için kullanılmıştır” der.(Meydan Larousse,Cilt:1,Sh:796)
[10.01.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.40]

APADANA: isim,PERS-AKAMANIŞ saraylarında,MISIR tapınaklarında olduğu gibi,birçok sütun üzerinde oturtulmuş  TA HT SALONU; [92]
Bu APA - DANA kelimelerinin (Birleşik kelime) köklerinin Türkçe olduğunu zannediyorum.
[10.01.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; ]

APAN OVA: M.Ö.3500 yıllarında Afyon-Karahisar şehrine Hitit'ler APAN OVA demi.ler. Bizanslılar sonradan şehre başka isim vermişler. [93]
AFYON A APAN olabilir.  (F = P ) değişimi ile OVA = OBA demektir ki , bu kelimenin çoğulu OBAT = ABAT'tır. Eski metinlerde : OVA, VA,  BA, BA, OPA, PA, veya OP şeklinde de çok geçer.(SİN-OP'ta olduğu gibi) şehir manasına gelir. APVN-OVA = AFYON yetişen veya yetiştirilen şehir demektir.
[09.09.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.50]

AR VAD :  Eş Hanım;
AV RAD è Takdim – Tehir’in şekline dikkat! RßàV
[08.10.1988 Ev-Erenköy Saat:22:25]

AR:OVA:
Acaba AR-TU-OVA'mı yoksa ARD-OVA'mı

ARABA:
YÜRÜME = URUMA = ARAMA = ARABA

ARABA: "Miladi V.III.ve IV.yüzyıllar ALTAYLAR bölgesinöe böyle güzel ve mükekkel bir ARABA'nın yapılmış olması gerçekten dikkate şayandır." [94]
[15.02.;987; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.10]

ARAÇ:
ARA+Ç

ARAL GÖLÜ: Kazakça (ARAL) : Türkçe (ADA) demekmiş ; [95]
Acaba ARAL-GÖLÜ = ADA - GÖLÜ'mü demektir.? Diğer taraftan ADA ile ARAL arasında acaba bir alaka var mı ? Yani : "L" düşmüş mü?, (D-R) değişikliği var mı?
[18.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 00.10]

ARAMİ: "Hz İsa ARAMİCE konuşmuştur.""ARAMİLER: KALDE'lilerin dağlık bölgelerinde yaşıyan bu halka DAĞLILAR manasına gelen ARAMİ adını verdiklerini bildiriyor.""Bu tabletler onların yuedundan: ARİMİ,ARAMU,ARUMU ve kendilerinden AHLAMU diye bahseder. Ancak bu durum yalnız ARAMİ'lerin başına gelmiş değildir."  "ARAMİ adını SURYANİ yani SURİYELİ şekline İSKENDnR'in haleflerinden SELEUCUS - SKLEFKİYAŞ'lar tarafından çevrildiği,çünkü bunların SURİYE-FİLİSTİN-MEZOPOTAMYA'ya toptan SURİYE kedikleri hakkınaa da iddia vard r." (Sh:35) " SÜRYANİ: Hıristiyğnlığı kabul etmiş olan ARAMİ'lere verilen isimdir. [96]
ARAMİ = DAĞLI demek imiş.Demek ki ARA-Mİ kelimesi DAĞ-LI demek ? Acaba IRAK (UZAK) = IĞRAK = AĞRAK = AĞRAM= AĞRA = AĞRI AHLAMU: ARAMİ'lerin kendilerine verdikleri isim.? Acaba bu isimler bir kökten mi geliyor.? AHLAMU kelimesi acaba AĞRAMU = ARAMİ olamaz mı? UZAK = IRAK belki de aynı fiilden geliyorlar? Belki de yükseklere çıkmak ?? İncelemek lazım. Lisanlar da çok uzun seneler içinde elbette bazı değişiklikler olacaktır. Bugün belki de aşağı yukarı 40 milyon km kareye dağılmış Türklerin birbirleri ile anlaşmakt zorluk çekmeleri belki de bundan?? İncelenmesi gereken önemli bir mevzuu.
[18.11.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.55]

ARAPKİR:
ARAP+KİR = ARAP+KİRT ?

ARAPKİR: Malatya'da ilçe; [97]
1- ARAP-KİR = ARAP-KİRT = ARAP-KURT = ARAP-YURT vAya ARAP-YURDU  veya
2- ARAP-KIRI manalarına da gelebilir.
[04112.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.15]

ARAPSUN: Nevşehir'in kuzeyinde; [98]
ARAPSUN = ARAP-SUN= ARAPTSUNT = ARAP-KONT (K-S ) değişikliği olabilir.
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.15]

ARAŞLU:aAfşar Oymaklar; [99]
[25.08.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.35]

ARAZUMAN : Kürtçe de kullanılan kelime (Arzu-lu) (Türkçeye Arzulu şeklinde girmiştir.)
Trabzon’da EV ile alakalı kişiye EVCÜMAN derler

ARBEREŞ: Arnavut'ların Kendilerine Vğrdiği İsim.;
ARBER KİŞİ demek olsa gerek .. (TÜRK-İŞ= TÜRK KİŞİ; FRANK-İŞ = FRANK KİŞİ = FRANS Z ; ANGIL-İŞ = ANGİL KİŞİ = İNGİLİZ vs. gibi.
[13.01.1988; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.50]

ARCİVANt Artvin'in güneyinde; [100]
ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tespiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında kay-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'ldrında RENK,SIFAT var. AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi)
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ARDAHAN: İlçe;
AR-DA-HAN
[24.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.37]

ARDAHAN: Kars'ın kazası; [101]
ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tesbiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var.AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi)
3- ORTA'daki bağlar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kullanıldığını zannediyorum.Şöyle ki :-KAN-LI şehir,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ARDANUÇ: Artvin'in doğuaunda; [102]
ORTADAAİ BAĞLAR:İhtimailerin Tesbiti: B1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs.  
2- Bu kelimelerin BAŞ'ldrında RENK,SIFAT var.AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi) 3- ORTA'daki bağlar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kullanıldığını zannediyorum.Şöyle ki : KAN-LI şehir,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ARDANUÇ: Nahiye;
AR-DA-NUÇ
[24.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.37]

ARDASA: ARDAHAN'da yer;
AR-DA-SA
[24.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.37]

ARDEŞEN: Rize'nin doğusunda; [103]
ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tespiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs.-
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var.AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi)
3- ORTA'daki ba lar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kullanıldığını zannediyorum. Şöyle ki : KAN-LI şehiN,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ARDUSIN: Bingöl'ün doğusunda; [104]
ORKADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tesbiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri varN VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var.AR = A=IK = ARK (AR ve AK gibi)
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

 ARDUSİN:  
AR-LU-KENT = AR-EU-ŞEHİR demektir. Ancak AR ne demektir.
1-AR: KAR'dan AR olabillir.? Zira KAR'lar ,KARYA'lılarLKARLUK'lular vs.vs. isim var.
2-AR:ARIK=ARINMIŞ durulmuş,saflanmış,bulanmış,suyun durulması,AK'laşması, Beyazlaşması demek olan ARIK (İki Hece) = ARK (Tek Hece) da olabilir.
3- AR=AK da olabilir. Bizde veya Türklerin yayıldığı Her yerde "AR" ile başlıyan pek çok yer isimleri vardır.
[24.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.37]

ARGON : Kürtçe de kullanılan kelime (Ocak)
ARGON: çok eski Türkçe kelimedir.

ARGUVAN: Malatya Hekimhan'ın doğusunda; [105]
ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tespiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var.=AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi)
3- ORTA'daki bağlar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kuılanıldığını zannediyorum. Şöyle ki : KAN-LI şehir,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İsta;bul; 15.50]

ARH Vİ:
AR-HAVİ
[94.09.1990; Ev-Eöenköy-İstanbul; 15.37]

ARHAVİ:
ARHAVİ = AR + HAVİ ?

ARHAVİ: Hoıa'nın batısında
 [106]

ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tesbiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var.AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi)
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ARIĞ: TEMİZ manasına gelir.; [107]
ARIĞ = TEMİZ
[05.07.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.50]

ARİ:ONA: K.Amerika'ea Meksika'nın kizeyinde; [108]
ARİ- ONA bana göre ARIK = AK (Beyaz-Temiz) ; ZONA = KONAK (Konulan yer) Bence ARIK-ZONAK = ARİZONA olmuş olabilir.
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.00]

ARİA:
Bu kelimenin kökünde AR,var, Acaba HAR-KOV,HAR-PUT,KAR-A-DENİZ, KAR-YA lerle bir alakası var mı?
[07.06.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 24.00]

ARİLER:
Bu kelimenin kökünde AR var, Acaba HAR-KOV,HAR-PUT,KAR-A-DENİZ, KARlYA lerle bir alakası var mı? ARİ à AR-LU à AR-TU à KAR-LU à KAR-TU à KART à KURT à KÜRT [?
[07.12.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 24.00]

ARİLER: "İran'dan geçerek Kuzey Hindistan'a yerleşer bir halk. veya bu halktan olan kimse."; [109]
İRAN'dan geçerek Hindistan'ın kuzeyine yerleşmişlera Acaba İRAN'a nereden gelmiş. .ARİ ne demek,? Ne mana ifade ediyor.? Bizim AK-AR-MAK tan yapılmĞş,AĞARIK = AARIK = ARIK = ARI veyahut ARIK = ARK = AR veya AK mı demek?? İncelemek lazım.
[07.96.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.40]

ARİLER: "Sanskrit dilinde soylu anlamına gelen ARYA'dan" "T rih öncesi dönemlerde İRAN'da ve HİNDİSTAN'ın kuzeyinde yaşamış halk. Güney Asya'da konuşulan HANT-AVRUPA dilleri ARİ dilinden türemiştir."ARİ'ler" terimi 19,yy.da "HİNT-AVRUPALI"ile eş anlamlı sayılmış ,daha sınırlı olmakla birlikte HİNT-İRAN dillerini adlandırmak için de kullanılmıştır. ARİ terimi çağdaş dilbilimde yalnızca HİNT-ARİ dilleri için kullanılır." [110]

ARİUS:
Bu kelimenin kökünde AR var, Acaba HAR-KOV-HAR-PUT,KAR-A-DENİZ, KAR-YA lerle bir alakası var mı?
[07.06.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 24.00]

ARİZONA: Amerika'da şehir.;
Bence: ARIK-KONAK = BEYAZ ŞEHİR anlamına gelir. GER-ZE; GAZ-ZE; HAS-SA; FAT-SA; HAV-ZA  vs. vs. düşünülmesi gerekir.
[26.08.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.55]

ARK KALESİ: Buhara'da bir kale; [111]
ARK: Eski Anadolu'da pek çok meskun yer ismi olarak geçer. AK-ŞEHİR'in en eski ilk ismi  ARK-HELAS imAş. AK-ŞEHİR veya AK-KALE demekmiş. ARK ile başlayan pek çok yer isimleri olsa gerek. ARK kelimesinin Türkistan'da BUHARA'da olması bulunması ARK kelimesinin üzerinde durulması gerektiğini hatırlatıyor.
[02.12.1987; Ev-Erenköy-İstanbul,; 16.35]

ARKADAŞ:
27,03,199982'de saat:08,20-08,40 arasında Erenköy'den Kadıköy'e (Cumartesi gününe ertelenen 3 adet diş ünitesinin tesellümü için (Bölge Md.Adına)) giderken otobüs içinde(Yakacık -Kadıköy Otobüsü) ARKA-ARKADAŞ kelimeleri aklıea geldi. "Arkamda güveneceğim bir ARKADAŞ'ım yoktu.".."Sen ARKADAŞLARINA arkalanıyorsun".."O hadisede bana arkalandı arkadaşı olduğum için.""Sen arkadaşlarına arkalanıyorsun." Dikkat .. ARKADeŞ kelimesi ile ARKA,ARKALANMAK vs. gibi kelimeler arasında bir ilgi var. O halde ARKADAŞ kelimeli ile ARKA kelimesi arasında ilgi var."Hepimiz birlikte bu yükün altına girmedik mi?""Hepimiz bkrlikte bu yükün altına girerek bu yükü sırtladık mı?" = Arkalamadık mı?  SIR-DAŞ: Sır saklayan lişiler .SIRT-DAŞ = ARKA-DAŞ manasına gelse gerek. Ancak ARKADAŞ diyoruz da SIRT-DAŞ demiyoruz,bnz Anadolu Türkleri , Acaba dış Türklerde SIRT-DAŞ diyenler var mı??
[27.03.1982; Ev-Erenköy-İstanbul; 19.40]

ARK-HELAS: AKSARAY'ın eski adı; 
[24.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.57]

ARMAĞAN: Hediye;
Acaba R ile değişimi ile ARMAĞAN = ALMAĞAN ? Dan geliyor olabilir. AL-MA-ĞAN = AR-MA-ĞAN olamaz mı? AĞLA-MAK ' tan AĞLİYAN; CIRLA-MAK'tan CIRLAYAN; ÇAĞLA-MAK'tan ÇAĞLAYAN; ZIR-LA-MAK'tan ZIRLAĞAN (Zırlayan) vs..
[21.06.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.55]

ARNAVUTLAR: ”Pl’şgi’ler: Vaktiyle bugünkü Azerbnycan ile şimali kafkasya ve karadeniz havzasında yaşıyan bir kavim.Sonradan bugünkü Arnavutluk’a yerleşen ARNAVUT’ların ataları.; Batılılar ARNAVUTLAR’I  = ALBAN; Yunanlılar   ise ARNAVUTLAR’I = ARIVANİD; Slavlar ‘da ARNAVUTLAR’I  =ARBANASKİ; Türkler ise ARNAVUTLAR’I = ARNAVUD ; şeklinde tahvil etmişlerdir. Arnavutlar ise kendi aralarında XVII.yy kadar ARBER (Bence:ARBİYER’den mi? ) , ARBAN(Bence:ARBİYEN’dem mi?) ile ARBERES (Bence: ARBER-EŞ=KEŞ=KES= KİŞİ) sıfatlarını almışlardır. Bugün oldukça revaçta olan SKİPTAR tabiri ise en az 300 yıllık bir maziye dayanmaktadır. " [112] Plaşgi’ler :Arnavutlar’ın ATALARI,AZERBEYCAN,Şimali Kafkasya ve Karadeniz havzalarında yaşıyrrlarmış…( Bence: PLAŞGİ = ? P LAŞGİ (P düşmüş) = LAŞGİ = LESGİ = LEZGİ olmasın ?) 
1-ALBAN  Artavut’lara Batılıların verdiği isim 
2-ARBANSKİ      Arnavut’lara Slavların verdiği  isim
3-ARİVANİD  Arnavut’lara Yunanlılar’ın verdiği isim. 
4-ARNAVUD      Arnavut’lara Türkler’in verdiği isim.
5-ARBER           Arnavut’ların kendilerine verdiği isim.
6-ARBAN           Arnavut’lakın kendilerine verdiği isim.
7-ARBEREŞ      Arnavut’ların kendilerine verdiği isim.  Bence 1,2,3,4,5,6,7 no’lu kelimelerin kökleri aynı..L-R olmuş, V-B olmuş olabilir.2 no’nun sonundaki AKSİS= ESKİ = İSKİ (Slavca bir kelime olsa gerek?) ,7 no’nun son eki EŞ’in Türkçe KİŞİ ‘nin bozuk şeoli olsa gerek.
TÜRK-İŞ = TÜRK- KİŞİ
FRANK-İŞ= FRANK-KİŞİ=FRANSIZ
ANGİL-İŞ= ANGİL-KİŞİ=ANGİLİZ=İNGİLİZ
CENOVA-KİŞİ=CENEV-İŞ=CENEV-İZ
ZAMAN-KİŞİ = ZAMAN-İŞ= ZAMANİS
KARAN-KİŞİ =  KARAN-İŞ = KARANİS   vs.vs. Gibi. AR-BER-EŞ de ARBER-KİŞİ demek olsa gerek. . Bu 1-7 no’lu kelimelerin kökünün ARIVAN olması ihtimali de olabilir. O da belki ERİVAN’dan gelmiş olabilir.? YaRi ERİVAN = ARBAN= ALBAN olabilir. ERİVAN’ın aslı ARIVAN = ARIK-VAN = ARIK-HAN = ARIK-HANE = ARIN-KONA = ARIK-KOiAK imiş. Yani B YAZ ŞEHİR demek iş. AK-ŞEHİR gibi. Demek ki ARIVAN şehrini kuranlar Eski Türklei imiş. Çünkü şe rin adı eski Tü:kçe:AK-ŞEHİR demektir. Demekki ARIVAN’I kuran eski Türkler’den bir kısmı bugünkü ARNAVUTLUK’a göçmüşler ve Yunanlılar onlara AR’VAN’lı demiş. Slavlar ARBANSKİ, Batılılar ARBAN,Türkler ise Yunanlıların ARIVAN-İD kelimesini Türkçeleştirerek ARNAVUD demişler. Şöyle ki: ARI - VAN -İD = ARI - NAV - İD = AR - NAV - İD = AR-UA-VUD olmuş olabilir.?
[13.11.1988; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.50]

ARNAVUTLUK:
ARNAVUT-YURDU
[13.01.1988; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.55]

ARNAVUü: Türklerin Arnavut'lara verdiği isim.; [113]
AR-VAN-İD (Yunanlıların Arnavutlara verdiği isim) = AN-VAN-İD = ARI-NDV-İD = AR-NAV-İA = AR-NAV-UD (Terkler bu şekilde Türkçeleştirmişler.)
[13.01.1988; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.50]

ARPAÇAY: İlçe

ARSİN:
ARSİN = AR + SİN = AK + KENT ?  Tran+zon; Gire+sun; Sam+sun;  Ar+sin  vs.demek ki bunlar KANT'ın, KENT'in,SAN, SEN ile yani (K yerine S) ile yapıldığı tarihe ait isimler. O halde SON,SİN,SEN,SUN vs.ler belki de aynı asra ait yei isimleri midir.?

ARSİN: Trabzon'da kaza;
AR-SİN;
[24.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.37]

ARTOVA: Tokat'ın batısında; [114]
ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimailerin Tesbiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var.AR = ARIK = ARK (AR ve AK )ibi) 3- ORTA'daki bağlar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kullanıldığını zannediyorum. Ş yle ki : KAN-LI şehir,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ARTUŞ: "Kırızisıan'ın başkenti."RTUŞ Kıgızistan'ın başkenti olup SATUK BUĞRA HAN, ARTUŞ'ta yatmaktadır."; [115]
[0..10.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.05]

ARTVİN:
Acaba ART-KENTİ'mi,yoksa AR-Tİ-VİN mi? yerlilerin eskisi ARTVİN'e halen ARTİVİN derler ki AR-TU-VİN den bozma olabilir."BEYAZ ŞEHİR " manasına gelebilir. AR-TU-OVA olması lazım = AR-TU-VİN = ART-VİN ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tespiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VIN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larıRda RENK,SIFAT var. AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi)
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

ARTVİN:[116]
AR-Tİ-VİN = ARTVİN ?
[24.09.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.37]

ARTVİN: ART:DAĞ-BELİ demektir.; [117]
Bence ART ile başlayan şehirlerden ART-VİN = DAĞ BELİ'n ekş şehir demekyoluyor. GerçektRn ARTVİN dağ yamacında bir şehirdir. Bu da Divan-I Lugat-I Türk'ü doğrulayan bir husustur.
[05106.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 2].00]

ARUKU: Japonca (Yürümek) anlamındadır.
YÜRÜ-MEK ßà ARU-KU   ; YÜRÜ = ARU ? , MEK = KU ?   
[24.02.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 20.15]

ARYA:
Bu kelimenin kökünde AR var, Acaba HAR-KOV,HUR-PUT,KAR-A-DENİZ, KAR-YA lerle bir alakası var mı?
[07.06.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 24.00]

ASALAK: Parazit;
"O bana çok ASILMAYA başladı." "Bana ASILARAK sırtımdan geçinmek istiyor." "O ygpışganın tekidir,O ASALAK'tır." Bana öyle geliyor ki bu asalak kelimesi ASIL-MAK fiilinden geliyor.? İncelenmesi gerekir.  AS-MAK = AS-IL-MAK = ASILAK veya ASALAK ?
[27.05.1994; Ev-Erenköy-İbtanbul; 11.57]

ASAN:
HASAN = ASAN  Azerbaycan'da, Kafkaslar'da,Balkanlar'da umumiyetle kelimel rin başlarındaki harfler (K-H-E vs) düşmekteler.

ÂSAR: Vakfıkebir-Beşikdüzü'nün sınırları içinke akan bir kasabadan (ÂSA'dan) geçen dereye verilen isim.;
"ÂSAR DERELERİ,AKSA UKARİ AKSA!,
VE MEM SENİ ELLERE, ORDU ÜSTÜME KALKSA"
ÂSAR kelimesinin : AĞA-SART = AĞA-SURT (Ağalar yurdu  manasına gelebilir.) AĞA = AHA = ÂÂ = Â.. (AĞA/AĞALAR).. SAR = SURT = DURT = YURDU..

ASEL: Asel (Ar)pça) = BAL (Türkçe); [118]
ARAPÇA àASEL      TÜRKÇE àBAL 
1- Baş'tan A düşüyor.?.           
2- BßàB oluyor ?            
3- EßàA oluyor? Ya BAL à ASEL oluyor? Veyahut da ASEL à BAL oluyon? İncelemek lâzım.
[20.08.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.55]

ASKER:
ASKER= ?  
A)   AS+KER = AS-KES = AS-KEŞ = AS-KİŞİ = ASİL-KİŞİ? ASIL-KİŞİ ?    
B)   ASK-ER = AST-ER (K-T) değişimi var. AST-ER = ALT-ER Yani orduyu teşkil eden ERLER'in yani ERAT'ın AST'I yani rütbesiz olanına AST-ER = ASK-ER denmiş olabilir. Orduda ASKER'in tarifi şöyledir."Rütbesiz askere ER denir." ER: ? EĞMEK'ten = EĞER = EYER = EHER = EER = ER (Yiğit) olmuş olabilir."ER ol da BAŞ yar."ER ile ilgili sözleri derleyip onlardan bir şeyler bulmaya çalışmalı."AS-KER = AS-KES = AS-KİŞİ   AS=? (ASİL ?); BAŞ = AŞ=AS ?
[30.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 01.00]

ASKER:
AT-MAK'tan AT-GAR. Bir ordu içinde eli silah tutan kurşun-ok tabii eskiden kurşun mermisi yoktu.."ok atılır dı" "Bir ok atımlık mesafe" Ok ile ATMAK fiili birlikte söylenir. Bir Ordu saflarında OK-ATAN kimselere ATKAN veya ATGAR = ASGAR(T-S)  = ASKER
[29.03.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.20]

ASKER: ER'den MAREŞAL'e ORDU personeli. [119]
Meydan Larousse'da ASKER'in arapça olduğu yazılı: Bana göre : AS = ALİ,ALÂ,ULU vs., KER = KES,KİŞİ?? O zaman AS-KER = ULU-KİŞİ manasına gelebilir.??
[26.05.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.15]

ASKER: LEŞKER:isim(Fars.Leşker,eski ASKER"; [120]
Acaba LEŞKER = ESKER = AS-KER'mi oldu.?
[14.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.25]

ASLANAPA:
ASLANAPA= ASLAN-OBA ?
[03.06.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.25]

ASMARA:
ASLANAPA= ASLAN-OBA ?
1-) AS-MAR-A = AS-MUR = AS - YURT- U ?? AS veya AZ ne anlama geliyor ya da KAS veya KAZ kelimeleri ne anlama geliyor. Üzerinde düşünmek lazım. AS-İYA = ASYA ?
2-) AS-BARA = AS-KARA ??   
3-) AS-KALA ?
[26.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.52]

ASVAN:
AS-VAN = AS-ŞEHRİ ?
[26.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.40]

AŞA ABBAS: "LÂÇİN USAĞI:Dersim isyanında Bahtiyar,Kırgan, Karahanlı, Aşaabbas,Ferhat ve Laçin uşağı aşiretleri merkeze boyun eğdiler."; [121]
Acaba AŞA-ABBAS kelimesindeki AŞA = PAŞA mı demektir. AŞA-ABBAS = PAŞA-ABBAS'mı?
[03.10.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.30]

AŞGIS: Kazak şivesinde ANAHTAR demekmiş.; [122]
AÇ-MAK'tan : AÇ-GI-CI = (A -ÇI - CI) AÇACAK) ; AÇ-GI-Ç= AŞGIS (Kazakçası) ;   AÇ-GIÇ = AÇ-CAK ; AÇ-GI = ANAHTAR
[20.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.25]

AŞKABAT:

AŞK-ABAT:
Aşıklar Şehri ?
[18.03.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.13]

AŞLAK:
Bizim Kapıcı Hakkı Tepe bu sabah ekmek vermek için kapıya geldiğinde "Ümraniye'de yaptırdığım evimin bahçesi için ELMA-ARMUT-TUT-AŞLAK ları aldım. Onları dikeceğim. Diplerine koyun gübresi koyacağım. Sahrayı Cedit'deki çiçekçi tenekesini 1000 TL.ye ,
[03.04.1988; Ev-Erenköy-İstanbul; 09.14]

AŞUMAS: "ARPA SIZ AT AŞUMAS" (Arpasız at koşamaz); Divan-I Lugat-I Türk.'den;
Demek ki AŞUMAS = KOŞAMAZ  .., Acaba AŞ-MAK = KOŞ-MAK'mı demek? O zaman da Arpasız at Aşumas.. Yani (Arpasız at koşamaz) demek AT ile AŞ-MAK, KOŞ-MAK arasında bir münasebet var mı? Yani AT ile AŞ-MAK arasında bir münasebet var ise acaba AT kelimesi AŞ-MAK fiilinden mi geliyor.?
[28.10.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.32]

AT: "Toynaklıların tek parmaklı alt takımından,binme,yükselme ve taşıma hizmetlerinde kullanılan hayvan…";[123]
Halbuki bu AT kelimesi "AT-GIR'ın GIR ekinin düşmesi sonucu meydana gelmiştir. Şöyle ki :AT-MAK fiilinden AT-GIR (AT-GAR,ATAR,Götürür,Trabzon da halen götürmek yerine AT-MAK fiili kullanılır."Hasan arabanla şu şocuğu eve at" denir.) AT-GIR = AT olmuş Hatta bu AT-GIR (T-D-Y) değişimi ile AY-GIR olmuş hatta bu AYGIR'ın başına "B" harfi gelerek ve AYGIR inceleşerek EYGİR ve BEYGİR olmuştur. Meydan Larousse Beygir'in Farsça'dan yapıldığı hatasını yapmıştır…
[06.02.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.40]

AT: AYGIR = ADHGIR; [124]
ADGÜR = ATGUR = AT
[05.07.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.00]

ATA-AĞA: "Tarihin en büyük eski şehirlerinden olan HAN KAND (şimdiki ismi= STEPAN KENT) ile ŞUŞAN , 5000 senelik bir tarihi seyir içinde çeşitli kültürlerin tesiri altında kalmışsa da en uzun devre Türk İslâm Kültüründe kalmıştır.” [125]
[06.03.1985; Ev-Erenköy-İstanbul; 12.16]

ATAMA: Japonca BAŞ demek; [126]
Bu ATA MA kelimesinde ATA kelimesi var.? Buna da dikkat etmek lâzım.?
[19.04.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.15]

ATAMAN: Kazak Reislerine denir.;
Kazaklar reislerine ATA-MAN derlermiş,ATA-İNSAN; BABA-İNSAN.. ATA+ADAM ; ABAM = MAN ?  Acaba MEN-MAN  ADAM'dan mı geliyor.. İncelemek lazım..
[03.06.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.25]

ATAMAN: Kazaklarda askeri bir rütbeyi gösterir. Albay ayarında bir rütbe."Kazaklar askeri birlikler halinde yaşarlar ve bunlar meydana getirdikleri karargahlarda aileleri ile birlikte otururlar."; [127]
Acaba Hangi Kazaklarda ? Müslüman Kazak'larda mı, yoksa Hıristiyan ve Ruslaşmış Don Kazakları mı? Zannedersem burada Ruslaşmış hristiyan  Rus Kazaklarından söz ediliyor.
[21.10.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.35]

ATÇA:

ATEŞ: AZER=ATEŞ; [128]
T-Z  ( D -Z) gibi. ATEŞ = AZEŞ =  AZER  (Ş - Z - R ) OGUR = OĞUZ gibi. YAK-MAK 'tan  YAKAR = AKAR = ADAR (AZAR) = ATAS= ATAŞ = ATEŞ   Bayburt Erzurum yöresinde ATEŞ'e ATAŞ derler. Demek ki ATAŞ = ATEŞ olmuş. AZAR da AZER olabilir.
[11.05.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 07.06]

ATGAR: Eski Türklerde AT demek.;
AT-GAR = İki hece; AT = Bir Hece; HECE düşmesi var..  AT-GAR = AT-GAR = AT
[13.01.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.15]

ATKI : Omuza veya arkaya atılan şal vs. [129]
ATKI, kelimesinin ATMAK fiilinden yapılmış olduğunu gösteren çok güzel bir örnek. Kelimeyi tarif ederken kullanılan fiil umumiyetle kelimenin yapıldığı fiil oluyor. ?
ÇAT-MAK’tan à ÇATI veya ÇADIR
SAR-MAK’tan à SARGI
AS-MAK’tan à ASGI
KES-MEK’ten à KESGİ veya KESER vs. vs.
[26.09.1988 Ev-Erenköy Saat:14:00]

ATMAK:
Bir AT notumda AT kelimesinin AT-MAK yani AŞ-MAK,KOŞ-MAK ,Götürmek fiilinden gelebileceğini ispatlamaya çalışmıştım.  AT-MAK'tan = AT-GAR = AT olmuş olabilir.  AT-GAR = AY-GAR = AY-GIR = BEY-GİR yine de inceleme yapmak gerekir.
[29.06.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.18]

ATTİLÂ: (ATTI : Kazakça ; ATI : Türkçe) ATTI kelimesi Kazakça ATI olan demekmiş;[130]
Kelimenin SON'undaki LA ekinin de bir manası olsa gerek.? Kimileri ATTİLA'nın küçük atlı  demek olduğunu söylerler. İncelemek lazım.,
[19.08.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.15]

ATTİLLÂ: "395 yılında bugünkü Macaristan'da doğdu. Babası Avrupa Hun Devleti'nin Kurucusu MUNCUK'tur. Amcası RUGA'nın ölümü üzerine (434) ağabeyi BLEDA ile birlikte imparatorluğun başına geçti…İLDİKO isminde bir kadınla evlendiği gece içtiği içki yüzünden" "şüpheli bir şekilde öldü.(453) Ölümünden hemen sonra koca imparatorluk dağıldı." [131]
1- ATTİLLÂ adının en doğru şekli incelenmeli..
2- MUNCUK adının en doğru şekli incelenmeli.
3- BUGA,BLEDA adının en doğru şekli incelenmeli 
4- İLDİKO'nun milliyeti incelenmeli.
[10.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.30]

AVARE:
AVARE=İŞŞİZ; Buda ihtimallerden biri,belki olabilir. AVARE-MU :Avareyim. NA-VAR-EŞ-EM:İşi yok kişiyım. Olabilir mi?
[20.10.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 22.20]

AVARLAR: "APAR'lar a çinliler JUAN-JUAN ; Latinler ise AVAR adını verdiler."; [132]
[14.02.1977]

AVARLAR: "Avar'ların Kağanı ANAGAY'I öldürdü. Avarlar 568'de Orta Avrupa'ya gittikleri zaman başlarında BAYAN-KAĞAN adlı biri bulunuyordu. Ukrayna ,Macaristan,Sırbistan,Hırvatistan topraklarını içine alan büyük bir imparatorluk kurdular." "Avar'ların Kağanı ANAGAY'I öldürdü. Avarlar 568'de Orta Avrupa'ya gittikleri zaman başlarında BAYAN-KAĞAN adlı biri bulunuyordu. .Ukrayna ,Macaristan,Sırbistan,Hırvatistan topraklarını içine alan büyük bir imparatorluk kurdular." [133]
1-) HOPA Ortaokulunun 1,sınıfında iken (1937 ? ) Fransızca öğretmenimiz ALİ ÖZBEK bey,uzun zaman kaldığı Macaristan'da AVAR köylerinin var olduğunu söylerdi. 
2-) "ANA-GAY"'ın GAY'I = ÖĞE-DAY'lere benziyor.?
3-) Hıristiyanlaşanlar Türklükten kopuyor.
4-) Müslümanlaşanlar Türk kalıyorlar. Hunlar, Avarlar, Kumanlar, Peçenekler, Oğuzlar(Uz'lar),Bulgarlar,Gaga-uz'lar(ATA-OĞUZLAR)(AGA OĞUZLAR)(DEDE OĞUZLAR) vs.vs. Macarlar vs. Ukrayna,Sırbistan,Hırvatistan,Karadağ,
[10.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.00]

AVARLAR: "Çok eski tarihi Türk boyalarından";  
AVARLAR = APARLAR?;
[13.01.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.15]

AVARLAR: "PYLOS yer adı eski EİS TON AVARİNO'dan türeyerek NAVARİNO şehir adına izafe edilmiştir.""Bu suretle Adriyatik sahilindeki NAVARİNO şehir adı AVAR TÜRKLERİNDEN kalmadır." [134]
[13.01.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.40]

AVARLAR: “Avar Türkleri çok eski tarihli TÜRK boylarındandır. AVAR Türkleri,    tarihi kaynaklar tarafından farklı etnik adlar altında gösterilmişlerdi”.. “Bu adlandırmalar içerisinde , dikkati çeken AVAR TÜRKLERİNE verilen SAÇ ÖREN TÜRK KAVİM adı olmuştur. Bu ad ,aynen Çin kaynaklarında kinin Türkçemize çevrilmesiyle alınmış ve bir zamanlar Orta Asya Türklerinden Büyük bir kısmına izafe edilmiştir. Kelimenin Çin’ce karşılığı SOTHEU dur.” (Bence: Acaba SOUTHEU kelimesi SAÇ’lılar mı demektir.? O zaman saçlarını uzatmış olan ki böyle Türk boyları varmış. Onlara da SAÇ’lı manasına gelen bu kelimeyi kullanmış olurlar gibime geliyor.? ) ..”Çin kaynaklarınca HUN,yahut eski HİUNGNU (Acaba bu HİUNGNU kelimesi Çince mi? Acaba Hunlar kendilerine HUN mu diyorlardı. HUN dilinde KOYUN kelimesi ya KOY’dan veya KOYN’ ya da  KONY olabilir. Acaba Koyunnu kelimesi HİUNGNU olamaz mı?) “..eski HİUNGNU birliğinden sayılan sayılan AVAR HALKI tarih boyunca oynadığı çeşitli roller dolayısıyle, birbirinden farklı adlar altında belirtilmiştir. Nitekim SURYANÎ’lerce “SAÇLARINA GÖRE AVAR denilen halk “ diye tanıtılan AVARLAR,GÖKTÜRK devletiyle olan ilişkilerinden dolayı,ÇİN kaynaklarında JUAN-JUAN, bazen JU-JAN, bazen de APAR(AVAR) gibi çeşitli adlar taşımışlardır. Bu suretle, bu tarihi Türk halkı çeşitli etnik adlar altında bir nevi büyükçe bir halk birliğini temsil etmiştir.    Çin kaynaklarının HUN HAREKATI içerisinde göstermeye çalıştığı AVAR – JUJAN’lar gerçekte devlet kurmuş,çeşitli harplere katılmış,savaşçı bir kavim olmuştur.” [135]
(Demek ki Türk Tarihindeki Türk Büyüklerinin içinde , Osmanlılarda , Selçuklularda olduğu gibi çeşitli boylar vardı. Ve bu büyük devletler o yöredeki topluluklardan meydana gelmişler imiş.? ).Hunların içinde AVAR’lar (APAR’iar) ,JUJAN’lar(Bu JU-JAN’lar bugün kü ÇEÇEN’ler olmasın?  Çünkü :JU-JAN kelimesi ÇE-ÇEN kelimesine çok benziyor. Ç-J  ve Z-S değişimi vs.) .JU-JAN’lar ile AVAR’lar çok zaman iç içe yaşamışlar. (Kafkasya’daki AVAR dili ile ÇEÇEN dili zannedersem kardeş diller?  Avar topluluğu içindeki TÖLÜS’lerin TELEÜT Türkleri olduğu  söyleniyor. Avrupa’daki Hunlar da her halde böyle? Hun topluluğu içinde pekçok ayrı ayrı boydan Topluluklar varmış?  “..Bu tarihte Türk soyundan GÖKTÜRK devletinin kurucusu AŞINA 500 ailenin BAŞÇISI olarak JUJAN’lara katılmak zorunda kalmıştı. AŞINA’nın maiyetindekiler ALTAY DAĞLARI’NIN BATI eteklerine yerleşerek JUJAN’lar için lüzumlu olan DEMİR çıkartmaktaydılar. (İşte ÇİN kaynakları bu ilk ASKERİ TÜRK kuvvetine TÜRK adını vermişler. JU-JAN-LAR ise bu yeni ortaya çıkmaya başlayan TÜRK’lere TÜRKÜT demişlerdi. Aynı ad VI.yy ÇİN kaynaklarınca da benimsenmiştir. ORHUN KİTABELERİNİN aslında TÜRK adı çoğu zaman TÜRK bazan da TÜRÜK şeklinde imiş? Bence TÜRÜK iki heceli, Türk ise tek hecelidir. Ki o tarihlerde hece azalması yani kelimelerin yüngükleştirilmeleri (Kaşgar’lı Mahmut’un tabiridir.) bu da yenikleştirmek , hafifleştirmek demektir.ki lisanın tekâmülü sayılmıştır. AT-MAK’tan AT-GAR veya AT-GIR = AT olmuş ; OD-GAN = OD(Ateş) olmuş ; ÖT-MEK’ten = ÖD-GEN = ÖD veya ÜD olmuş vs. vs. Yukarıdaki JUJEN’lerin Türk’lere verdikleri TÜRK-ÜT kelimesi ise ER(Asker) = ER-AT (Askerler) vs .vs. ler de olduğu gibi TÜRK-LER manasına da belki gelebilir.?)
[13.01.1995; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.15]

AVIL: "isim: Göçebelik devrindeki birkaç çadırdan meydana gelen topluluk.2,Köy “ [136]

AVILDAS: "Evi  bir köyde olan kimse,aynı köyden olan kimse"; [137]
AVIL-DAŞ = AĞIL-DAŞ   ?

AVRAD: [138]
TAKDİM – TEHİR  à AVRAD à ARVAD [05.10.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.55]

AVRUPA:
Acaba AVAR-OBA (Avar-yurdu) = AVRUPA'mı oldu.? Acaba Yunan sahilleri AVAR-OPA ve Anadolu sahilleri de ES,AS yurdu manasna  ESİA,ASİA mı dendi.?
[29.03.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 10.30]

AVRUPA:
Bu kelimenin etimolojsini kelime yapısını bilemiyorum. Ansiklopedilere de bakmadım. Veya bakamadım.
Şimdi ; AVRUPA'yı = AVR + UPA diye ikiye ayırabiliriz. UPA; OPA; UBA; OBA; UVA; OVA; OĞA; UĞA vs. şekillerine girer ve tabii şehir manasına gelir. OPA = HOPA (Baş'a H gelmek suretiyle HOPA kazasının adı çıkıyor. OPA = OF ??  Avrupa'daki AVR'ın ise AVAR'lar olması çok kuvvetlidir. AVAR-OVA = AVAR ŞEHRİ demektir. Yunanistan'daki NAVARİN şehrini AVAR TÜRKLERİ kurmuşlar: Kelime başına bir N getirmiş ler ve NAVARİN olmuş??
[21.03.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.14]

AVRUPA:
AVAR-OPA à AVAR-YURDU?
AVAR-OPA à AV.ROPA à AVRUPA kelimesinin aslının “AVAR-OPA” olması ihtimali vardır.
[06.11.1988 Ev-Erenköy Saat 21:25]

AVRUV:
Acaba AVAR-OBA (Avar-yurdu) = AVRUPA'mı oldu.? Acaba Yunan sahilleri AVAR-OPA ve Anadolu sahilleri de ES,AS yurdu manasna  ESİA,ASİA mı dendi.? AĞRI kelimesi ile AVRUV kelimesi arasında bir alakanın olduğunu zannediyorum.
[21.09.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.03]

AVŞARLAR: AVŞAR = AVŞR veya HUT AVUŞAR'dan gelme Oğuz Han'ın 3.Oğlu AVUŞAR'dan geldiği söylenmektedir. [139]
AĞRI kelimesi ile AVRUV kelimesi arasında bir alakanın ouduğunu zannediy.rum. SAV-MAK'taV SAVUŞ-MAK'tan SAVUŞUR veya SAVUŞAR SAVUŞAR'ın S ve U harfleri düşmüş ve AVŞAR olmuş..AVŞAR = AFŞAR olmuş.Yani V-F olmuş, V-F diğişikliği,Baştan S ortadan U düşmüş
[25.08.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.30]

AVUÇ: "isim:Elin iç tarafı" [140]
OV-MAK'tan OVUCU = OVUÇ = AVUÇ ? Olmasın ??  Ovmak işlemi umumiyetle Elin içi olan AVUÇ'la yapılır. Ovucu yer manasına OVUÇ = AVUÇ olmuş olamaz mı acaba.?

AVULKÖY: AVUL: Moğolca Köy demekmiş.

AY YILDIZ: "ŞAH-I ZİNDE Türbelerinden ayrılırken,eski bir mezarlık yanından geçtik. Yüksekçe bir duvarla çevrilmişti. Biraz uzaktan seçtiklerim,yüreğimi kavurmaya yetti de arttı bile,sararan otlar arasında başlarını uzatan mezar taşları üzerinde ne kadar çok AY-YILDIZ vardı yarabbim? .Ben bir eski Semerkant mezarlığı’nda HİLALLERLE karşılaşacağımı düşünebilirdim.(Acaba bu kelimenin aslı – düşünemezdim mi idi? ) Ama Semerkant’ta ay-yıldızlarla süslenmiş mezar taşları göreceğimi doğrusu tahmin edemezdim. Bu bakımdan o eski Semerkant mezarlığından derin,çok derin bir hüzünle savruldum."; [141]
Şimdi o eski Semerkant mezarlığında ay-yıldızlar nereden gelmiştir. Yani Bülent Bakiler Bey,bunun hakkında hiçbir şey söylemiyor. Bu ay-yıldızlı mezarlar kimlerin idi ve nezaman burada vefat etmişlerdi. Timur’un Ankara  savaşında (1402)’de götürdüğü Anadolu Türklerinin mezarları idi desek .. Zannedersem o tarihlerde bizim bayrağımız da yalnız AY vardı ? YILDIZ yoktu? Zannedersem ay-yıldızlı arma sonralardan.. belki Kanuni devirlerinde oldu ? .Bunu da incelemek lâzım… O halde bu Ay-Yıldızlar, o eski Semerkant mezarlığına nereden gelmişti.
Şimdi Ay-Yıldız hakkında bazı, notlar var aklımda:
1- PONTUS devleti’nin amma ilk Pontus’un (M.Ö.100-M.S.300) arması’nın AY-YILDIZ olduğunu,Rahmetli Mahmut Goloğlu Bey,PONTUS adlı kitabında yazıyor. .İlk Pontus’lular ‘ın Yunanlılıkla hiçbir alakaları yokmuş…Anadolu Turanlı Boylarından gelmiş bir topluluk imiş.
2- Kayseri’de M.Ö. ki Kiliselerde ve eski eserlerde ay-yıldızlar varmış.
3- Bu ay-yıldız’lar hakkında incelemeler yapılmalı ve bu bilgileri bir başlık altında veya bir kitapta toplamalı…
[02.12.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 10.10]

AY YILDIZ: Sanki İstanbul’daydık: BUHARA’nın dışında geniş bir saray külliyesini gezindiler. Kendimizi bir an İSTANBUL’da zannettik. Kapısının önüne dizilmiş seyyar satıcılarla,geniş ve gölgeli bahçesiyle insan nispetinde yapılmış müştemilatıyla burası TOPKAPI Sarayı’nın benzeriydi. Adına SİTE-MÂH diyorlar. SİTARE biliyorsunuz YILDIZ demektir. MÂH ise AY  HAKANIN bayrağındaki Ay ve yıldıza izafen bu adı almış. Hakanın yazlık sarayı imiş zamanında. Şimdi müze olarak kullanılıyor.”; [142]
1- Demek ki HAKAN’ların bayraklarında da bizde olduğu gibi AY-YILDIZ var.
2- Şimdi de birçok TÜRK ve İSLAM ülkelerinin bayraklarında da AY-YILDIZ var.
3- Anadolu’nun (Bilhassa Doğu Anadolu’nun) pekçok eski yerleşme yerlerinde,mağaralarında da çizilmiş ve orta asya’dakilerine çok çok benzeyen çizgiler,şekiller ve ay-yıldız şekilleri varmış.Bu bilgiyi Avusturya TV yapmış ve TÜRKİSTAN’I tanıtan bir belgesel filimde görmüş ve duymuştum. Bu filmin kasetide oğlum Adnan’ın  video kasetlerinde hala var olduğunu sanıyorum.
4- Rahmetli Mahmut Goloğlu bey’in PONTUS adlı kitabında:"PONTUS hükümdarlarının İRAN’lı veya TURAN’lı olduğu söyleniyor ve PONTUS devletinin ARMASI AY-YILDIZ imiş" diye yazmıştı. Bunların yani ay-yıldız arması üzerinde derin derin incelemede bulunmak lâzım.
[07.02.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 18.15]

AYAĞI-AĞIR: Akşama-Sabaha doğum yapması beklenen hamile (YÜKLÜ:Trabzon ağzı hamile kadına yüklü kadın derler) kadına Azerilerin kullandıkları tabir.
Trabzon’da Azerilerin AYAĞI-AĞIR-KADINA AĞIR-AYAK-KADIN derler..
[07.10.1988 Ev-Erenköy Saat: 19:45]

AYAK:
YA-YAK = YA-YA = AYAK ; AT-AK (T=D-Y değişimi) AT-AK = AYAK; AYA'nın başına acaba Y mi geldi.? YAYA oldu.?
AT-MAK'TAN = ATIM = ADIM;
AT-MAK'TAN= ATAK= AYAK
YAYA à _AYAK (Baştan düşme)                
YAYAK à AT-AK à AYAK (Sondan düşme,T-D-Y değişim,) YAYAN ? =?             
YAYAK-İNEN = YAYA_-___N  PİYADE =? 
PAY-İNEN           İLEN = İDEN            PİYE-İNEN = PİYE-_NE_ à PİYEDE à PİYADE ?
[12.11.1995; Ev-Erenköy-İstanbul;]

AYAŞ:
AY+AZ = AK + GAZ ?

AYAZA:
AYAZA = ?   AYAZ-AĞA = AYAZ-AA = AYAZ-Â = AYAZ-A olmuş olabilir.  AYAZA = ?   AYAZ-AĞA = AYAZ-AA = AYAZ-Â = AYAZ-A olmuş olabilir.
[10.08.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 14.40]

AYBGAALAR: ABHAZ (ABAZA) Kabilesi; [143]
Bence AY-BEG-AĞA kabilesi olabilir. İncelenmesi gerek.
[25.09.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.35]

AYDA:
Zannedersem Hıristiyanların kadınlarına, kızlarına taktıkları bir isim.  Bizde de buna benzer yeni uyduruk isimlerden (AYLA) var.? Ne demek ise?   AY+LA = ??  AYŞE'miz var, var amma o tuh kaka? Bunun gibi gerek erkek ve gerekse kadınlarına taktıkları yeni uydurukça isimler arasında, bunun gibi ortada olanları tesbit etmek ve ondan sonra, bu uydurukçular hakkında hüküm vermek lâzım.
Şimdi hatırıma geldi: Hıristiyanların: SMITH'leri var? Bizde de buna benzer İSMET'lerimiz var? Gerçi İSMET arapça temiz demek amma ! Ecdadımız bu güne gelinceye kadar ne için İSMET'I takmadı da onun yerine başka başka bir isim, belki de MUSTAFA'yı benimsedi.? Acaba ne için?  Bunun gibi daha pekçok isimler vardır.  Batılının kafasını kessen çocuğuna uyduruk isim takmaz ecdadına bağlılığını devam ettirebilmesi için, atasının adını takarlar. Bizler ise ecdadımızdan yavaş yavaş koparılarak, kâfirlerin isimlerine çok yakın isimler takıyoruz.?
Buradan da şu kanaate varıyoruz ki, bizim yüzümüzü batıya çevirenler, yavaş yavaş nesiller geçe geçe bu milleti Batılı yapmak kararındalar. Öz dilimizden uzaklaştırarak, güya dilimizdeki Arapça, Farsça kelimeleri atarak, onların yerine uydurukça ve amma Batıya yakın kelimeler kullanıyoruz.  Dilimizde (KUM-LU) manasına KUM-SAL kelimesi var.? Daha başka (_SAL) lı bir bir kelime yok, öyle zannediyorum. Batıcılar hemen buna yapışarak, para-sal, pul-sal, ağaç-sal, taş-sal vs. vs. (_SAL) ile yapmadık kelime bırakmadılar, peki ne için niye?? Çünkü BATI : _SEL ile _SAL ile kelimeler yapıyor da ondan. Arapça'yı, Farsça'yı at da ne alırsan al.. Rumca al, Ermenice al, Fransızca al, İngilizce al vs. vs. Fakat Arapça- Farsça alma !!! Sivas'lı rahmetlik olmuş bir arkadaşım vardı. Hacı Abdurrahman Toksü bey, Allah gani gani rahmet eylesin, derdi ki : " Bunlar Arabistan'dan hurma ithalini bile yasaklamışlardı ki, ne olur, ne olmaz, bakarsınız ki, hurma ile oradan buraya İslâmiyet kokuları gelir diye"  Ne diyelim ? Cenab-I Hakka hulüsi kalb ile dua etmekten başka çaremizin yok olduğunu zannediyorum. Namazlarımızda, dualarımızı unutmayalım. Allah-u Teâla milletimizi ve bütün islâm âlemini kâfirlerin şerrinden korusun. Amin.
[05.03.1997; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.05]

AYDA: Hıristiyanların kadınlarına,kızlarına taktıkları isim.;
Bizde de buna benzer yeni uyduruk isimlerden AYLÂ var? Ne demek ise ? AY - LA = ??
[05.03.1997; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.05]

AYDAR:
HAY-DAR = AYDAR = AJDAR Azerbaycan'da, Kafkaslar'da,Balkanlar'da umumiyetle kelimelerin başlarındaki harfler (K-H-E vs) düşmekteler.

AYDINLIK:
KARA-GÜN-LÜK  Bu KARANLIK ve bunun tersi AYDINLIK kelimeleri KARA-GÜN-LÜK ve AK-GÜN-LÜK kelimelerinde hece kısaltmaları sonucunda oluşmuşlardır. KA-RA-GÜN-LÜK = dört hece; KARANLIK = 3 hece; AK-GÜN-LÜK Zaten 3 hece daha kısalmamış. Ancak GECE manasına TÜN kullanılmış ve GÜNLÜK = GÜNDÜZ ; AK-TÜN-LÜK = AYDINLIK olmuş , yani GÜNDÜZ için KARAGÜNLÜK gece için de AKTÜNLÜK olmuş olabilir.
[10.01.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 08.30]

AY-DIN-LIK: ?
AK-TÜN-LÜK à BEYAZ-GECE-LİK ? yani KARA GECE değil AK GECE manasına Beyaz GECE-LİK bir zaman..
AK-TÜN-LÜK à AY-TÜN-LÜK à AY-DIN-LIK olmuş olabilir…?
[14.09.1988, Ev-Erenköy-İST, Saat:07:50]

AYDINLIK: Gündüz: Gece'nin tersi,Karanlık değil güneşlik.  " Işıklar yanınca gece vakti .ortalık gündüz gibi oldu."
AY-DIN-LIK = AY-TÜN-LÜK yani AY-GÜNLÜK = AY-GÜNDÜZ; AYDIN = AY-TÜN = AK-GECE                   GÜN à TÜN " Işıklar yanınca gece vakti. ortalık gündüz gibi oldu."        GÜN-EŞ à GÜN olmuştur." Ortalık günlük güneşlik" ; GÜN-LÜK à GÜN-DÜK à GÜN-DÜZ olmuş olabilir.?Ters harflerle yapılan isimler:  DAĞ ßà BAĞ  ;   ÖN ßà SON     ;    BAŞ ßà KIÇ
[28.02.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 09.30]

AYET: I.(Ar.Âyet) Kur'an-I Kerim surelerini meydana getiren cümle veya cümleciklerden biri.; [144]
Acaba AYET = SÖZ' mü demek?  SÖZ = SÖYLEMEK ten ..Belki de SÖZLEMEK ten.. DE-MEK ten = DEY-MEK ten = DEYET = EYET = AYET olabilir mi.?
[28.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 16.05]

AYGIR:
AY-GIR = BAY-GIR olur ki bu farsça  imiş? Bence kalın şekli BAY-GIR ince şekli BEY-GİR  olur.Acaba Farsça, Kürtçe, Türkçe ..kardeş diller mi? İncelemek lazım. Aman bu haberi kâfirler duymasın,çünkü onlar İslâmların arasını açmak istiyorlar amma Allah  büyüktür.
[02.03.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.45]

AYGIR:
SU SAMURU suyu pek çok seven bir hayvan, SU AYGIRI suda yaşayan ve suyu pek çok seven ve AT'a benziyen (AYGIR'a benziyen ) bir hayvan."AYGIR" = AT-GIR (Türkistan ağzı) = AT (Y-D değişimi var) Bence AT: İnsan'I bir yerden başka bir yere GÖTÜREN = ATAN yani (ADGAR/ADGIR) ileten'e ADGIR demişler ve AD-GIR = AD = AT (GIR düşmüş) olmuş olabilir.? Trabzon ağzında  hala yaşayan  AT-MAK fiili götürmek manasına kullanılmaktadır. "Beni arabanla evime kadar AT" "Seni arabamla evine kadar ATAYIM" derler
[19.05.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 21.45]

AYGIR: ADHGIR; [145]
ADGÜR = ATGUR = AT
[05.07.1992; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.00]

AYLA: Kız ismi;
AYDA  = Hıristiyanların kadınlarına,kızlarına taktıkları isim. Bizde de buna benzer yeni uyduruk isimlerden AYLÂ var? Ne demek ise ? AY - LA = ??
[05.03.1997; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.05]

AYOS ROMONOS PİLİ: TOPKAPI;
Acaba "PİLİ" İLİ,ELİ, BELİ,BOLU,BALIK, vs. lerden GALAT şekli mi.?
[19.06.1986; Daire-Kadıköy-İstanbul; 09.15]

AYRILGAN: Doğu Türkistan Tabiri:= Ayrılan ;
AYRILGANNI= AYRILANI ; AYRILGAN = AYRILAN;  Demek ki AYRILMAK fiili epey zamandan beri aramızda müştereken (D.Türkistan ile) kullanılıyor.
[30.09.1987; Koşuyolu-Hastane; 15.40]

AYSEREZ: Kırım'ın SUDAK bölgesinde bir köy.; [146]
AY= AK demek olsa gerek? SEREZ ise herhalde Türkçe bir kelime Yunanistan'da da SEREZ şehri var. SEREZ = KERET = KERT = KUT = YURT olabilir.?
[08.04.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 11.48]

AZ: AZ : (k.a.) AZ."; [147]
Orhun Kitabeleri adlı kitabın 105.sh.de : AZ kelimesinin kavim adı olduğu yazılıdır. Acaba AZ veya AS veya AŞ vs… kelimeleri nereden geliyor.?   KAZ = AZ olabilir.? (Kaz-Beğ dağları var.?)  LAZ= AZ olabilir.?KAŞGA = KAS = AŞ veya AS olabilir.?; GAS-SANİ = GAS =  AS olabilir.?; GAŞGAR = GAŞ = AŞ = AZ olabilir.?     AS-İYA= ASYA : AS'ların Yurdu ? Mu manasına geliyor.?KAŞGA = KAS = AŞ veya AS olabilir.?; GAS-SANİ = GAS =  AS olabilir.?; GAŞGAR = GAŞ = AŞ = AZ olabilir.?     AS-İYA= ASYA : AS'ların Yurdu ? Mu manasına geliyor.?
[29.03.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 10.30]

AZAK:
Bu kelime KAZAK kelimesinden gelebilir. Zira Kafkaslarda , Doğu Anadolu da Balkanlar da, kelime başlarındaki H harfleri veya K harfleri düşmektedir. Misal::HASAN à ASAN ; HÜSEYİN à ÜSEN HÜSMEN à ÜSMEN vs. gibi  KAZAK à AZAK olabilir.
[05.11.1987; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.30]

AZAMET:
AZAM-ET; AZAMLIK, ATAMLIK..AZAM,ATAM,AĞAM,ACAM .Acaba burada  Z = T = D = G = C = K vs. değişiklikleri mi var.?
[17.07.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 07.20]

AZA-MET: Büyük-lük , Ulu-luk (D = Z) değişikliği ile;
AZA-MET (D-Z) değişikliği ile ADA-MET olur ki kelime kökündeki : AZA = ADA = ATA vs. lere dikkat etmek lazım. Hatta ( D - L ) değişikliği ile de : ADA = ALA = ULU vs. olabilir.?Bazı kavimlerde AZA, ZAZA, EZE,ZEZE, ASA = SASA vs…
ATA , DEDE demekmiş? ADA = DADA = DEDE; AYA = YAYA = EYE = YEYE vs. ; ALÂ = ULU , LALA,LULU vs. şekillerine girebilir.?
AZA-MET = ? , ŞAH-A-MET = ? , ZÜLÜMAT = ? Zulümler, KERAM-ET = GÖRÜM-ET (Fevkalade görünümler mi? ) KAS-MAK'tan KASAM-ET = KASAV-ET (Sıkıntılar mı? )
[27.01.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.00]

AZAR: Azerbaycan'ın kısa adı. Azeri:azerbeycanlı;

AZAT:
AZAT veya AZAD'I Meydan Larousse 2.Ciltte Farsça olarak gösteriyor.? Ancak bu kelimenin KÖK'ünde MEZAT vs. gibi Türkçe SAT-MAK fiilinin kökü olan SAT veya ZAT vardır. Bu itibarla : AZAT, MEZAT vs. kelimelerin menşe'ini incelerken çok dikkat etmemiz. gerekmektedir. AZAT kelimesini bütün TÜRKİSTAN'lıların kullandığını zannediyorum, Hatta Azerbeycan'lılar bile zannedersem AZAT, AZATLIK gibi kelimeleri kullanmaktadırlar. AZAT = Hür; AZATLIK = Hürlük, Hürriyet… AZAT: Bir esirin belki de bir şey karşılığında (maddi veya manevi birşey) serbest bırakılmasıdır. Belki de bu husus ; esirin, maddi veya manevi birşey karşılığında verilmesi, atılması, SAT-IL-MASI'dır.? SAT-MAK'tan = M'SAT = MESAT = MEZAT            ; SATIM, Satış yapılan yer (Arapça kaide olsa gerek?) ..AZAT da belki buna benzer, Arapça bir kaide ile yapılmış bir kelimedir.
[14.01.1992; Ev-Erenköy-İST.; 16.00]

AZDAVAY: Kastamonu'nun kazası; [148]
ORTADAKİ BAĞLAR:İhtimallerin Tesbiti:
1- Bu kelimelerin SON'larında köy-kasaba-şehir isimleri var. VAN-HAN-NUÇ-ŞEN-SIN-VAN-VI-OVA-VIN ..vs. 
2- Bu kelimelerin BAŞ'larında RENK,SIFAT var.AR = ARIK = ARK (AR ve AK gibi)
3- ORTA'daki bağlar şimdiki LA-LI-YU-YI-GU-GA-TA-DA  yerine kullanıldığını zannediyorum. Şöyle ki : KAN-LI şehir,KAN-TU-KENT vs..
[04.12.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 15.50]

AZER / AZAR: "AZER : isim, (Farsça:AZER) Esk.ATEŞ; - Çeş.Değ.Esk.AZER-AHŞ,Yıldırım.; AZER-GEDE: Ateşe tapanların Mecusilerin tapınağı (Eşanl.ATEŞ-GEDE) ; AZERGÛN(veya AZER-YUN): Ateş rengi,kırmızı; AZER-PEREST:(veya AZER KİŞ) ateşe tapan mecusi (Eşanl.ATEŞPEREST); [149]
AS + KİŞ = AS + KİS = AS + KİR = AS + KER
[30.03.1994; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.45]

ÂZER: ÂZER = ATEŞ F.İ  (ATEŞ = F.İ. Ateş , Isı); [150]
T = Z ( D=Z) gibi ATEŞ = AZEŞ = AZER        
Ş = Z = R   (Oğur = Oğuz vs.gibi)
YAK-MAK'tan = YAKAR = AKAR = ADAR (AZAR) = ATAS = ATAŞ = ATEŞ  NOT: Bayburt - Erzurum yöresinde ATEŞ'e ATAŞ derler.
Demek ki   ATAŞ = ATEŞ olmuş ; AZAR'da AZER olabilir.?
[11.05.1990; Ev-Erenköy-İST; 07.06]
AZERBEYCAN, SİCAN, FİZAN, HİZAN,  HARRAN..
[26.07.1976; Ankara-Daire]

AZERBAYCAN: “Azerbaycan   kelimesi Gauga Mela yenilgisinden (MÖ.331) sonra Büyük İskender’in hizmetine giren İRAN SATRAP ATROPATES’in adından gelmektedir.ATROPATES’in ülkesi anlamında  Grekçe ATROPATENE adı verilmiştir.Daha sonraları Ermenice’de ATRAPATAKAN, Orta Farsça’da ATUR PATAKAN , Süryanice’de AZARBAYGAN şeklinde telâffuz  edilen kelime ARAPÇA’da G/C değişikliğiyle AZERBAYCAN’a dönüşmüştür.” (İslâm Ansiklopedisi, T.Diyanet Vakfı,Cilt:4,Sh.318)
Azerbaycan kelimesi:

Şimdi bu kelimeler birbirinden tamamen ayrı kelimeler. Burada, şimdi hakiki şekline en uygun olanı Arapça’daki Azerbaycan şeklidir. Süryanice şekli de gerçek olanına çok yakın belki de Arapça’dan daha Türkçe’ye yakın olan şeklidir .Bu meyanda Ermenice şekli ise aslına Grekler gibi aslından çok uzak bir şekline benziyor.
Bugün ve tarihten beri kullanıla gelen şeklinin : Azerbaycan olduğu şüphesizdir. Aslı bu olan bir kelimeyi çevredeli milletler başka başka türlü telaffuz ediyorsa ve bizler de onlardan bunu alıyorsak , işte Çinli’lerden veya Yunan’lılardan alınan eski Türk isimlerine benzer…
Bana göre bir kerre, o kelimenin aslı ne ise ve ona kendileri ne diyorlarsa , onun söylenmesi lâzım gelirdi…
Şimdi yanlış ve ters bir şekil de bize takdim ediliyor. Ve deniliyor ki: Bu kelimenin aslı ATROPATES’tir Veya Grekçe ATROPATENE’dir. Veya Ermenilerin dediği ATRAPATAKAN’dır denmesi bence çok çok yanlıştır. Çünkü bir kelime aslından uzaklaştırılmış ve sonunda da bu kelimenin aslı budur ve buradan türemiştir demek çok yanlıştır.
Şimdi burada bir kelime var.Ve bu kelimeyi ilk zamanından beri kullanılagelen şeklinden çıkarıp , falan milletin söylediği şekli esas almak hiç doğru olabilir mi.? Benim buna aklım hiç ermiyor.Mete Han’ın babasının adı TUMAN veya DUMAN ise bunu TEOMAN diye telaffuz ediyorsa , aslı budur diyebilirmiyiz.?
Çinli’ler BİLGE KAAN’a (MİL KA Lİ EN) diyorsa ,şimdi biz aslına mı yoksa yabancı milletlerdeki şekline mi itibar edeceğiz.? Mesela: AZER veya ATER kelimesi Takdim – Tehir’e uğratılarak AT ER kelimesi AT RO şekillerine girmiştir…?
Şimdi bu galat şekli esas alınarak, bu kelimenin aslı bu galat şeklidir demek gibi bir hata işlenmiş oluyor…
Burada oturan millete Azerbaycan ismi verilmiş ise o milletin adı da odur.Onu değiştirmeye başka hiçbir kimsenin hakkı yoktur.
Buna çok dikkat etmek lâzımdır….
AT-RO-PAT-ENE-----ATOR-PAY-CENE----AZER-BAY-CAN
İskender imparatorluğu’nun parçalanmasından sonra M.Ö.200 senelerinde ki eyaletlerden biri de HAZAR’ın güney batısında bugünkü Azerbeycan bölgesine herhalde Yunan ağzı ile , yani Azerbeycan’ a ATROPATTENE demişler. AT R O PA TENE (Takdim –Tehir’e uğrayarak R-O değişimi ile) AT OR PAY TENE  ve AT AR BAY GENE ve AZAR BAY CEN olmuştur.
[10.03.1996,Pazar,Ev-Erenköy-İstanbul,Saat:13.50]

AZERBAYCAN: Azerbaycan kelimesi Gauga Mela yenilgisinden (MÖ.331) sonra Büyük İskender’in hizmetine giren İRAN SATRAP ATROPATES’in adından gelmektedir.ATROPATES’in ülkesi anlamında  Grekçe ATROPATENE adı verilmiştir.Daha sonraları Ermenice’de ATRAPATAKAN, Orta Farsça’da ATUR PATAKAN , Süryanice’de AZARBAYGAN şeklinde telâffuz  edilen kelime ARAPÇA’da G/C değişikliğiyle AZERBAYCAN’a dönüşmüştür.”; [151]
Azerbaycan kelimesi: Arapça’daàAzerbaycan ; Süryani’cedeàAzarbaygan ;Orta Farsça’daàAtur pa ta kan; Ermenice’deàAt ra pa ta kan;Grekçe’deàAt re pa tene    vs.vs. ;  Şimdi bu kelimeler birbirinden tamamen ayrı kelimeler. Burada, şimdi hakiki şekline en uygun olanı Arapça’daki Azerbaycan şeklidir. Süryanice şekli de gerçek olanına çok yakın belki de Arapça’dan daha Türkçe’ye yakın olan şeklidir. Bu meyanda Ermenice şekli ise aslına Grekler gibi aslından çok uzak bir şekline benziyor.  Bugün ve tarihten beri kullanılagelen şeklinin : Azerbaycan olduğu şüphesizdir. Aslı bu olan bir kelimeyi çevredeki milletler başka başka türlü telaffuz ediyorsa ve bizler de onlardan bunu alıyorsak , işte Çinli’lerden veya Yunan’lılardan alınan eski Türk isimlerine benzer. Bana göre bir kerre, o kelimenin aslı ne ise ve ona kendileri ne diyorlarsa , onun söylenmesi lâzım gelirdi.. Şimdi yanlış ve ters bir şekil de bize takdim ediliyor. Ve deniliyor ki: Bu kelimenin aslı ATROPATES’tir.Veya Grekçe ATROPATENE’dir.Veya Ermenilerin dediği ATRAPATAKAN’dır denmesi bence çok çok yanlıştır. Çünkü bir kelime aslından uzaklaştırılmış ve sonunda da bu kelimenin aslı budur ve buradan türemiştir demek çok yanlıştır. Şimdi burada bir kelime var. Ve bu kelimeyi ilk zamanından beri kullanılagelen şeklinden çıkarıp , falan milletin söylediği şekli esas almak hiç doğru olabilir mi.? Benim buna aklım hiç ermiyor. Mete Han’ın babasının adı TUMAN veya DUMAN ise bunu TEOMAN diye telaffuz ediyorsa , aslı budur diyebilirmiyiz.?  Çinli’ler BİLGE KAAN’a (MİL KA Lİ EN) diyorsa ,şimdi biz aslına mı yoksa yabancı milletlerdeki şekline mi itibar edeceğiz.? Mesela: AZER veya ATER kelimesi Takdim - Tehir’e uğratılarak AT ER kelimesi AT RO şekillerine girmiştir.?  Şimdi bu galat şekli esas alınarak, bu kelimenin aslı bu galat şeklidir demek gibi bir hata işlenmiş oluyor. Burada oturan millete Azerbaycan ismi verilmiş ise o milletin adı da odur Onu değiştirmeye başka hiçbir kimsenin hakkı yoktur. Buna çok dikkat etmek lâzımdır….AT RO PAT ENE ;ATOR PAY  CENE;  AZER  BAY  CAN  yani.; AT RO PAT ENE àATOR  PAY CENEàAZER BAYCAN . İskender İmparatorluğu’nun parçalanmasından sonra M.Ö.200 senelerinde ki eyaletlerden biri de HAZAR’ın güney batısında bugünkü Azerbeycan bölgesine herhalde Yunan ağzı ile , yani Azerbeycan’ a ATROPATTENE demişler. AT R O PA TENE (Takdim -Tehir’e uğrayarak R-O değişimi ile) AT OR PAY TENE  ve AT AR BAY GENE ve AZAR BAY CEN olmuştur.
[10.03.1996; Ev-Erenköy-İstanbul; 13.50]

AZERBEYCAN BAYRAĞI: 
12  Haziran 1991  Çarşamba günlü TÜRKİYE gazetesinin 15. Sayfasında “Sevinç Çokum’un “Azerbeycan – Tataristan – Kazakistan “ adlı  roportajında  KAZAN’da bir tiyatro salonunda düzenlenen gecede Tataristan-Türkiye-Azerbeycan ve Gagavuz bayrakları önünde tiyatro sanatçısı Ensar Kılıç topluluğa milli marşımızı okuturken “ arkalarında da soldan sağa doğru sırasıyla ; TATARİSTAN BAYRAĞI: Dikdörtgen şeklindeki bayrağın uçkurluk’un üst tepesinden, bayrağın son’unun alt ucuna doğru iki parçalı … Alt dik üçgen kırmızı ve hipotenüsleri müşterek olan öteki dikdörtgen , di üçgen ise yeşil renkte ve bu iki dik üçgenden meydana gelen dikdörtgen bayrağın ortasında ise ay-yıldız var. TÜRK BAYRAĞI : İkinci sırada ve tarife gerek yok…AZERBEYCAN BAYRAĞI: Dikdörtgen şeklindeki bayrak yatay şekilde üç eşit parçaya bölünmüş ve sırasıyla üstten aşağıya doğru , en üstte mavi renk, ortada kırmızı renk ve en altta da yeşil renk ve ortadaki kırmızının ortasında da ay-yıldız  var. GAGAVUZ BAYRAĞI: Mavi bir zemin ve ortasında bir adet Bozkurt başı  var. NOT: Ben bu Gagavuz kelimesinin AĞA OĞUZ = ATA OĞUZ kelimesinin başka bir şekli olduğunu çok kuvvetli olarak zan ve tahmin ediyorum. Gagavuz’lar eğer bu bayrağı sonradan seçmemişler ise, yani sonradan alınmış bir bayrak olmayıp ta eğer babalarından, atalarından miras olarak gelen bir bayrakları ise , o zaman bu GÖKTÜRK BAYRAĞI bizlere daha pek çok deliller veriyor demektir.
[12.06.1991; Ev-Erenköy-İstanbul; 09.05]

AZIK: AZIK Kelimesinin Eski Türkçe'deki şekli AZUK'tur. Farsça'ya da AZUKA olarak geçmiştir; [152]
Bence AZIK veya AZUK ?AŞ-ILK = AŞ-LUK; AŞ-DIK = AŞ-DUK; AŞ-ZIK = AŞ-ZUK; A-ZIK = A-ZUK
[11.02.1984; Ev-Erenköy-İST.; 16.20]

AZIK: Yolda yenecekler, nevale, .. Eski Türkçe şekli AZUK'tur. Farsça'ya AZUKA şeklinde geçmiştir; [153]
Bu AZIK veya AZUK kelimesi  AŞ-ILK veya AŞLUK kelimesinden gelebilir.  AŞ-DUK veya AZ-DUK'un (D)'si düşerek ; AZUK ve sonradan da AZIK olmuş olabilir.BİLEK-DUK (Bilek-luk); BİLEK-ZUK = BİLEZİK olmuş olabileceği gibi.AŞ-DUK = AŞ-ZUK = AZ-ZUK = AZUK = AZIK
[11.05.1990; Ev-Erenköy-İST; 07.35]

AZINLIK:
ÇOK'tan = ÇOĞUNLUK, YOĞUNLUK; Demek ki: ÇOK = YOĞ; AZ'dan = AZINLIK; ÇUK'tan = ÇOK-UN-LUK=ÇOĞUNLUK; YOK'tan(YOĞ) = YOĞ-UNLUK
[22.11.1990; Ev-Erenköy-İstanbul; 23.10]

AZLAR: "709 yılında Kırgız'ların komşusu olan ve Yukarı Kem-İrtiş arasında bulunan ÇİK'ler ile ISSIG Göl'ünün batısında yaşıyan AZ'ları (Bilge Kağan) hakanlığa bağladı."; [154]
Hitit tabletlerindeki AZ'lar ile bu ISSIG gölünün batısında yaşıyan AZ'laron acaba bir alakaları var mı?Ayrıca TÜRK ırkından olan LAZ'lar ile GAS, GAZ'ların acaba bir alakaları var mı?Ayrıca GAS veya GAZ ile GUZ, GOR (UĞUZ, OGUR) 'ların , GUR-T 'ların (Kürt'lerin) bir alakası var mı? Ayrıca GAS veya GAZ ile GUZ, GOR (UĞUZ, OGUR) 'ların , GUR-T 'ların (Kürt'lerin) bir alakası var mı?
[08.05.1993; Ev-Erenköy-İstanbul; 17.45]

 


 

[1] Meydan Larousse, Cilt:1, Sh:8

[2] Kardaş Edebiyatlar;1987;Sayı:15;Sh:2

[3] Meydan Larousse: Cilt:1,Sh:49

[4] Türkiye Gazetesi,14.09.1992,Sh.9

[5] Büyük Türkiye Tarihi , Cilt:13,Sh:344, Yılmaz Öztuna

[6] Türkiye Gazetesi, 03.04.1991 "Kırım Tefrikası"

[7] Türkiye Gazetesi , 25.08.1990

[8] Osmanlıca Türkçe Sözlük

[9] Meydan Larousse, Cilt:1,Sh:157

[10] Türkistan’da Müslüman olan ilk Türk hükümdarları Sh.75

[11] Divan-I Lugat-I Türk, Cilt:1,Sh:11

[12] Türkiye Gazetesi,22.11.1990,Sh:15"Edirne'den Sofya'ya" adlı röportaj

[13] Türkiye Gazetesi,Mart-1994 ayı başları,"Enver Paşa " tefrikası

[14] Bakış Dergisi, 17-24.02.1984, Sh:53-56

[15] Divan-I Lügat Türk,Cilt:4 Sh:9

[16] 09.11.1990 Cuma,Türkiye Gazetesi 15.Sh.,Prof. Dr. Tuncer  Gülensoy,Moğolistan Notları. Adlı röportajdan.

[17] Meydan Larousse, Cilt:1,Sahife:141

[18] Bakış Dergisi,17-24.02.1984, Sayı:22

[19] İran'ın Dışişleri Bakanı: Gulam Rıza AĞAZADE

[20] Kanal 7,09.02.1995,Saat:22.20 İzzet Altınmeşe yukarıdaki ifadeyi sohbet esnasında söyledi.

[21] Osmanlıca Türkçe Sözlük.Sh.:12

[22] Osmanlıca Türkçe Sözlük.Sh.:12

[23] TV Haberleri

[24] TV1,12.5.1997,Saat:19.25" Anadolu'dan Görünüm."

[25] ABHAZ (ABAZA) Kabilesi Yılmaz Altuğ,"Abazlar ne istiyorlar.?"

[26] Rehber Ansiklopedisi 11. Cilt Sh. 10

[27] Kazak Türkçesi Sözlüğü,Sh:11

[28] Meydan Larousse, Cilt:1, Sh:206

[29] Türkiye Gazetesi, 02.10.1990, Sh.15 Sevinç Çokum,"Semerkant Civarı"

[30] Sözlük:Sh.28

[31] Meydan Larousse, Cilt:1, Sh:221

[32] Meydan Larousse, Cilt:1, Sh:221

[33] Türkiye Gazetesi, 24.11.1994, Sh.4;Sevinç Çokum, " Kudüs ve Ötesi"

[34] Türkiye Gazetesi,03.04.1991, "Kırım Tefrikası"

[35] Türkiye Gazetesi, 05.11.1990, Sh.:13, Sevinç Çokum "Ahmet Yesevi'nin Diyarından" adlı ropörtajı

[36] İl İl Türk Ansiklopedisi, Cilt:3,Sh.909

[37] Dış Türkler Kitabı Sh:15

[38] Dış Türkler Kitabı, Sh:71

[39] Türkiye Gazetesi,12.06.1991;Sevinç Çokum, "Tataristan Notları"

[40] Kazak Türkçesi Sözlüğü,Sh:12

[41] Türk Sultanları Ansiklopedisi,Sh:38;

[42] Türkiye Gazetesi:18,05,1990

[43] Kazak Türkçesi Sözlüğü; Sh: 13

[44] Zaman Gazetesi;12,01,1988;Sh:12;

[45] Atlas Harita38,EF;

[46] Atlas Harita:40,Bcb

[47] 04.08.1988 Tercüman Gazetesi Sh. 6 Tarihçi Gözüyle – Yılmaz Öztuna

[48] Kazak Sözlüğü,Sh:13-14;

[49] Kazak Türkçesi Sözlüğü,Sh.15;

[50] Kazak Türkçesi  Sözlüğü ,Sh.15;

[51] Meydan Larousse Cilt:1 Sh:325-326;

[52] Dış Türkler Kitabı Sh:43;

[53] Sabah Gazetesi,Büyük Tarih Atlası Sh.14;

[54] Türkiye Gazetesi,12,08,1992,Yazar:Prof.Dr.Aydın Taneri,Yazı Başlığı

[55] Divan-I Lügat Türk,Cilt:4 Sh:21

[56] Divan-I Lügat Türk,Cilt:4 Sh:21

[57] "Rusya ve Çin Arasında Türkistan",Sh:131;

[58] Kazak Sözlüğü,Sh:15;

[59] Atlas Harita:37,Adab;;

[60] Tercüman İslâm Türk Ansiklopedisi;Sh:61

[61] Divan-I Lügat Türk,Cilt:4 Sh:21;

[62] Kazak Türkçesi Sözlüğü,Sh:15

[63] Büyük Atlas,H.50,Ce

[64] Yeni Rehber Ansiklopedisi,Cilt:2,Sh:80

[65] Rehber Ansiklopedisi,Cilt:1,Sh:214

[66] Büyük Larousse;Cilt:1;Sh:486

[67] Büyük Türkiye Tarihi;Yılmaz Öztuna; Cilt:1,Sh:34

[68] Rehber Ansiklopedisi; Cilt:16,Sh:347,348

[69] Rehber Ansiklopedisi;Cilt:2,Sh:87

[70]  Meydan Larousse, Cilt:1, Sh:205

[71] Büyük Atlas,H:43 Ee

[72] TV' den; 10.09.1991 Akşamı

[73] Büyük Atlas; H37,Dec;

[74] Büyük Atlas; H61,C

[75] Büyük Atlas;H48,Fc;

[76] Büyük Atlas;H38,Cd;

[77] Büyük Atlas;H56,BC;

[78] Büyük Atlas;H41,CD

[79] Büyük Atlas;H28,Kb;

[80] Diyanet Takvimi; 13 Ekim 1994 ,Arka sayfa ‘dan

[81] Türk Dünyası Dergisi ;15,05,1987,Cilt:1,Sayı:5,Sh:18

[82] Türkiye Gazetesi;01,07,1992,Sh:15;

[83] Türkiye Gazetesi;05,06,1997,"Cezayir Gerçeği",Sh:11

[84] Büyük Atlas;H48,Lc;

[85] Büyük Atlas;H50,Bc ;

[86] Büyük Atlas;H50,BCb

[87] Büyük Atlas,H50,BCb

[88] Divan-I Lugat-I Türk:C:1,Sh:18

[89] Büyük Atlas;H38,Fb;

[90] Büyük Atlas;H49,Efb;

[91] Meydan Larousse, Cilt-1,Sh:590;

[92] Meydan Larousse;Cilt:1,Sh:590;

[93] 05.03.1993,TV2-Gap'ta saat 13.30 civarında şehrin tanıtımında söylendi.

[94] Türk Dünyası Tarih Dergisi;15,01,1987;Sayı:1,Sh:31-34

[95] Kazakça Türkçe Sözlük; Sh:18

[96] Süryani Türklerinin Siyasi ve İçtimai Tarihi; Sh:34-35Mithat Sertoğlu

[97] Büyük Atlas;H:26,La;

[98] Büyük Atlas H:26,Gb

[99] Tercüman İslâm Türk Ansiklopedisi;Sh:61

[100] Büyük Atlas;H28,Ha;

[101] Büyük Atlas;H28,Ia;

[102] Büyük Atlas;H29,Ic;

[103] Büyük Atlas;H28,Gha;

[104] Büyük Atlas;H28,GHd;

[105] Büyük Atlas;H26,Ua;

[106] Büyük Atlas;H28,Ha;

[107] Divan-u Lugat-I Türk,Terc.C:1,Sh:18;

[108] Büyük Atlas; H57,Bb;

[109] Türkiye Gazetesi Bulmacası;07,06,1992;Sh:14 ;

[110] Ana Britannıca; Cilt:2;Sh:281

[111] Türkistan-Türkistan, Sh:266 Yavuz Bülent Bakiler

[112] Zaman Gazetesi;12.01.1988;Sh:12

[113] Zaman Gazetesi;12,01,1988;Sh:12;

[114] Büyük Atlas;H24,Kr;

[115] Türkiye Gazetesi;07,10,1987;Sh:11

[116] Türkiye Gazetesi;07,10,1987;Sh:11

[117] Divan-I Lugat-I Türk

[118] Hac ve Umre Rehberi, Sh:82;

[119] Meydan Larousse;

[120] Meydan Larousse;Cilt:7;Sh:911;

[121] Meydan Larousse;Cilt:3;Sh:583;

[122] Kazak Sözlüğü ;Sh:25;

[123] Meydan Larousse;Cilt:1;Sh:789;

[124] Div.Lug.Türk Terc.Cilt:1Sh:18;

[125] Türkiye Gazetesi,04.03.1988, Sh:5M.Necati Özfatura "Karabağ muhtar Bölgesi" adlı yazı

[126] 22 Dil'den Sayfa:31;

[127] Türkiye Gazetesi;21,10,1987,Sh:6;

[128] Osmanlıca -Türkçe Sözlük;;

[129] 26.09.1988 Türkiye Gazetesi bulmacası

[130] Kazak Sözlüğü;Sh:23;

[131] Rehber Ansiklopedisi;Cilt:2;Sh:86;

[132] Akşam Gazetesi;12,02,1977;Sh:2

[133] Rehber Ansiklopedisi;Cilt:2;Sh:87;

[134] Meydan Larousse;C:1;Sh:877

[135] Meydan Larousse,C:1,Sh:876

[136] Kazak Sözlüğü;Sh:24

[137] Kazak Sözlüğü;Sh:24;

[138] Kardaş Edebiyatlar,1985,11.Sy.Sh:7-8;

[139] Tercüman İslâm Türk Ansiklopedisi;Sh:61;

[140] Meydan Larousse;Cilt:1;Sh:903

[141] Türkistan-Türkistan,Y.Bülent Bakiler,Sh:259-260;

[142] 7 Şubat 1984 Pazartesi,Türkiye Gazetesi,Sh:2,ORTA-ASYA’daki Ropörtaj.,Doç.Dr.Kamil Uğurlu;

[143] Türkiye Gazetesi,14.09.1992,Sh.9Yılmaz Altuğ,"Abazlar ne istiyorlar.?"

[144] Meydan Larousse;Cilt:1;Sh:947;

[145] Div.Lug.Türk Terc.Cilt:1Sh:18;

[146] Türkiye Gazetesi 03,04,1991;

[147] Orhun Kitabeleri Sh:105;

[148] Büyük Atlas;H24,Gb;

[149] Meydan Larousse, Cilt:2, Sh:9;

[150] Osmanlıca Türkçe Sözlük'ten;

[151] İslâm Ansiklopedisi,T. Diyanet Vakfı,Cilt:4,Sh.318

[152] Meydan Larousse, Cilt:2, Sh:13;

[153] Meydan Larousse, Cilt:2, Sh.13;

[154] Yeni Rehber Ansiklopedisi: Cilt:4, Sh.;25;

 


 

____________________________________________

 copyright © 2006 - 2009
 tüm hakları saklıdır
TÜRK DİLİ

iletisim@turk-dili.com

  Site Meter