GACALLAR:
"GACAL'LAR: Tarihi
verilere göre, Bulgaristan'ın ilk meskünları, OSMANLILAR'dan çok daha evvel,
kuzeyden Bulgaristan topraklarına yerleşen GACALLAR veya ÇITAKLAR'dır.
Şamanizmden büsbütün sıyrılarak GÖK-TANRI dinine bağlandıkları, devamlı
müslümanlığı DELİORMAN ve GERLOVA (B:GER-Lİ-OVA veya EĞER-Lİ OVA Acaba HEYBELİ
ADA gibi olabilir mi? ) yörelerine yaymaları, Osmanlılar döneminde KONYA ve
ÇORLU YÖRÜKLERİNİN de dinleri ve dilleriyle bu topraklarda yurtlanmaları tarihi
bir gerçektir. "[1]
GACAL =? Türkistan'dan İran'a geçen KAÇAR adlı Türklerin isimleri LßàR
ve GßàK olmak suretiyle , KAÇAR =
GACAL olabilir.
Ayrıca: K=T=H eşitliklerini de göz önüne alırsak bu boy Bulgaristan'da GACAR
veya GACAL , Giresun'da TACAL ve Hopa'da HACAL olmuş olabilir. ?
Belki de GACAL = GACAR = ACAR = AĞA-ÇAR = AĞA-ÇERİG olabilir. ?
ÇER-MEK: Dermak, yani toplamak; ÇERİG = ASKER
DERİLMİŞ= Çerilmiş, Toplanmış
AĞA-ÇERİ=ACARA olmuş,(Rahmetli Prof.Dr.Zeki Velidi Togan Bey, Batum yöresinde
ACARA Bölgesi Halkı, Türklerin bu AĞA-ÇERİ Türk boyundan imişler. AĞA-ÇERİ
kelimesi burada A-CARA olmuş. Belki de İran'da : KAÇAR, Bulgaristan'da GACAL,
Giresun'da TACAL, Hopa'da HACAL vs. vs. olmuş..
Burada Bulgaristan diyemiyorum. Çünkü topraklarının 3/4 ü Türk ırkından
gelmiş, saf Türklerin 1000 yıldan beri iskan ettiği, yerleştiği bu yere
(Bulgaristan ) değil, olsa olsa Türkistan manasına başka bir kelime ile
söylenebilir. Gacal-Yurdu, Kaçar-Yurdu, Tacal-Yurdu, veya Çıtak-Yurdu vs. vs.
vs. gibi..
Vakfıkebir kazasında ÇITAK Köyü, ve Çıtak Oğullarının bulunduğunu tahmin
ediyorum. Yöreden yöreye, ağızdan ağıza değişen, pekçok kelinmeler çok defa harf
değişiklikleri ile burada olduğu gibi Gacal, Kaçar, Tacal, Hacal, vs. vs. gibi
ufak değişikliklere uğrayabilir. Bu gayet tabiidir.
Allah (C.C.) inşaallah sevgili Türk Milletini kıyamete kadar korur.
[07.04.1985:
Ev-Erenköy-İstanbul: 10.00]
GAGAVUZ:
Ben bu GAGAVUZ kelimesinin AĞA OĞUZ = ATA OĞUZ kelimesinin başka bir şekli
olduğunu kuvvetli olarak zan ve tahmin ediyorum. Gagavuzlar eğer bu bayrağı
sonradan seçmemişler ise, sonradan alınmış bir bayrak olmayıp ta eğer
babalarından, atalarından miras olarak gelen bir bayrakları ise, o zaman bu
GÖKTÜRK bayrağı bizlere daha pekçok deliller veriyor demektir.
[12.06.1991:
Ev-Erenköy-İstanbul: 09.05]
GAMBELA:
Habeşistan'da şehir
GAM-BELA = KAN - BALIK = HAN - BALIK = HAN-ŞEHRİ
[22.10.1990:
Ev-Erenköy-İstanbul: 21.25]
GARA-BET :
(Zannedersem Ermenice) à TßàĞßàY
değişikliği varmış? [Bu gece rüyamda bana “KAR-PAT ismi
ßKARA-PAT
ß KARA-BET
ß KARA-BEĞ kelimelerinden
gelmektedir. 3 hece ikiye düşmüş ve sonunda KARPAT olmuş” diyorlardı. Ben
uyandıktan ve Allah kabul etsin Sabah namazını kıldıktan sonra bunu hemen notuma
almaya çalıştım. Üzerinde durulması gerekir. Acaba Ermeniler Anadolu’ya
KARPATLAR’dan mı gelmiş? Eğer KARPAT kelimesi KARA-PAT veya KARA-BAĞ yada
KARA-BEĞ kelimesinden geliyorsa; “Kör-oğlu’nun Dağları” ;“Canik’lerin
Dağları”;”Bey-Dağları”; vs. vs. gibi bu da “Kara-bey Dağları” demek olur? . Tabi
buda binlerce ihtimallerden birisi. Biz hiçbir zaman kesin-kat’i konuşmuyoruz.
Ancak bize göre bulduğumuz veya sezdiğimiz ihtimalleri söylüyoruz, yazıyoruz.
[08.10.1988 Ev-Erenköy
Saat:07:10]
GARGAMIŞ:
KARA-ŞEHİR demek olabilir.
[04.06.1996:
Ev-Erenköy-İstanbul: 06.29]
GASKER:
Azerice ASKER demek.[2]
Acaba İnce Şekil: LEŞKER = ESKER = ASKER ; Kalın Şekil: LAŞKAR = GASKER ?
Olmuş olabilir.(L-G değişimi)
Acaba L/N = G/H/K/KH mı?
[11.09.1996:
Ev-Erenköy-İstanbul: 08.25]
GEBRE, KOLON TORBA, HEYBE,ÇİL : Kürtçe de kullanılan kelime (Renkli Kilim)
GEDİK : Kürtçe de kullanılan kelime
GERDEK : Kürtçe de kullanılan kelime
GERLOVA:
Bulgaristan da bir
yer ismi.
GER-Lİ-OVA veya EĞER-Lİ OVA Acaba HEYBELİ ADA gibi olabilir mi?
[07.04.1985:
Ev-Erenköy-İstanbul: 10.30]
GİDERİK:
Gideriz= Erzurum ağzı
GİDERİK ßà GİDERİZ
(KßàZ)
[08.07.1984:
Ev-Erenköy-İstanbul: 06.30]
GOA:
Mogolca GEYİK demek.
Acaba GOA = GEYİK kelimesinin Galat şeklimidir.?
GOMUS:
Camız
Camız Kelimesi muhtelif yörelerde bu şekle girebiliyor.
GONAK:
Azerbeycan ağzında
misafir demek.[3]
Aslının KON-MAK'tan KONUK; KONMUŞ demek olsa gerek. Konak= Konulan yer
[02.12.1987:
Ev-Erenköy-İstanbul: 18.00]
GÖKBÖRÜ :
BOZ-KURT diyorlar.
Acaba GÖK-BÖRÜ, Ergenekon’da Türklere yol gösteren Kurt’a verilen isim mi? Yani
acaba ilk defa GÖKBÖRÜ adını bu Kurt mu aldı? Yoksa her BOZKURT’a GÖKBÖRÜ mü
diyor Türkler? GÖK ‘ü BOZ olarak karşılıyorlar? Amma GÖK-TÜRK’e de BOZ-TÜRK mü
demek lazım.? Ben bu ihtimali zayıf görüyorum. GÖK ile başlayan pek çok DAĞ,
NEHİR, IRMAK, SU,GÖL vs. vs. var. İstanbul’da birbirine çok yakın bir yerde
KÜÇÜK-SU çayı var, diğeri bundan daha büyük adı BÜYÜK-SU çayı yani GÖK-SU çayı
var. Burada da bize bir mesaj var. BÜYÜKßàGÖK
diye ve bu çok daha makuldür..
[01.10.1988 Ev-Erenköy
Saat:15:10]
GÖKDERE :
GÖK-ÇAĞ : Silifkeye
dökülen bir ırmağın kuzey –güney kolları.
GÖK kelimesine dikkat
[25.11.1988 Ev-Erenköy
Saat 11:25]
GÖLEBERT:
Ardahan'da bir yer
GÖL-LÜ YURT ?
GÖLEVİÇ: Ereğli-Zonguldak'ta köy.
GÖMÜTLÜK :
Mezarlık
GÖM-MEK-TEN à GÖMÜT yani T ile
yapılan isme bir misal daha…zannedersem DEDEKORKUT detanında da “YAPIT”,
“BİNİT”, “YÜKLET”, “İÇİT”, vs. gibi kelimeler de T ile isim yapılmıştı.
DUR-MAK-TAN à DURUT
à DURT
à DERT
à DİRT
à
KURT à KERT
à KİRT vs. lerde hep T ile yapılmış
isimlere birer misal.
SARI-ÖZEK: Kırgız’lara verilen herhalde mahalle ismi..
Yukarıdaki kelimeler 17.09.1988 tarihli Türkiye Gazetesi’nin 11. sayfasında
Kültür-Sanat bahsinde Murat Başaran’ın ünlü Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov’un Gün
Uzar Yüzyıl Olur isimli romanının Türk-Sovyet ortak yapımı filmi sebebiyle
yazdığı yazısından alınmıştır. Ve şöyle der:”Yazar adeta SARI-ÖZEK insanına,
‘Kırgızlara Köklerinizi yani mazinizi dilinizi, dininizi unutmayın. Bunları en
kötü şartlarda bile yaşatın’ diye haykırır.”
[17.09.1988 Ev-Erenköy
Saat 13:30]
GÖROĞLU:
KÖROĞLU[4]
KÖROĞLU
Bizdeki kelimelerin Buhara'daki ağız şekilleri: Bizde KÖROĞLU; Azerbeycan'da
KOROĞLU olmuş.
[02.12.1987:
Ev-Erenköy-İstanbul: 19.00]
GUADALAHARA:
Meksika'da bir yer
ismi.
Bizdeki kelimelerin Buhara'daki ağız şekilleri: Bizde KÖROĞLU; Azerbeycan'da
KOROĞLU olmuş.
Kelime sonundaki HARA (Eski Türkçe'de Şehir demektir) kelimesi bizlere,
anlayanlara pekçok şeyler ifade etmektedir.
[20.04.1990:
Ev-Erenköy-İstanbul: 16.25]
GUM AALAR:
ABHAZ (ABAZA)
Kabilesi[5]
Bence GUM ? AĞA kabilesi olabilir.
[25.09.1992:
Ev-Erenköy-İstanbul: 08.35]
GUMUL :
Yerden 2-2.5 m. yükseklikte olan MISIR-SAPLARI’nın yerden 30-50 cm. yükseklikte
ORAK’la kesilmesi sonucu, kesilmiş olan bu mısır saplarının bir yerde
toplanmasından biriktirilmesinden, bir yerde kesilen yerleri aşağıya TARLA’ya ve
MISIR KOÇANI kısmı, MISIR PÜSKÜLÜ olan kısmı yukarı gelecek şekilde ve
birbirlerine DESTEK olacak şekilde YUMULMASI’ndan meydana gelen şeye GUMUL
denir. Trabzon köyleri MISIR-GUMULLARI kelimesini çok kullanırlar. Bu gumulların
çevresi bazen bir kulaç, bazen iki kulaç, bazen de üç kulaç olabilir. Yani üç
insan kollarını açarak kumulu sarsalar, kuşatsalar belki ancak elleri birbirine
kavuşur?
“GÖZ’ÜNÜ AÇ ; GÖZ’ÜNÜ YUM”
“AĞZINI AÇ ; AĞZINI YUM”
“AVUCUNU AÇ ; AVUCUNU YUM”
YUMULAN AVUÇ à YUMURUK olur. Yani
YUMRUK . YU-MU-RUK : Bu kelime aslında 3 hece ve fakat çok hece ile konuşmanın
güçlüğünü anlayan atalarımız böyle çok heceli kelimelerin hecelerini azaltmak
yolunu seçmişler 4 heceyi 3 heceye veya 3 heceyi 2 heceye indirmişler. O halde
notlarımı DERLEMEDE, TOPLAMADA bu şekilde HECE-AZALMALARI ‘nı da ayrı bir
bölümde toplamak lâzım.
YUMURUKà YUMRUK olmuş, Hatta
YUMRUK’un K harfi düşerek à YUMRU
olmuş. YUMURTA nın da YUMMAK fiilinden gelmiş olabileceğini kuvvetle tahmin
etmekteyim. Belki KUMRU KUŞLARI’nin karakterik vasıfları YUMULMALARI olduğu için
atalarımız onlara KUMRU KUŞU adını vermişlerdir.? Türkistan’daki KUMUL şehri de
belki Türkler’in tekrar bir yerde toplanmaları YUMULMALARI sebebiyle KUMUL şehri
adını almıştır.?
Demek ki bizim Trabzon’da kullanılan GUMUL veya KUMUL isimleri YUM-MAK fiilinden
yapılmıştır. ? Belki aslı YUMULAK’tır? TEL-YUMAK’ı veya İPLİK-YUMAK’ı gibi
veyahut L harfi ile isim yapıldığı çağlarda YUM-MAK’tan
à YUM-UL yani KUMUL veya GUMUL olmuş
olabilir.
TOMBUL kelimesi de YUMULàYUM-MULàYOM-BULàTUM-BULàTOM-BUL
olabilir? Hatta Trabzon’da TOMBUL’aà
TONBUL derler.
Yani MßàN değişikliği var. TÜMSEK’in
de belki de YUM-MAK’tan geliyor. Belki de Fransızca MEZAR manasına gelen TOMBE
de beklide YUMMAK’tan geliyor?
[12.11.1988 Ev-Erenköy
Saat 07:25]
GUREK :
OĞUZ-BEK à GUZ-BEK
à GUZEK
à GUREK olmuş, yani Oğuz’un O su ve
BEK in B si düşmüş, ZßàR olmuş ?
[12.121988 Ev-Erenköy
Saat 00:10]
GUZEK (OĞUZ-BEK) = veya GUREK ßàQ-LE-KİA
(Çince) Değişiklikler : Gà Q ; RàL
; KàKİA
[13.12.1988 Ev-Erenköy
Saat 21:55]
GÜN:
GÜN : GÜNEŞ belki de GÜN-EŞ = GÜN olmuştur.
[28.02.1991:
Ev-Erenköy-İstanbul: 09.30]
GÜNDÜZ:
GÜNDÜZ= Gece'nin tersi.Karanlık değil güneşlik.." Işıklar yanınca (gece
vakti) ortalık gündüz gibi oldu" GÜN : GÜNEŞ belki de GÜN-EŞ = GÜN olmuştur.?
"Ortalık GÜN-LÜK GÜNEŞ-LİK"; GÜN-LÜK = GÜN-DÜK = GÜN-DÜZ olmuş olabilir.
AY-DIN-LIK = AY-TÜN-LÜK yani AY-GÜNLÜK = AY-GÜNDÜZ
AYDIN = AY-TÜN = AK-GECE
GÜN = TÜN (Ters Harflerle yapılan isimler) Misal : DAĞ=BAĞ ; ÖN=SON; BAŞ= KIÇ
vs.
[28.02.1991:
Ev-Erenköy-İstanbul: 09.30]
GÜNDÜZLÜ:
Afşar Oymakları,/
Tercüman İslâm Türk Ansiklopedisi;Sh:61
[25.08.1987:
Ev-Erenköy-İstanbul: 16.35]
GÜRCİSTAN :
GÜRCİ-İSTAN à GÜRCİSTAN ; ERMENİ-İSTAN
à ERMENİSTAN vs. vs. olmuş. Yani 2
adet sesli harfler (yan yana gelen) birbirine kaynamış ve bir harf olmuş.. (İ +
İ à İ ) olmuş.Bu ve buna benzer
hallerle yan yana gelmiş iki adet değişik sesli harflerin de ne gibi bir
değişikliğe uğradığını da incelemek lâzım.
[09.12.1988 Ev-Erenköy
Saat 16:00]
GÜVERCİN : Kürtçe de kullanılan kelime
[1] Tercüman Gazetesi; 07.04.1985;Sh:2;"Bulgarlaştırılan Türk Köyü Türk Ovası'ndan geliyorum. Mehmet Çavuş Vahşeti anlatıyor.";Sütun No:4
[2] Kardaş Edebiyatlar Dergisi; 1985/12;Sh:30
[3] Türkistan-Türkistan, Sh:272
Y.Bülent Bakiler
[4] Türkistan,Türkistan,Sh:280
Y.Bülent Bakiler
[5] Türkiye Gazetesi,14.09.1992,Sh.9
Yılmaz Altuğ,"Abazlar ne istiyorlar.?"
____________________________________________
copyright
© 2006 - 2009
tüm hakları saklıdır
TÜRK DİLİ
iletisim@turk-dili.com