TABALAA LAR: ABHAZ (ABAZA) Kabilesi,/ Türkiye Gazetesi,14.09.1992,Sh.9,Yılmaz Altuğ,"Abazlar ne istiyorlar.?"
Bence TOPAL-AĞA kabilesi olabilir.?
[25.09.1992: Ev-Erenköy-İstanbul: 08.35]

TAİKO: Japon Davulu demektir.,/ Tercüman Gazetesi ,07,06,1986
DÖĞ-MEK = DÖV-MEK = DÖB-MEK = DÖBÜLGE = DÖBÜL = DAVUL = TABIL vs. DÖĞGE (Döğmekten) = DÖĞGEK = DÖĞCEK (Döğ-Gek asıl şekli olabilir)
DÖĞ-GEK = TÖĞ-GE = TÖY-GE = TAİ-GE = TAİGO olabilir.
[07.06.1986: Ev-Erenköy-İstanbul: 17.50]

TAKIRDAMAK:
TAH-KIR-DA-MAK à TA-KIR-DA-MAK
[02.06.1990: Ev-Erenköy-İstanbul: 11.45]

TAKIRDAMAK:
[02.06.1990: Ev-Erenköy-İstanbul: 11.45]

TAKKA: Doğu Türkistan Tabiri = Dağa
[30.09.1987: Koşuyolu-Hastane: 19.07]

TANNOR : “Sofraya getirilen et ve tavuk ızgaraları TANNOR denilen bir fırında pişirilmişti.”[1]
TANNOR bizim TANDIR’a çok benziyor. Her iki kelimenin kökünde TAN var ve sonlarında R var. TAN ın YAN-MAK’la ilgili olduğunu zan ediyorum. TAN (=ŞAFAK) ; TANDIR = TANNOR (Hintçesi ? ) ; TENDÜREK DAĞLARI (Doğu ve Güney Anadolu’da) ; TENGRİ = TANRI vs. kelimelerinde köklerinde hep TANßàYAN var? Acaba bizim YAN-MAK fiilimiz eskiden TAN-MAK mı idi? KUMßàDUM gibi mi? Cehenneme eski Türkler TAMU diyorlardı Acaba bu kelimenin de aslı TANMU (=YANMAK) à TANMU (=YANMU) à TAMMU (=YANNU) à TAMU olmuş olabilir. Hatta bu kelime S veya Z isim yapılırsa o zaman;
TAN-MAZ à TANNAZ à DONNE à ZONNE (Alm. Güneş) olabilir, veya YAN-AK à YALAK à YALAV (=YALAZ) à ALAV à ALEV (Türkçe) à AREV (Ermenice Güneş)
TAN-MAK à TONEK à TOLEY à SOLEY (Fr. Güneş) vs. vs.
[12.12.1988 Ev-Erenköy Saat 09:50]

TANT-OĞULLARI: Hopa’da var.
Adnan İyibozkurt’un arkadaşı Nedim Tantoğlu Hopa’lı imiş. Soyu Hopa’ya Türkistan’dan geliyor, yerleşiyorlar.
KANT-OĞULLARI: Vakfıkebir’de Kantoğulları vardı. Kars ve Ardahan’da KONK-OĞULLARI var. Zannedersem Pazar’da da KANTOĞULLARI var.?
(K↔T) değişikliği çoğu zaman oluyor. KUM↔DUM, KUMLU↔DUMLU ve KUMLU-PINAR↔DUMLU-PINAR vs.
TİMÜLÜS→TÖMÜLÜS→TÖMÜLÜK↔KÖMÜLÜK→GÖMÜLÜK vs.
TANT ←TANIK←TANIDIK OĞULLARI da olabilir.
TANT↔KANT↔KONT↔KONK vs. olabilir?
[22.06.1988 Ev. Saat:13:35]

TAPA: Tıkamaya yarayan alet,şişe tıkacı,testi - sürahi tıkacı,
TIKA-MAK 'tan = TIKAÇ = TAPA; TIKAÇ-MAK'tan ? TIKAÇ'tan da TIKA-MAK var..KAP-MAK'tan = KAPAK; KAP-MAK'tan = KAPAMAK
TIKA = TIKARAK,BASA= BASARAK ?
[08.06.1986: Ev-Erenköy-İstanbul: ]

TAPAN : Kürtçe de kullanılan kelime (Develere takılan büyük çan- Kazan altına asılır.)

TAPMAK: Doğu Türkistan Tabiri = Bulmak (Av), Tesadüf Etmek (Ava), Karşısına Çıkmak (Avın)
TAPSA = Bulsa (Ava Tesadüf Etse)
TAP-IN-MAK ? Olur mu? ; TAP-IT-MAK? Olur mu?; TAP-IŞ-MAK? Olur mu?
[30.09.1987: Koşuyolu-Hastane: 15.59]

TARAS: "Karahan'lılar devrinde yaşayan tarihçi Alim,Abi,VULGAPPAR yazdığı Tarih-I Kaşkariye adlı 2 ciltlik eserinde Karahanlı devleti'nin KÜL BİLGE KADİR HAN tarafından kurulduğunu söyler.Oğulları BARIŞ ARSLAN HAN,BALASAGUN'da,EKKE OĞLU OGULCAK önce TARAS'da sonra'da KAŞGAR'da hüküm sürmüştür."[2]
[07.10.1987: Ev-Erenköy-İstanbul: 20.35]

TAV : Kürtçe de kullanılan kelime (Gök Gürlemesi)

TAVE KAHVİ : Kürtçe de kullanılan kelime (Kahve Tavası)

TAYVAN ßàTAYNAN : Aynı manada imiş
Yani VANßàNAN ; VßàN değişikliği var.
[22.11.1988 Ev Erenköy Saat 23:13]

TEKELÜ: Afşar Oymakları,/ Tercüman İslâm Türk Ansiklopedisi;Sh:61

TEKERE : Kürtçe de kullanılan kelime

TELE: Azerice : TALİH,/ Kardaş edebiyatlar;1985/12;Sh:30
TALİK kelimesi TELE olmuş? Burada iki değişiklik var. 1-) Kelime incelmiş, 2-) Son'daki H harfi düşmüş.
[21.10.1987: Ev-Erenköy-İstanbul: 11.40]

TEMBEL :
TEMBEL ßà TENBEL  (MßàN değişimi)
[27.10.1988 Ev-Erenköy Saat 21:45]

TEMBEL :
Trabzon ağzında = TENBEL (MßàN) değişikliği olmuş
[15.12.1988 Ev-Erenköy Saat 09:10]

TENCERE : Kürtçe de kullanılan kelime

TENG: Doğu Türkistan Tabiri=EŞİT
DENK  ?
[30.09.1987 : Hastane-Koşuyolu: 15.59]

TEREK : Kürtçe de kullanılan kelime

TETE: Fransızca BAŞ demek,/ 22 Dil'den Sayfa:31
T'ETE, T'ATA diye acaba düşünülebilir mi.

TEVHİDLÜ: Afşar Oymakları,/ Tercüman İslâm Türk Ansiklopedisi;Sh:61
[25.08.1987: Ev-Erenköy-İstanbul: 16.35]

TEZEK : Kürtçe de kullanılan kelime
Acaba TERSLEMEK’TEN à TERSLEK (R ve L düşmüş) à TESEK à TEZEK ? olabilir mi?

TIKABASA: Hiçbir yeri boş kalmıyacak şekilde,iyice dolacak,bastırılarak tıkılmış gibi[3]
ALA-VERE: AL-MAK'tan ALA; VER-MEK'ten VERE ; TIKABASA'da bunun gibi TIK-MAK'tan TIK'A; BAS-MAK'tan BAS'A
Acaba TIKARAK - BASARAK kelimelerindeki "RAK" eki düşt, de mi TIKABASA oldu.?
[08.06.1986: Ev-Erenköy-İstanbul: ]

Tİ – TU – Rİ – RU – Gİ – Cİ EKLERİ:
HATTİ’LER : Etiler ;
URARTU lar : Van kuzeyinde M.Ö.2000 
SUBARTU lar : Harran güneyinde M.Ö. 2000
HURRİLER : Van güneyinde M.Ö. 2000
AMURLULAR : Subarların güneyinde
LEZGİLER : Kafkas kavimi
GURCİLER : Kafkas kavimi
vs. vs. gibi köklerine Tİ – TU- Rİ – RU – Gİ – Cİ – vs. eklerle yapılan isimler üzerinde durmak lâzım.
[11.12.1988 Ev-Erenköy Saat 20:00]

TOHAR: (Türkçe) = TOU-HO-LO (Çince)
Değişiklikler
O à OU
A à O
R à LO
[13.12.1988 Ev-Erenköy Saat 22:25]

TOP:
TOP: Küre şeklinde cisim.Yumak
YUMAKàTUM-AK à TOM-PUL à TUM-BUL à TUM à TUB à TUP à TOP
YßàK değişikliği ile YUMAKàKUMAK, YUMAàKUMA, YUMà KUM (Kum da yumak'tan gelebilir mi? )

TORAK : Kürtçe de kullanılan kelime (Çökelek)

TORASAN İNCİRİ: Trabzonda'ki bir incir çeşidine verilen isim.
Acaba TORASAN = HORASAN 'mı dır.Yanı H - T değişimi varmıdır.
[24.09.1990 : Ev-Erenköy-İstanbul: 21.37]

TORUM : Kürtçe de kullanılan kelime (Yörüklerin Türkmenlerin DORUM dediği Deve yavrusu)

TRABLUS:
Avrupalı TRABLUS ismini değiştirdi. Hristiyancası olan LİBYA koydu, Habeşistan'a à ETOPYA; Mısır'a à EGİPT ismini taktı.
EGİPTİEN = Mısırlı
Bunlara çok dikkat etmek lâzım. Avrupalı halâ Gizlimbir Haçlı savaşı içindedir. İslâmlara ve onların baş'ları olan Türklere karşı.
[15.08.1982: Ev-Erenköy-İstanbul: 16.20]

TRABLUS:
Trablus'un da TARA-BULUS <= KARA-BALIK'tan geldiği söylenebilir.?
[19.10.1991: Ev-Erenköy-İstanbul: 08.55]

TRİPOLİS:
TRİ-POLİS'in TRABLUS olması biraz da uydurma gibi geliyor. Bana..
ARAP'lar, KAZAK'lılar gibi Y harfini C olarak söylerler. YARA yerine CARAH dedikleri gibi.. CARA'da yara yani KARA olur.?
[19.10.1991: Ev-Erenköy-İstanbul: 08.55]

TUĞ-ŞAD ( 709 – 739) : Buhara Hükümdarı [4]

TUĞŞAD (Türkçe) = T-OU-SAPOTİ (Çince)
Değişiklikler
O à OU
Ğ à .
Ş à S
D à POTİ
[13.12.1988 Ev-Erenköy Saat 22:25]

TUMAS : Kürtçe de kullanılan kelime (Çökelek üzerine ayran dökülerek yapılan yiyecek)

TUNCA:

TURA: Sibirya’da şehir.

TURNA : Kürtçe de kullanılan kelime

TUVA: Baykal gölünün batısında Ulan-Batur’un Kuzey Batısında, Moğolistan’ın kuzeyinde ve Rus sınırında Kızıl nehri kenarında bir şehir. TURA: Sibirya’da şehir. KULCA: Doğu Türkistan’da bir şehir. TULÇA: Romanya’da Osmanlı eyaleti.
TULÇA ßà KULCA  (TßàK) değişikliği var mı? KULA: Konya’nın kazası???
[09.10.1988 Ev-Erenköy Saat 22:10]

TÜKİN : Kürtçe de kullanılan kelime (Tüylü)

TÜKRÜK:
KÖP= Çok
KÖP-ÜR-DEMEK à KÖPÜR-MEK à KÖÜRÜK à KÖPRÜK à ŞİŞİRİK, TÜKRÜK
[02.06.1990: Ev-Erenköy-İstanbul:: 11.45]

TÜKÜRMEK:
TÜH-KÜR-DE-MEK à TÜ-KÜR-MEK
[02.06.1990: Ev-Erenköy-İstanbul: ]

UBI KH LAR: ABHAZ (ABAZA) Kabilesi,/ Türkiye Gazetesi,14.09.1992,Sh.9,Yılmaz Altuğ,"Abazlar ne istiyorlar.?"
[25.09.1992: Ev-Erenköy-İstanbul: 08.35]

UÇURUM :
UÇ-MAK tan à UÇ-UR-MAK’tan àUÇ-UR-UM
Bu kelime yapılışına ve benzerlerini de bularak incelemek lâzım.
[19.11.1988 Ev-Erenköy Saat 18:15]

UKARİ: GARU: Eski Türkçe'de,doğru demektir,taraf yön demektir.
"ÂSAR DERELERİ,AKSA UKARİ AKSA!,VERMEM SENİ ELLERE, ORDU ÜSTÜME KALKSA"
YUK-GARU = YUKARI

UKRAYNA: "isim:(Ukrayna dilinde.)Ask.Tar.Genel olarak başıbozuk veya çete kumandanı. 16.yy da DON ve UKRAYNA Kazaklarının başındaki askeri ATAMAN'lar zamanla resmi ünvanlarını kaybettiler.Bir toplum içinde kuvvet kazanan her kimseye REİS anlamında ATAMAN denilmeye başlandı.19.yy DON Kazakları bağımsızlıklarını kaybedince  çar veliahtına bu ünvan verildi. Asya Türkleri askeri ve idari makamlara seçilen müdür ve başkanlarına da ATAMAN derler."[1]
Bu UKRAYNA'lıların etnik kökleri acaba ne? DON Kazakları ile Ukrayna Kazakları mı? Zannedersem 24 Oğuz boylarından birisi de UĞRAK'lar veya UKRAY'lar vardı. Acaba UĞRAK veya BALKAN ağzı ile UKRAY'ların vatanı mı demek UKRAYNA kelimesi..Türk Tarihi'nde Sinoplu Dr.(ismini hatırlıyamadım) "Çin zulmünden kaçan Türkler batıya doğru göç ederek Hazar'ın kuzeyinde toplandılar.Bir kısmı Kırım'a Balkanlar'a indiler.Bunlar kaçarak buralara geldikleri için kendilerine KAÇAK = KASAK = KAZAK demişler. Sonradan bu Kazakların dörtte biri müslüman olmuşlar.Bugünkü kazaklar bunların ahfadı imiş.Diğerleri 3/4 'ü ise hristiyanlığa girerek.ruslaşmışlar." Acaba bunlar DON-KAZAK'ları ,Ukrayna Kazakları mıdırlar.?
[10.01.1995: Ev-Erenköy-İstanbul: 21.15]

UMAY : Türkler Müslüman olmazdan önce Şamanizmde çocuk ruhlarını koruduğuna inanılan bir ilaheye verilen isimdir.[2] 
ZAZA’lar UMAY’a à HUMAY diyorlar. Yani kelimenin başına H harfi geliyor.
[13.09.1988, Ev-Erenköy-İST, Saat:18:30]

URU ADANİA : Adana Türkiye’nin 4. büyük şehri.
[NOT: 24.11.1988 Perşembe günü saat 17:50 de TV de Katip Çelebi’den Adana anlatıldı. Hatırımda yanlış kalabilir, ben şöyle anladım..”MÖ 1500 senelerinde bu civarlara hakim olan Hitit’ler Adana’ya URU-ERDENE yani ERDENE’lilerin YURDU diyorlarmış. Bu ERDENE à EZDENEà EDDENE à ADDANAà ADANA olmuş. “ şeklinde anladım. Fakat Meydan Larousse, Türkiye, Rehber Ansiklopedilerinde böyle bir malümat göremedim. Ancak Ötügen’in Yeni Türkiye Ansiklopedisinde ise URU-ADANİA olarak Hitit kaynaklarında geçtiğini belirtiyor.   Belki de ben iyi hatırlayamadım. Her ne ise asıl üzerinde duracağım nokta URU-ERDENE  ve URU ADANİA kelimelerindeki URU kelimesidir.]
URU à YURDU kelimesinin Y ve D harflerinin düşmüş şeklidir. O zaman manası ERDENE’liler YURDU veya ADANA’lılar Yurdu-Memleketi manasına gelmektedir ki demek ki Hititler Yurdu yerine URU diyorlarmış. Hatırlanacağı üzere SÜMER TÜRKLERİNİN de şehirlerinden birinin adı UR idi. Demek ki YURT demek.? [25.11.1988 Ev-Erenköy Saat 16:45]

URUM KAĞAN: "Bu sırada SAĞ'daki ÇİN Kağanı, kıymetli hediyelerle elçisini gönderip, itaatini saygı ile arzetti.Onunla (Oğuz Han ile) dost oldu. SOL'daki URUM Kağan, itaatlerini bildirmediğinden ORDUSUNU ÇEKİP, onların (yani URUM Kağan'ın) üzerine yürüyen OĞUZ HAN, kırk gün sonra MUZ DAĞ (BUZ DAĞI) eteğine gelince otağına güneyden bir ışık girdi"[3]
URUM-KAĞAN : Bu URUM Kağan, Bizans Hükümdarı olabilir. ? Zira zannedersem bu tarihlerde BATI'da en büyük imparatorluk Bizans idi..
[10.11.1991: Ev-Erenköy-İstanbul: 09.40]

URUNÇİ: Doğu Türkistan ağzı URUNÇİ = URUMÇİ
[02.12.1987: Ev-Erenköy-İstanbul,: 16.00]

URUŞKANDA: Doğu Türkistan Tabiri= VURUŞMAK
VURUSANDA, Vuruştuğunda, Döğüştüğünde, Toslaştığında
[30.09.1987: Hastane-Koşuyolu: 15.40]

USALU: Afşar Oymakları
[25.08.1987: Ev-Erenköy-İstanbul: 16.35]

 


 

[1] Meydan Larousse;Cilt:1;Sh:797

[2] Doğu Anadolu Hakkında, Doç Dr. Mehmet ERÖZ, Sh:58

[3] Rehber Ansiklopedisi;Cilt:13;Sh:186

____________________________________________

 copyright © 2006 - 2009
 tüm hakları saklıdır
TÜRK DİLİ

iletisim@turk-dili.com

  Site Meter